Bayram sevinci
MAKALE
Paylaş
25.03.2026 21:51
128 okunma
Kadir Durgun

Sevinç nedenlerimizi arzularımız belirler. Arzularımızın gerçekleşmesi, sevincimizi doğurur.

Neye sevindiğinizi hiç gözlemlediniz mi? Para, mal, araba veya küçük bir bebek; belki de yıllardır size gösterilmeyen bir tebessüm.

Gençlerde, özellikle yakın çevremdeki genç kuşağımızda gördüğüm pozitif yüksek enerji bana sevinç ve heyecan veriyor. Benim bayram sevincim, bu oldu.

Anne ve baba, siyasi algıdan uzak olarak söylüyorum, yerli ve milli. Çocukların yetişmesi, oldukça serbest. Bana göre, saldım çayıra Mevla’m kayıra. Sosyal medyadaki paylaşımları, benim yeni nesildeki beklentilerimden oldukça uzak. Kıyafetteki mini etek, okunan kitaplardaki çarpıklık, sıra dışı tiplerin rol model olarak paylaşılması, zamanı çok kötü kullanma, cinsler arasındaki ilişkilerin bizim kabullenemeyeceğimiz sınırın dışında olması gibi durumlar beni hep kaygılandırıyordu. Bu bayram, kaygılarımın yıkıldığını görmek, sevincim oldu. Demek ki kumaş sağlammış. Öz çürük değilse gerisi teferruatmış.

Ben hiç özenmedim; ancak bizim neslimizde erkeklerde saç uzatmak ve uzun favori bırakmak yaygındı. Farklı olmak isteyenler, İspanyol paça pantolonu, sivri burun ayakkabıları tercih ederdi. Büyükler, bu farklılığı nesildeki bozulma olarak yorumlar, kendilerinde memleketin geleceği adına kaygı oluştururlardı. Ne memleket elden gitti ne de yeni nesildeki vatanseverlik bizim neslimizden daha zayıf.

Üniversite öğrencisi, aynı zamanda sosyal medya fenomenini oğlumuzdaki tahlil ve teklifler, ufkumun üzerindeydi. Dıştan baktığımızda süs böceği diyebileceğimiz kızımızdaki samimiyet ve konulara bakış perspektifi, kendisiyle ilgili algıları yıkacak nitelikteydi. “İngiltere’de on yıl kalmasaydım şimdi böyle düşünmezdim.” demesi, “Bu memleketten, bu nesilden bir şey olmaz.” diyenlerin hafızalarına ibretle yazmaları ve buna göre sorumsuzca değerlendirme yapmamaları gereken bir cümleydi.

Gençleri anlayabilmek mühim, aile içi sağlıklı iletişim ehem. Değer veren, değer görür. İltifat, marifetin dinamosudur. Meyve toplamak isteyen, önce tohum ekmelidir. Neslimizin devamı, memleketimizin geleceği adına kaygı duyanlar, önce hangi tohumu attıklarına, hangi iltifatı yaptıklarına, kime ne kadar değer verdiklerine, aile içinde ve çocuklarıyla aralarındaki iletişimin düzeyine ve doğruluğuna bakmalılar. Her bir üyesinin sosyal medya girdabına düştüğü ailede sağlıklı iletişim, samimi sohbet, beklentisiz paylaşım olur mu? Büyüklerin iltifat cimrisi olduğu bir toplumda marifet ortaya çıkar mı? Değer görmemiş, değerli olma duygusu yaşamamış gençler, değer adına bir eser ortaya koyabilir mi? Kendinden sonraki nesli küçümseyen, yetersiz bulan bir önceki neslin gereksiz yere kaygılandığını ve kendimizi emanet edeceğimiz nesle haksızlık yaptığımızı, onlara karşı borcumuz olan görevlerimizi yerine getirmediğimizi, bir savunma refleksi ile hareket ettiğimizi düşünüyorum.

Günlük hayattaki konfor artışının geçlerde sorumsuzluğa, emeğin değerini bilmemeye, kolay kazanç elde etme sektörlerine yönelmeye yol açtığını zaman zaman ben de görüyorum. Toprak çürümüş, tuz kokmuş, dediğim zamanlar oluyor. “Bu memlekette yaşanmaz.” deyip yurt dışında yaşamayı tercih edenlere, üzülerek, hak verdiğimi, en azından sessiz kaldığımı hatırlıyorum. Bu bayramda bir daha anladım ki, bu tip marjinal durumları genelleştirmemek gerekiyor. Ülkemizin insanı daha insan, toprağı daha toprak, suyu daha temiz, ekmeği daha helal, yağmuru daha bereketli…

Karamsarlığa, kaygıya, şikâyete gerek yok. Birkaç şeye hararetle ihtiyaç var: Hoşgörü, ümitvar olmak, paylaşım, sabır, sağlam inanç, vefa…

İki günü birbirine denk olan ziyandadır, denmiş; iki bayramı da denk olan ziyandadır. Bayram, sevinç demek; bu bayram benim için sevinçti; birbirine denk değildi. Üç nesil bir araya gelmek sevinçti, duyguları paylaşmak sevinçti, kötümserlik kirinden arınmak sevinçti, zamanı ve mekânı paylaşma arzusunu gençlerin talep etmesi sevinçti. Kimse birbirinden kaçmadı.

Sevinçlerin artması duasıyla, bayramların inanlar için bayram olması dileğiyle…

Kadir Durgun

kadirdurgun1957@gmail.com

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kadir Durgun
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ
Kadir DURGUN'un
Özgeçmişi
 
Bilecik 1958 doğumlu,
Yunus Emre İlk öğretmen Okulu 1976 mezunu,
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. (1981)
Sırasıyla, ilkokul, lise ve dershane öğretmenlikleri, dershane kuruculuğu yaptı.
Meslek tecrübesi 40 yıl.
1987 yılında Haydarpaşa Lisesi Edebiyat öğretmenliğinden ayrılarak İstanbul'da özel dershanelerde çalışmaya başladı, bu tarihten itibaren hem Türkçe öğretmenliği hem de birkaç dershanenin kuruculuğunu yaptı.
Öğretmenliğinin yanında değişik gazetelerde haftalık köşe yazıları da yazmaktadır. 
Kendi adına açtığı blog ve üç Youtube kanalı mevcuttur. Bu kanallarda eğitimle ilgili, günlük olaylardan genele uzanan yorumlar yapmakta ve Kadir Hoca Türkçe Kursu adlı diğer kanalda Üniversite hazırlık Türkçe dersleri vermektedir. 
Kocaeli-İzmit'te ikamet etmektedir.
Eğitimin bir akıl ve gönül işi olduğu inancıyla dünyadaki son gününe kadar eğitim hizmeti yapmayı düşünmekte, millete karşı ödenmesi gereken borcu olduğuna inandığı için sürekli çalışmakta ve üretmektedir. 
Üniversiteye hazırlık için bir Edebiyat kitabı vardır. 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya