En rahat kuşağın bitmeyen dertleri
MAKALE
Paylaş
01.02.2026 13:44
202 okunma
Prof.Dr. Bayram Özer

Her ülkede gençler kendi yönetimini ve ülkesini eleştirebilir. Ama bizdeki durum çok farklı. Bizde her olumlu bilgiyi sistematik biçimde inkâr etmeye dair yaygın bir tutum var. Türkiye'deki gençlerin önemli bir kısmı için eleştiri, eleştiri konusunu düzeltmekten çok haklı çıkmak için yapılıyor. Bu yüzden haksız çıkmamak için eleştirilen konu ölümüne savunuluyor. Bu yüzden eleştirilen konunun doğru olma ihtimali ile de kavga ediliyor.

Türkiye'de özellikle lise ve üniversite öğrencilerinde gözlemlediğim ruh hâlini şöyle tanımlarsam büyük ihtimalle yanlış olmaz: Mevcut lise ve özellikle üniversite nesli bütün Türkiye'nin kendilerine borçlu olduğunu düşünüyor. Ama anladığım kadarıyla bu basit bir memnuniyetsizlikten kaynaklanmıyor. Bayağı köklü ve yerleşik zihinsel bir algı ve kimlik haline gelmiş. Çünkü bu gençlerin önemli bir kısmı büyük bir fedakarlık yaptıklarını ama fedakarlıklarının bilinmediğini ve kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Ama bu gençlerin yaşam koşulları, eğitim olanakları, iletişim imkânları ve bireysel özgürlükler açısından bakıldığında Türkiye'nin şimdiye kadar yetiştirdiği en rahat kuşak olduğu görülecektir. Buna rağmen yaygın bir şikâyet dili hâkim ve bunu ne anlamak ne de anlamlandırmak mümkün.

Niye kızgın bu gençler?

Niye kendilerini mağdur edilmiş hissediyorlar?

Yalan bilgiye inanmaya niye bu kadar istekliler?

Niye doğruları reddediyorlar?

Sürekli "gençlerin dilini anlamak gerek" diye bir söylem var ortalıkta ve bu yüzden kendimi zorluyorum. Ama aklıma uymayan, zihnimi kurcalayan ve ne kadar zorlasam da anlam veremediğim eleştirilerle karşılaşıyorum. Mesela birazcık ülkede olup biten iyi şeylerden bahsedince "Siz TOG da alısınız" muhtemelen diyor bir öğrenci. Araba alacaksam tercihimin pek tabii ki TOG olacağını söylediğimde de müstehzi bir şekilde gülüyor. Ve kendisini vatansever, beni ise gelenekçi ve hükümet yandaşı olarak etiketliyor.

Her türlü fırsatta ve konu uygun olsun ya da olmasın dersle ilgili entelektüel bir tartışmada konuyu siyasete ve oradan da kendi toplumunu ve belli bir siyasi görüşü küçümsemeye getiriyor.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya