--İnsan bütün işlerinde ilk sıraya Allah'ı koyarsa, hiç unutmasın, hiç mahsun olmasın ki; Allah da onu ilk sıraya koyar. Allah’ı memnun eden, Allah tarafından memnun edilecektir. (Fecr usresi728)
Allah'ı övme, teslim olma, kulluk etme bilinci, Allah'a güvenme önceliğimiz olsun. Tevbe/12
--Kalbinizdeki ışığı arayın. Güzel ahlakı oluşturan Kur'an'daki ilahi bilgiyi edinin. Kur'an bilgisi ile kalbini aydınlatanlar, herkes ve her şey için umuttur. Kur’an’la kendisini biçimlendiren, başkalarının kalbine akan ışıktır.
--Kalbinin frekansı Allah’a ayarlı olanın Allah’la, kendisi ile, toplum ile sıkıntısı olmaz. Tam tersine kalbinin frekansını Allah’a ayarlı hale getirenin Rabb’i ile temas kurma şekli kolaylaşır.
--Allah insanı Ahseni Takvim üzere yaratmıştır. Ona değer verdiği için kendisini kendisine emanet etmiştir. İnsan kendisini muhatap alıp değer vererek yarattığı insanın da yaratıcının kurallarını ıskalamadan hayat tarzına dönüştürmede geç kalmamalıdır. Allah'ın talimatları insan için göz aydınlığıdır. Allah ile bağımızı O’nun istediği gibi kurmak, Rabb’imizin gücüne teslim olmak insanın zihni aydınlanmasını sağlar.
--Allah insandan kendisi ile bağlantısını güçlendirmek ve kendisine gereği gibi teslim olmayı istiyor. Bunun da ilk adımı yaşadığı hayat tarzını değiştirme kararını almasını talep ediyor. Niye böyle bir talebi var diye baktığımızda insanı kendisinin (Allah’ın) yardımcısı olmaya çağırıyor. (Saff suresi/ 14) Allah tarafından kendisine yardımcı olmaya çağırılmak güzel bir şeref!
--Kalbinizdeki ışığı arayın. Güzel ahlakı oluşturan Kur'an'daki ilahi bilgiyi edinin. Kur'an bilgisi ile kalbini aydınlatanlar, herkes ve her şey için umuttur. Kur’an’la kendisini biçimlendiren, başkalarının kalbine akan ışıktır. Kim istemez!
--Hayatını sadece para için planlayanlar ve ömrünü para için tüketenler sizce mutlu mudur?
Eğer sadece para mutlu etseydi, zenginler hep mutlu olurdu. Değil mi?
Peki öyle mi??? Var mı bu soruya doğru diyen!
Para değer değil imkandır. İnsan parayı paylaşırsa mutlu olur. Hep birlikte veya her birimiz tek tek bu mutluluğu çoğu zaman yaşadık. Bunun mutluluğunu tattık. Paylaşalım. Hem biz mutlu olalım. Hem de bekleyenler mutlu olsun.
Mutluluk iman, ahlak, tevekkül paylaşım ve şükürle gelir.
--Doğru söze can kurban
Adamın biri diliyle hep cömertlikten söz eder, ama eliyle hiç de cömertlik etmiyordu. İşte bu adam, bir gün karşılaştığı bilge bir zata: Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et der.
Bilge tek cümlelik nasihatini şöyle yapar:
SEN ÖMRÜN BOYUNCA AÇIĞI KAPA, KAPALIYI AÇ. BU SANA YETER.
Adam bir şey anlamadı. Mecburen sordu: Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım?
Bilge şöyle izah eder: Açık olan, hep cömertlikten söz eden ağzındır, onu kapa. Kapalı olan da hiç yardım yapmadığın kesendir, onu da aç.
Düşünmeye başlayan adam, tebessüm ederek söylendi: Vallahi bir doğru ancak bu kadar güzel söylenebilir. Bu tatlı ikazdan sonra ben de hep yardımdan söz eden ağzımı kapıyor, hiç yardım etmediğim kesemi açıyorum…
Ne dersiniz, bu sözün bize de düşen bir payı var mıdır? Elbette vardır.
--Toplumsal çürümenin sebeplerini dışarıda aramak kolaycılıktır. Başkaları üzerinden hatırlatmalar yapmak yerine, kendi yaşantımızın fotoğrafını çekelim. Kendi hayat tarzımıza bir göz atarak aksamaları düzeltelim. Bireyin aydınlığı toplumu aydınlatır.
Temiz birey! Temiz toplum!
Bunu da iyiliğin yaygınlaşması için çabalayanlar, mücadele edenler sağlar.
--Suskunluk çözümsüzlüktür. Çözümsüzlüğe razı olmaktır. Tecrübe hayatın imbiğinden süzülerek gelen değerlerdir. Başkalarına aktarılarak hayat bulur. Tecrübe sahipleri ak saçlılar canlı sözlüktürler. Sözlükte baskı hataları olmasın ki; Dara düşen sözlüğe başvursun. Acı tecrübeler yaşamasın. Söyleyecek sözün var ise sahaya in doğruları öğret, yaşayarak model ol. Bana doğruları öğretecek kimse yok mu diye bekleyenlerin hasreti son bulsun. Tebliğ aydınlanmanın ışık saçan düğmesidir.
--Toplumsal bilinç uyandırma amaçlı yerli ve İslami düşünceleri, genç nesillere aktarmak, İslami dönüşüme öncülük ve önderlik edecek genç kadroları bilinçlendirmek, bayrağı onlara teslim etme çalışmalarını disipline etmeyi de günlük çalışmalarının arasına almak duyarlı insanların temel görevidir. Görev kaçkını olmamak asıl işimiz olmalıdır. Çünkü Kapitalizm tüketim kölesi, boyunduruk altına alınabilecek, tek tipleştirilmeye müsait, ilahi mesaja karşı hatta düşman bireyler üretmeyi hedeflemektedir. Çevrenize ve ebvinize bakın. Görürsünüz.
--Kalbin huşusu saygıyla korkmaktır. Bedenin huşusu ise baş eğmek, bakışları aşağı çevirmek sesi alçaltmaktır. Sertlikten kaçın dost ol dost kal! Huşunun merkezi kalptir. Kalp huşu içerisine girdiği zaman, diğer organlar da hemen huşu içerisine girer. Huşunun tadını yakala!
Bedenle beraber kalbin korkması, boyunu eğmek, saygı ile ürpermek, alçak gönüllülük, kendinden geçercesine konsantre olmak deneyelim! Nelerin değişeceğini görelim.
--Rasûlün hidayet çağrısını kabul eden mümin, kendisini dünyada ve ahirette sonsuz mutluluğa götürecek bir alışverişte bulunduğunu bilir.
Geçici ve her an elden çıkabilecek dünyevi imkanların yok olup gideceği ve kişilerin kurtuluşunda bunların yer alamayacağını herkes görmektedir.
--Zenginlik ve refahtan şımaranlar, hayatta işleri tıkırında gidenler, zulmü mazlumu sömürüyü adaletsizliği düşkünü yaşlıyı göremez. Sen ve ben görmeye çalışalım.
--Umut vermek; iyilik ve hayırlarda kullanıldığı gibi şerde, kötülükte, fenalıkta da kullanılır.
İyilik için bir mum yak. İyilerin umudu ol! Kötüler ve şeytan hasetlerinde kahrolsunlar.
Vahap Yaman
vahap3442@gmail.com