Mehter, psikolojik harp aracıydı
MAKALE
Paylaş
12.07.2026 17:29
472 okunma
Erhan Afyoncu

Mehter, Osmanlı seferlerinde meydan muharebesinde, kale kuşatmalarında Türk askerlerini şevklendirmek için sürekli müzik icra eder, düşman saflarında korku yaratır ve bir psikolojik harp aracı olarak kullanılırdı

Mehter musikisi orijinal ve milli bir musikidir. Osmanlılar, kendilerinden önceki Türk devletlerinde "nevbethane/ tablhane" denen kurumu mehterhane adıyla devam ettirdiler. Ertuğrul Gazi zamanında dahi küçük bir askeri çalgı takımının varlığından söz edilir. Ancak mehterin bir müzik topluluğu olarak asıl varlığı, Osman Gazi zamanına rastlar.

1288'de Karacahisar'ın fethini haber alan Selçuklu Sultanı, bu müjdeli haberin şerefine, Osman Bey'e donatılmış bir atla birlikte sancak, boru, davul, gümüş kakmalar ve süslü kemer gönderdi. Sancak, boru ve davul, bir hediye olduğu kadar aynı zamanda hükümdarlık alametiydi. Mehter teşkilatının kuruluşu bu olayla ilişkilendirilir. E. A. Bowles, F. Boztaş, M. R. Gazimihal, N. Kalyoncu, S. Mirzayev, E. Rice, L. Wolff, O. Elbaş, N.

Özcan ve M. Türkmen'in mehter konusunda araştırmaları vardır.

Mehter

DÜŞMANA KORKU SALDI

İkinci hükümdar Orhan Bey zamanında mehter, artık savaşlarda da kendisini göstermeye başladı. Mehterhane, I. Murad döneminde iyice oturdu. Teşkilatını tamamlaması ise Fatih Sultan Mehmed döneminde oldu. Fatih, İstanbul'da bir nevbethane de yaptırmıştı. Fethedilen bir kalede, orasının artık bir İslam beldesi olduğunu göstermek için daima "nevbet" çalınırdı.

Mehterhane-i Âmire, sarayın dış hizmetlerini gören Birun teşkilatının bir parçasıydı. En üst amiri, saltanat alemlerinden sorumlu "Emir-i alem"di ve protokolde Yeniçeri Ağası'ndan hemen sonra gelirdi. Mehterhane birbirinden bağımsız iki kısımdan oluşuyordu. Bu kısımlardan ilki olan "Hayme mehterleri", padişah ve devlet erkânının otağlarını, yani çadırlarını kurup bakımını yapan geniş bir gruptu. "Tabl ü alem mehterleri" ise törenlerde ve savaşlarda müzik icra eden, saltanat sancaklarını taşıyan asıl askeri müzik birimiydi.

Başlarındaki "mehterbaşı" musiki faaliyetini yönetir, çoğunlukla zurnazenler arasından seçilirdi. Takım çalgılara göre bölüklere ayrılmıştı: Zurnazenler, tablzenler (davulcular), nakkarezenler, nefirzenler, zilzenler ve sancak taşıyan alemdarlar. Takımın büyüklüğü "kat" hesabıyla belirlenirdi. Padişahın mehteri on iki kattı, yani her çalgıdan on iki adet bulunurdu. Veziriazamın mehteri dokuz kat olur, öteki devlet adamlarının takımları kıdemlerine göre daha az katlı olurdu. Mehter, savaş sırasında 24 kata kadar çıkardı.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya