Ehl-i Sünnet inancı, Yüce Allah’a kulluğun ve dostluğun temel şartıdır. Kurtuluş ondadır. Cennetin anahtarı bu imandır.
Dinin kaynağı vahiydir. Vahyin kaynağı alemlerin Rabbi Allahu Teala’dır.
Aklın görevi ortaya yeni bir din koymak değil, Allah’tan gelen vahyi ve onu tebliğ eden peygamberi doğru anlamaktır.
Ehl-i Sünnet, Kur’an ve sünnete dayanmayan hiçbir inanç ve ibadeti kabul etmez. Kur’an ve sünnetten tasdik almayan bütün inanç, fikir ve felsefeler batıldır.
Kur’an-ı Hakim Allahu Teala’nın kelamı olup ilahi koruma altındadır. Onu açıklayan ve uygulayan sünnet de bu korumanın içindedir. Din işlerinde Hz. Peygamber’e (s.a.v) tabi olmak farzdır.
Kur’an ve aklım bana yeter, peygamberin görevi sadece Allah’ın ayetlerini tebliğ etmektir, vefatıyla vazifesi bitmiştir, bundan sonrası bize aittir, onun sünnetine tabi olmak gibi bir görevimiz yoktur demek sakat ve tehlikeli görüştür. Çünkü bu anlayış bizzat Kur’an ayetlerine aykırıdır.
Selam ve duayla.