Buradaki “mücadelecilik” kelimesini özel ad anlamına büyük harfle de yazabilirdim. O, evet “Mücadeleci” idi. Yani yolu gençlik döneminde Mücadele Birliği ile kesişti. Ama benim başlığa aldığım mücadelecilik, Cevat’ın (Ondan Cevat Özkaya veya Cevat Bey diye bahsetmek, dışardan bir dille yazmak olduğu için, ve o “Bizim Cevat” olduğu için doğrudan ismiyle bahsedeceğim) hayatın içinde gerçekten bir mücadele adamı olma hüviyeti sebebiyledir.
Özel anlamı ile de “Mücadeleci” idi, üniversite yılları ve sonrasında Mücadele Birliği bünyesinde bulundu. Pınar Dergisi de O yapı içinden devraldığı bir emanetti.
Mücadele Birliği içinde çok insan bulundu. Zaman zaman sayılır, siyasetteki, medyadaki, farklı dini yapılar içindeki isimlerin Mücadele Birliği ile ilişkileri anılır ve bu isimler sanki Mücadele Birliği’nin farklı yapılar içine bilinçli olarak soktuğu isimler gibi değerlendirilir.
Bu komplocu bir yorumdur. Mücadele Birliği’ni gizli, oraya buraya sızan, tehlikeli bir hareket gibi gösterme amacını taşıyan kötü niyetli bir yaklaşımdır.
Mücadele Birliği 1960’lı yıllarda doğmuş, genç zeki isimlerin “dâvâ” heyecanıyla buluşmuş, bana göre “islâmi” hüviyeti belirgin bir hareketti. Hareketten 1970’lerin ortalarından itibaren ayrılmalar olmuş, ayrılanlar kendi ilgileri – kabiliyetleri çerçevesinde farklı alanlarda hayatlarını sürdürme çabasında olmuşlardır.