ANKARA HABER MERKEZİ– Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Yüksek İstişare Kurulu (YİK),
Mayıs ayı toplantısında Türkiye’nin geleceğini tehdit eden kritik bir konuyu masaya yatırdı. 8 Mayıs 2026 Cuma günü Vakıf Genel Merkez Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, özellikle okullarda ve sokaklarda çocukları hedef alan saldırılar ve dijitalleşen suç dünyası ele alındı.
Geleceğimizi Bekleyen Tehlike Değerlendirildi
Toplantının ana temasını, son günlerde hem dünyada hem de ülkemizde çocukları hedef alan şiddet olayları nedeniyle "Ülkemizin Geleceği Çocuklarımızı Bekleyen Tehlike: Yeni Nesil Çeteler ve Radikalizm" konusu oluşturdu. Kurul üyelerinin yanı sıra vakıf yöneticileri ve gençlik kollarının yoğun katılımıyla gerçekleşen oturumda, dijitalleşen suç ağlarının toplum yapısı üzerindeki tahribatı tartışıldı.
.jpg)
.jpg)
Dijital Suç Dünyası Kabuk Değiştiriyor
Toplantıda, Kurul Üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir ve Av. Oğuz Demir’in birlikte kaleme aldıkları ve Anadolu Ay Yayınları’ndan çıkan yeni kitaplarını da kapsayan ilgi çekici bir sunum yapıldı. Sunumda, geleneksel organize suç yapılarının yerini alan "yeni nesil çeteler" mercek altına alındı.
Av. Oğuz Demir, geleneksel mafya ile yeni yapılar arasındaki farkı şu sözlerle özetledi:
"Geleneksel organize suç dünyası tehlikeli bir kabuk değişiminden geçiyor. Belirli bir mahalleyi korumaya odaklanan klasik çetelerin yerini; suç ve şiddeti dijital araçlarla harmanlayan, esnek ağ yapılarıyla hareket eden ve devlete doğrudan meydan okuyan 'yeni nesil çeteler' aldı. Uzmanlar, devletin egemenliğiyle rekabet eden bu melez suç örgütlerinin özellikle toplumun kıyısına itilmiş gençleri ve çocukları hedef aldığını belirterek yetkilileri ve aileleri uyarıyor."
Çekirdek Kadro: 1998–2004 Doğumlu Gençler
Yeni nesil çetelerin en belirgin özelliğinin dijitalleşme olduğunu belirten Av. Demir, çekirdek kadronun dijital kuşaktan oluştuğunu vurguladı. Sosyal medyanın (TikTok, Instagram) bir dijital vitrin ve propaganda alanı olarak kullanıldığını ifade eden Demir, şiddet eylemlerinin bizzat failler tarafından "racon kesmek" amacıyla internette paylaşılmasının, bu yeni neslin en ayırt edici özelliği olduğunu söyledi.
Oyun Oynarken Çetelerin Avı Olabilirler
Prof. Dr. Hilmi Demir ise sunumunda dijital platformlardaki sinsi tehlikelere dikkat çekerek ailelere kritik uyarılarda bulundu:
"Özellikle popüler çevrimiçi video oyunlarında sıradan oyuncu kılığına giren işe alımcılar, çocuklarla arkadaşlık kurup (grooming) onlara sanal silahlar ve lüks yaşam vadederek evden kaçmalarına zemin hazırlıyor. Sosyal medyada yürütülen 'narkokültür' propagandası ile gençlere 'bir hayvan gibi elli yıl yaşamaktansa, bir kral gibi beş yıl yaşama' zihniyeti aşılanıyor."
Hedefte Kimler Var? "Yedek Aile" Tuzağı
Prof. Demir, çetelerin parçalanmış aile çocuklarını, eğitimden kopmuş ve sosyal dışlanma yaşayan gençleri "yedek aile" rolüyle ağlarına düşürdüğünü belirtti. Çetelerin, yasal yollardan statü elde edemeyen gençlere, biyolojik ailelerinin veremediği koruma ve saygınlığı vadettiği ifade edildi.
Nasıl Mücadele Edilmeli?
Çocukları bu suç ağlarından kurtarmanın sadece polisiye önlemlerle mümkün olmadığını savunan Prof. Dr. Hilmi Demir, şu çözüm önerilerini sıraladı:
Ailenin Güçlendirilmesi: Aile içi iletişimi güçlendiren terapiler ve erken müdahale destekleri sağlanmalı.
Kapsayıcı Okullar: Öğrencileri "sorunlu" olarak etiketlemek yerine, onlara empati öğreten bir eğitim anlayışı benimsenmeli.
Dijital Bilinç: Aileler dijital tehlikelere karşı bilinçlendirilmeli, şiddet içeriklerinin görünürlüğü engellenmeli.
Alternatif Fırsatlar: Gençlere spor, sanat ve meslek eğitimi ile gerçek statü yolları sunulmalıdır.
Cemil Çiçek’ten Değerlendirme
Toplantı sonunda, Kurul üyeleri arasında yer alan önceki dönem TBMM Başkanlarından Cemil Çiçek de bir değerlendirme konuşması yaparak yaptıkları bu önemli çalışmadan dolayı kitabın yazarlarına teşekkür etti. Çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesinin önlenmesi toplumun her kesiminin duyarlı olması ile konunun devlet politikası düzeyinde ele alınması gereken yönlerinin olduğunu belirtti. Hayata geçirilen uygulamaların sorunların çözümünde sonuçlarının kurumlarda ölçme ve değerlendirme uygulamalarının daha etkin olması gerektiğini ifade ederek politikaların güncellenerek diri tutmak gerektiğine vurgu yaptı.
Aile değerlerini zedeleyen, şiddeti öne çıkaran TV dizi ve sosyal medya yayınlarına karşı toplum ve STK’ların daha duyarlı olması gerektiğini belirtti. Geleceğimiz ve ülke güvenliğimiz açısından bakıldığında genç nüfusun ve aile yapısının korunması ve üç çocuk politikasının önemine değinerek daha etkili uygulamalar çağrısında bulundu. Ayrıca yaygınlaşan yapay zekâ uygulamalarının toplumun ahlaki, dini ve ailevi alanlarda oluşturabileceği olumsuz etkilere karşı da şimdiden hazırlıklı olmak gerektiği uyarısında bulundu.
.jpg)
Konferans programı yazarların okuyuculara kitaplarını imzalamasının ardından sona erdi.