Takke düştü kel göründü. Bugün Amerika'yı şantaj yoluyla İran'a saldırtan gücün siyonist İsrail olduğu tartışılıyor. Ancak konu yeterince anlaşılmış gözükmüyor. Dünyanın asıl problemi, tam da tahrif edilmiş Tevrat'a da dayandırılan işte bu siyonist ideolojidir.
Bizim Kadim değerlerimiz ırka dayalı milliyet tezlerine itibar etmez ve rengi ne olursa olsun bir tek insanı merkeze koyar ve "bir insan eşittir bütün insanlık" der.
Kadim değerlerimize göre, bir insanı haksız yere öldüren bütün insanlığı öldürmüş; bir insanı yaşatan da bütün insanlığı yaşatmış gibidir.
Bollukta şükür, darlıkta ibret ve sabır gerektir.
Bilenlerle bilmeyenler bir olmadığı gibi, çalışanlarla çalışmayanlar da bir ve aynı değillerdir.
Kalp körlüğü en büyük Ruhi felakettir. Bu gibilerin yaptıkları işler kendilerine süslü gözükür ancak ilerisini göremezler. Dünyayı görür de ahireti akledemezler.
Ana cadde (Doğru Yol) varken, ara sokaklara sapma.
Hayret ki hayret! Bazı insanlar var ki, bunların vicdanları doğruyu kabul ettiği halde, sırf kibirleri yüzünden bile bile Hakkı inkârda ısrar ederler.
Adam Savunma Bakanlığının adını değiştirmiş Savaş Bakanlığı yapmış. İster Sünni olsun ister Şii olsun, İslam bizim düşmanımız diyor. Baba-oğul Buschlar da, aynı mantıkla Haçlı Savaşı diyorlardı yaptıklarına.
Suriye, İran ve Türkiye'nin, birleşme idealini yükselterek bir araya geldiklerini hayal edin. ABD böyle bir güce, tek başına kalan İran'a saldırdığı gibi rahatlıkla saldırabilir mi?
Diline hakim ol pişman olma; boğazına hakim ol şişman olma.
Adam Savunma Bakanlığının adını değiştirmiş Savaş Bakanlığı yapmış. İster Sünni olsun ister Şii, İslam bizim düşmanımız diyor.
Dostun sofrasına otur, karnım tok deme, elin gitsin gelsin, ister ye, ister yeme.
Türklerin İslamiyeti kabul etmeleri yalnız Türk-İslam tarihinde değil, bütün dünya tarihinde müthiş bir tarihi inkılaptır. Her daim bunun şuurunda olalım ve o sebeple "Hedef Ülke" olduğumuzu asla unutmayalım.
Şehidin veziri Gazi olur, Gazisi olmayan toplum rezil olur.
Çok çok zor zamanlarda dahi hiç umulmadık başarılara imza atmış büyük bir milletin evlatları olarak, inancımızı ve umudumuzu asla yitirmeyeceğiz.