Babalar ve kızlar veya Balzac ve Dostoyevski
MAKALE
Paylaş
19.04.2026 23:06
78 okunma
Muhsin Kızılkaya

Turgenyev’in meşhur romanı piyasaya çıktığı yıldan beri, dünya edebiyatında “babalar ve oğullar” teması her dönemde yazarların iştahını kabartan bir mevzu olurken, buna karşılık “babalar ve kızlar” teması o kadar yaygın bir tema değildir. Oysa, Balzac “babalar ve kızlara” dair dünya edebiyatının başyapıtlarından birisi olan “Goriot Baba”yı, Turgenyev’in romanından neredeyse otuz sene önce yayımlamış (Goriot Baba 1834’te,Babalar ve Oğullar ise 1862’de basıldı), ama romanın adından mı, Turgenyev’in romanında değindiği meselenin kalubeladan beri insanlığın en önemli meselelerinden birisi olmasından mıdır bilinmez; asırlar boyunca “babalar ve oğullar” bahsi, insanların evlatlarıyla imtihanında “kızlar” bahsinin hep önünde olmuş, o günden bugüne de bu durum mevcudiyetini muhafaza etmeye devam etmiş.

Mevzu üzerine kafa patlatmış mütefekkirlerin, edebiyat eleştirmenlerinin dediğine göre, edebiyatın oğulları “kayırıp” kızları az biraz “kenara itmesinin” sebebi uzun soluklu ataerkil toplumsal düzenin bir marifetidir. Tarih boyunca soyu oğul devam ettirmiş, mülkiyet babadan oğula geçmiş, miras bu düzene göre biçim almış. Babanın yerine oğul geçiyorsa ve bu iki yaratık birbiriyle rekabet halindeyse, kurgu ustaları da bu geçişin yarattığı “çatışmayı” esas alarak, daha güçlü eserler yaratma yoluna gitmişler. Bu yolda yürümek işlerini daha kolaylaştırmış anlayacağınız. Zira babalarla oğullar arasındaki çatışma, bir nevi eski ile yeni arasındaki çatışmadır. Babalar mevcut otoriteyi ve geleneksel değerleri temsil ederlerken, oğullar değişimin ve yeni fikirlerin temsilcileridir. (Bir iki kitap okuyup babalarımıza kafa tuttuğumuz çok bilmiş yeniyetmelik zamanlarımızda, “Büyüklerinizin yanında car car konuşmaya utanmıyor musunuz” diye azarlandığımızda, kim söylediyse artık, “Ben babamdan ileri, oğlumdan geriyim” sözünü tekrarlardık içimizde.) Yine tarih boyunca kadınlara biçilen rol, onların kamusal alandan uzak tutulmaları, “babalar ve kızlar” bahsini daha çok evlilik ve aile sınırları içine hapsetmiş. Bu da temanın sınırlarını daralttığından, yazarların antenlerini, babalar ve oğullar bahsine çevirmelerine yol açmış anlaşılan.

*

İttihatçılar gidip İtilafçılar gelince; İtilafçılar İstanbul şehrini işgal etmiş olan “gavura selam durup” bulabildikleri bütün muhalifleri Bekirağa Bölüğü’ne doldurunca; Kemal Tahir’in “Esir Şehrin İnsanları” romanının başkahramanı Kâmil Bey ile eşi tutuklu hamile Nermin Hanım, Anadolu hareketine silah ve cephane yetiştirmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Ama ortalık ihbarcı dolu, Kâmil Bey yakayı ele verir, onu da Bekirağa Bölüğü’ne kapatırlar. Kâmil Bey paşa çocuğudur, az biraz merhamet göstermek istiyor sorgucuları, onu kurtarmak için Nermin Hanım’ı ele vermesini istiyorlar ama o direniyor. Tek başına, hapishanenin bodrum katında bulunan hücresinde, dışarıda kalan karısını ve altı yaşındaki kızı Ayşe’yi düşünür.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya