Közkamanlar, etki ajanlığı ve self-oryantalizm
MAKALE
Paylaş
17.05.2026 17:34
108 okunma
Prof.Dr. Bülent Şenay

Ya kendi merkezimizi kuracağız, ya da başkasının gölgesinde “neredeyse ama asla tam değil” kalacağız. Ve bir toplum için en tehlikeli durum, yenilgi değil; kendine inanmamaktır. Mesele ne “ajan avcılığı” ne de toptancı Batı hayranlığıdır. Asıl ihtiyaç, eleştirel aklı yerli bir epistemik zeminde yeniden kurabilmektir.

Közkamanlar, etki ajanlığı ve self-oryantalizm

Bu yazıda nekropolitiğin evrensel(ci)liğine aldanmanın nasıl bir bilinç erozyonu olduğu tartışmamıza temel olarak bu bilinç erozyonunun Manas destanına dayanan közkamanlık kavramıyla tanımlanabilecek entelektüel ve kültürel etki ajanlığına nasıl zemin oluşturduğu, bunun ilk basamağında da self-oryantalizm bulunduğu meselesi, sayfanın sınırlılığı içinde ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Közkaman kimdir? 'Közkaman', bilinçli bir şekilde kendi halkına ihanet eden, ontolojik bir yabancılaşma içinde bulunan, öteki diye tabir edilen ve kimlik yitimi ile karşı karşıya kalan kişilere denir. Közkaman terimi ilk defa Manas Destanı'nda geçmiş ve buradan alınıp edebi ve siyasi bir terminoloji haline getirilmiştir. Bu bir 'self-ötekileşme' sendromuna işaret eder. Közkamanlar, bir tür mankurtlaşma sonucunu doğuracak surette etki ajanlığının adıdır Manas Destanı'ndan. "Dış güçlerle işbirliği" denilen şey bir komplo teorisi değildir. Siyasetle ilgisi olsa bile yazılarımda kastedilen şey entelektüel ve kültürel közkamanlık.

Etki ajanlığı ülke dışındaki bir ideolojik-jeopolitik-teopolitik gücün zihniyle düşünmek ve diliyle konuşmaktır. Bugün, tüm yaygın tartışmalar bir yana, İran da derinde böyle bir gerçekliği yaşıyor olabilir. Türkiye'de "etki ajanlığı" tartışmaları çoğu zaman yüzeyde kalıyor. Kim kiminle görüştü, kim hangi merkeze yakın. Oysa asıl mesele bağlantı değil; zihinsel konumlanmadır. FETÖ de öyleydi.

Artık başka medeniyet coğrafyasında kendini konumlandırmıştı. Türkiye'de tartışma artık özünde hükümet–muhalefet meselesi de değildir. Tartışma, hangi merkezden konuştuğumuz meselesidir. Kendi kavramlarımızla mı düşünüyoruz, yoksa başkasının aynasında kendimizi mi tarif ediyoruz? Bugün mesele, dış müdahale değil; içerideki merkez kaybıdır. Bir entelektüel ya da bir sanatçı hangi kavramlarla düşünür? Duygularının karşılığını hangi şiirlerde bulur. Kendini ifade ettiği kelimeler hangi köklerden gelir? Hangi merkezin dilini konuşur? Eleştirisini nereden kurar? Eğer düşünce ve hisler sürekli dış referansla meşruiyet arıyorsa, burada sadece politik değil ama epistemik (bilginin kaynağında) ve emosyonel (duygusal alanda) bir bağımlılık söz konusudur.

Közkaman ile mankurtun farkı

Közkamanlar, muhalif olmanın ötesine geçenlerdir. Epistemik ve emosyonel olarak başka bahçelere bağımlı/bağlı olan ve başka pınarlardan su içen kişilerdir. Onlar, potansiyel bir 'etki ajanı'na dönüşür kolayca, yani 'başkası'nın uzantısı, ileri karakolu olur. Buna, Cengiz Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" isimli romanından esinlenilerek 'mankurtlaşma' da denir. 'Közkaman'la mankurtlaşanlar arasında fark vardır. Manas Destanı'na dayandırılan 'közkaman' (domuz gözlü/bakışlı) kavramı bilinçli hain anlamında kullanılmış olsa da literatüre bu 'ihanet' anlamı Cengiz Aytmatov'un kullandığı "mankurt" kavramıyla girmiştir. Mankurt, 'düşman'ın yeniden formatladığı, hafızasını sildiği, kendi kök ve mazisinden kopmuş, ata, töre, inanç ve değer tanımayan kişidir. Böyle olunca, mankurtlar, az bir bedele satabilir 'kendi'ni de, ülkeyi, kültürü ve karakteri de. Bu yazımızda közkamanlık bu mankurtlaşmanın iradi olanına işareten kullanılmaktadır.Közkamanların akıl sağlığı yerindedir. Onların çoğu üniversite okumuş, yüksek seviyeli kişilerdir. Bazıları da başka milletlerin tarihini ve felsefesini ezbere bilenlerdir. Ağızlarından 'adalet, insan hakları, uygarlık, dostluk, birlik beraberlik ve barış...' gibi sözler hiç eksik olmaz. Dıştan bakınca çok güçlü hatip, derin bilgilere sahip ve dünya tarihini avuçlarının içi gibi bilen kişiler gibi görünürler.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya