ATA YURDUNDA MEDENİYETİN İZLERİ (I)
MAKALE
Paylaş
02.11.2026 16:06
156 okunma
İdris Doğan

Yazılarımdan bilirsiniz. Benim için önce insan, sonra insan; sonra da canlı cansız diğer varlıklar önceliklidir. Daha sonra da kâinat… Ne var ki kâinatın bütün sırlarını kavramaya sıkletim yetmez.

Bu defa söze kitabın tam ortasından başlayacağım.

Türk kimliği ile İslâm medeniyetinin birbirine rakip iki büyük değer değil, tarih boyunca birbirini etkileyen, besleyen ve zenginleştiren iki büyük değer olduğunu bir kez daha müşahede ettim.

Bu değerlerden biri, İslâm'ın cihanşümul niteliği; diğeri ise Türk milletinin dar bir coğrafyanın sınırları içine hapsedilemeyecek kadar zengin tarihî ve kültürel birikimidir.

Semerkant, Buhara, Hiva ve Taşkent'te gördüklerimiz, yalnızca Türk milletinin tarihî büyüklüğünü değil; Türklerin İslâm medeniyetine, İslâm medeniyetinin de Türklerin ilim, sanat, düşünce ve yaşayış dünyasına kazandırdıklarını ortaya koyan en somut örnekleri arasındaydı.

Aslında bu tespitten sonra söylenecek fazla söz yok. Ama biz yine de gördüklerimizi, düşündüklerimizi ve hissettiklerimizi anlatmadan geçemeyeceğiz. Şimdi gelelim gezimize…

Özbekistan gezisine, Türk-İslâm medeniyetinin tarihî eserlerini görmekten ziyade, bu eserleri meydana getiren medeniyetin bugünkü Özbek insanının hayatında ne ölçüde yaşadığını görebilme umudu ve heyecanıyla başladım.

Kendini bilmeye çalışmak, benim için her şeyden önemli ve önceliklidir. Çünkü insanın başkalarını anlayabilmesinin yolu, önce kendisini tanımasından geçer.

‘Kendim’ derken kim olduğumu, nereden geldiğimi, nereye ait olduğumu kastediyorum. Bu arayışta, bizim için bir hasret yurdu olan Türkistan'ın, özellikle Mâverâünnehir ve Fergana havzasının müstesna bir yeri vardı. Bu arayışta, bizim için bir hasret yurdu olan Türkistan'ın, özellikle Mâverâünnehir ve Fergana havzasının müstesna bir yeri vardı. İşte şimdi o hasret yurdunun, ata yurdumuzun topraklarındaydık.

Bu vesile ile söylemiş olayım. Gençlik yıllarımızdan itibaren fikrî dünyamızın şekillenmesinde önemli bir yeri olan İsmail Gaspıralı'nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ sözü, bizim de şiarımız olmuştu.

Ve “Kıbrıs! Kudüs, Türkistan!” sloganı hayatımızın vazgeçilmez bir parolasına dönüştü. Kıbrıs ve Kudüs meselesi ayrı bir yazı konusudur. Geçiyorum…

Türkistan'ın geniş tarihî ve kültürel coğrafyasında yetişen yahut bu medeniyet havzasında derin izler bırakan, ilim, irfan ve düşünce dünyamızın kutup yıldızları olan nice şahsiyet, zihnimizde ve gönlümüzde taht kurmuştu.

Türkçenin geniş anlatım imkânlarıyla büyük bir medeniyet dili olmasının gücünü ortaya koyan Ali Şir Nevaî…

Sünnî hadis geleneğinde Kur'an'dan sonra en güvenilir kaynaklardan biri kabul edilen Sahîh-i Buharî eserinin müellifi İmam Buharî…

Hanefî-Mâturîdî itikad geleneğinin en önemli kurucu şahsiyeti olan İmam Mâturîdî…

Sessiz zikir, nefis muhasebesi, sohbeti ve hizmeti önceleyen, “Gönül Allah ile, el işte!” düsturu ile İslam dünyasının en etkili tarikatlarından sayılan Nakşibendiyye yolunun temel şahsiyetlerinden biri olan Bahaeddin Şah-ı Nakşibendî…

Ebülgazi Bahadır Han gibi Türkçenin tarihî hafızasını eserleriyle yaşatan şahsiyetlerin bıraktığı mirasta, aslında kendi kimliğimizi ve medeniyetimizi bulduk.

Karahanlılardan Gaznelilere, Selçuklulardan Timurlulara uzanan tarihî süreçte Satuk Buğra Han, Yusuf Kadir Han, Gazneli Mahmud, Sultan Sencer, Emir Timur ve Uluğ Bey gibi hükümdar ve devlet adamlarının siyasî, askerî ve ilmî mirası, kadim medeniyetimizin inşasında müstesna bir yer tutuyordu.

Atlasam olmazdı. Akşehir nere, Buhara nere!

Hiç beklemediğimiz bir anda, Buhara'nın tarihî merkezinde, ünlü Leb-i Havuz Meydanı yakınlarında, bizi hem şaşırtan hem de sevindiren bir hatırayla karşılaştık. Asırlık mimarî eserlerin arasında, Türk dünyasının ortak mizah ve hikmet mirasının unutulmaz şahsiyeti Nasrettin Hoca'nın heykeli ve adına açılmış bir çarşı kapısı vardı.

Akşehir'den binlerce kilometre uzakta, ata yurdunda Nasrettin Hoca'yla karşılaşmak, ortak kültürümüzün coğrafî sınırları aşan muazzam gücünün bir göstergesiydi.

Balkanlarda minarelerin yüksekliğinin taşıdığı anlamı kavramıştık. Özbekistan'da ise tarihî ve anıtsal minarelerin, ezan okuma işlevinin ötesinde, dönemlerinin siyasî, dinî ve mimarî anlayışını yansıtan farklı anlamlar taşıdığını öğrendik. Bu muazzam yapılar, aynı zamanda bir medeniyetin kudretini, estetik anlayışını ve manevî dünyasını yansıtan abidevî eserlerdi.

Biz geçmişin izlerini sürerken bugünün insanını tanımak istiyorduk.

İşte bu yolculukta bir kez daha gördük ki aramızdaki coğrafî uzaklıklara rağmen aynı medeniyetin mirasını taşıyan, aynı kıbleye yönelen, akraba dillerle konuşan; sevinçleri, tasaları ve tarihî hatıraları birbirine benzeyen büyük bir milletin mensuplarıydık.

Külliyeler, medreseler, camiler, türbeler, kaleler, minareler ve çarşı kapıları… Ahşap oymaları, çini işlemeleri ve kitabeleriyle her biri büyük bir medeniyetin izlerini taşıyordu. Özellikle dinî yapılardaki hat sanatında Allah'ın, Hz. Peygamber'in ve sahabenin isimlerine gösterilen ihtimam dikkat çekiciydi. Bütün bunlar, Türk-İslâm medeniyetinin bu topraklara vurduğu silinmez mühürler gibiydi.

Bu anıt yapılar ve süslemeler; tarihi hafıza, tasavvuf düşüncesi, iman, itikat, ibadet, sanat ve mimari, Peygamber, sahabe sevgisi ile hayatın arasında kopmaz bir bağ oluşturmuştu.

Peki, böylesine büyük bir medeniyetin mirası, bugünkü Özbek insanının hayatında ne ölçüde yaşamaya devam ediyordu.

02.11.2026

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya