Zor zamanların karıncası olmak
MAKALE
Paylaş
29.01.2026 11:19
75 okunma
Kadir Durgun

Zordur, kritik zamanlarda elindeki gücü yerli yerinde kullanabilmek. Silah, askerin; strateji, siyasetçinin; gazete, medyanın; kalem, kanaat önderlerinin enstrümanıdır. Sabır ve güven de halkın ihtiyacı olan en değerli araçtır. Bu araçları akıllıca kullanan ülkeler mamur, kullanamayan ülkeler de başkalarına payanda veya paryası olmaya mahkûmdurlar.

Zor zamanlardan geçiyoruz, hiç huzurlu zamanımız olmadı ki, diyebilirsiniz. İçeride ve ülkemizin yeni jeopolitiği için dışarıda siyaset yapanların samimi gayretlerine şahidim, hayranım. Yönetilenler olarak bize düşen, bu samimiyete inanmak, destek vermek olmalı.

Sosyal medya, çağımızın önemli mecrası. Savaşlar bu mecrada başlatılıyor, bitiriliyor. İsterseniz bir barış zeminine isterseniz bir arenaya çevirebilirsiniz bu mecrayı.

Türk siyasetinin bir cephesinin değişik mevzilerinde agresif siyaseti kılcallarına kadar yudumlayan bir arkadaşımız Suriye Devlet Başkanı El Şara'nın babası Hüseyin El Şara’ya ait olduğunu iddia ettiği bir paylaşımda bulunmuş: “Ben Arap milliyetçisiyim. Adana, Mardin, Urfa Arap toprağıdır.” demiş Ahmet El Şara’nın babası. Aynı zamanda emekli öğretmen olan bu arkadaşımız: “Ne kadar it kopuk varsa bizim coğrafyamıza göz dikmiş. Türkleri tanıyacak kadar tarih bilgisinden yoksun ot kafalılar. Alırsınız ü… irini.” cümleleriyle de yorum ilave etmiş.

Bir tepki oluştu içimde. Baktım, yorum yapanlar da tepki göstermişler paylaşım dolayısıyla. Bu söz, ne kadar doğru, nerede ve ne zaman söylenmiş? Şayet söylendiyse söyleyenin özgül ağırlığı ne? Bilgi kirliliğinin oldukça yüksek olduğu bir zaman ve zeminde böyle bir sözü paylaşmak ve bunun doğruluğuna inanmak fayda-zarar açısından baktığımızda ne kadar faydalı? Kim, kimin oyununa geliyor veya maşası oluyor da bunun farkına varmıyor? Vatanseverlik hassasiyeti böyle mi olmalıdır? Kaş yapayım derken göz çıkarmak, olacak şeyi olmaz hale getirmek, usul bilmezliğin neticesi değil midir?

Rabb’imizin, Hucurat suresi 6. ayetindeki “Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın.” buyruğunu, yine Bakara, suresi 191. ayetteki “Fitne, öldürmekten beterdir.” uyarısını hatırladım.

Tarihi sorumluluğumuz bulunan topraklarda, her zamankinden daha fazla huzura, sükuna, birlik ve dirliğe ihtiyaç var. Birliğimizi bozacak, her türlü fitneden kaçınmak, yapanlara engel olmak, inanmış her insanın, geçmişine ve geleceğine karşı borcudur.

Siyonist güçler, atalarının sapkın direktiflerini hayata geçirmek uğruna, kendilerine destek olmayan veya engel olan her ülke ve düşünceye karşı amansız savaş içindeler. Silah, dezenformasyon, iftira, kirli ittifak, provokatörlük, şantaj, tehdit, haydutluk, ajanlık gibi akla gelen veya gelmeyen bütün kirli yol ve yöntemleri, en aşağılık biçimiyle kullanıyor. Ne Adalet Divanı ne Birleşmiş Milletler, bu yanlış gidişata söz geçirebiliyor. Dünya, eşkıyanın hükümferma olduğu gezegenin adı.

 Sapla samanın karıştığı, karanlıkların aydınlanma sancısı çektiği bulanık zamanlarda ağızdan çıkan her sözün, kalemimizin yazdığı her kelimenin, karar haline getirdiğimiz her hükmün domino etkisiyle bumerang gibi bir gün bize döneceğini bilmek durumundayız. Hiçbir siyasi anlayış, dogmatik kaygı, ideolojik öğreti yapacağımız hataları temize çıkaramaz. Tarih, bize zamanı, mekânı, olayları, olguları doğru okuma, yorumlama, buna göre karar verip hareket etme görevi vermiştir. Bilinçten azade bir tarih bilgisi, bizi sadece malumatfuruş yapar. Gerisi angarya!   De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer suresi 9. ayet)

Dünya bir yangın yeri. Yangında yanan belli, yakan belli. Firavun rolündeki Siyonist ahlak ve işbirlikçileri, İbrahim rolündeki mazlumları, Müslümanları yakıyor. Rivayete göre bir de karınca ve kertenkele var. Kertenkele ateşi harlıyor, alevi büyütüyor; karınca ateşi söndürmek için ağzında su taşıyor. Kertenkele ne ateşi büyütebilir, karınca ne ateşi söndürebilir. Her ikisinin de durduğu yer önemli, tuttuğu taraf önemli. Zalimden yana mısın, mazlumdan yana mısın?

İbrahim misali atılacağımız ateşe tahammül edip sınavı geçeceğimizden emin değilim. Firavunlaşmak, iki dünyayı da kaybetmektir. Duygusal nedenlerle kertenkele durumuna düşme tehlikesi göz ardı edilmemeli. Kertenkele rolünü bilerek, bilmeyerek veya duyarsızlık nedeniyle oynayanları görmüyor değiliz.

İbrahim’in ateşine su damlası taşıyan karıncaya selam olsun!

Kadir Durgun

kadirdurgun1957@gmail.com

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kadir Durgun
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ
Kadir DURGUN'un
Özgeçmişi
 
Bilecik 1958 doğumlu,
Yunus Emre İlk öğretmen Okulu 1976 mezunu,
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. (1981)
Sırasıyla, ilkokul, lise ve dershane öğretmenlikleri, dershane kuruculuğu yaptı.
Meslek tecrübesi 40 yıl.
1987 yılında Haydarpaşa Lisesi Edebiyat öğretmenliğinden ayrılarak İstanbul'da özel dershanelerde çalışmaya başladı, bu tarihten itibaren hem Türkçe öğretmenliği hem de birkaç dershanenin kuruculuğunu yaptı.
Öğretmenliğinin yanında değişik gazetelerde haftalık köşe yazıları da yazmaktadır. 
Kendi adına açtığı blog ve üç Youtube kanalı mevcuttur. Bu kanallarda eğitimle ilgili, günlük olaylardan genele uzanan yorumlar yapmakta ve Kadir Hoca Türkçe Kursu adlı diğer kanalda Üniversite hazırlık Türkçe dersleri vermektedir. 
Kocaeli-İzmit'te ikamet etmektedir.
Eğitimin bir akıl ve gönül işi olduğu inancıyla dünyadaki son gününe kadar eğitim hizmeti yapmayı düşünmekte, millete karşı ödenmesi gereken borcu olduğuna inandığı için sürekli çalışmakta ve üretmektedir. 
Üniversiteye hazırlık için bir Edebiyat kitabı vardır. 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya