NATO'nun tükenen hikâyesi ve Türkiye
MAKALE
Paylaş
12.07.2026 17:22
368 okunma
Mehmet Hasip Yokuş

Türkiye'nin önündeki tarihî sorumluluk ise yüzünü hangi jeopolitik ittifaklara döneceği değil, içinde yer alacağı ittifaklara hangi gözle bakacağı, hangi kimlikle yer alacağı ve hangi misyonu yükleneceği meselesidir.

NATO'nun tükenen hikâyesi ve Türkiye

NATO bugün yalnızca Rusya'yı veya Çin'i değil, kendi kurucu hikâyesinin tükenişini de tartışıyor. Ankara Zirvesi bu krizi daha fazla gün yüzüne çıkardı.

7-8 Temmuz'da Ankara, NATO'nun geleceğinin tartışıldığı önemli zirvelerden birine ev sahipliği yaptı. Zirvede savunma harcamalarından yeni güvenlik konseptine, Rusya'dan Çin'e kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Ancak bütün bu başlıklararasında Türkiye açısından asıl soru şudur:

Bugün NATO hangi tehdide karşı vardır ve Türkiye bu yeni dönemde nasıl bir siyaset izlemelidir?

Bu soru yalnızca askeri değil; aynı zamanda siyasi, ahlaki ve medeniyet perspektifi bakımından da cevaplandırılması gereken bir sorudur.

Sovyet tehdidinden "değerler ittifakı"na NATO'nun dönüşümü

Ankara Zirvesi'nin en dikkat çekici tarafı; dış tehditlerden önce Batı ittifakının kendi içinde yaşadığı krizdir.

Trump yönetiminin NATO'yu yük paylaşımı üzerinden sorgulaması aslında yalnızca mali bir tartışma değildir. Washington'un Kanada'yı, Danimarka'yı ve diğer müttefiklerini alenen tehdit etmesi, NATO'nun kuruluş felsefesini de tartışmalı hâle getirmiştir.

1949 yılında Sovyet yayılmacılığına karşı kurulan NATO'nun meşruiyet gerekçeleri uzun yıllar hiç tartışılmadı. Çünkü ortak kabul edilen somut bir tehdit söz konusuydu.

1991'de Sovyetler Birliği dağıldığında ise NATO'nun ikinci dönemi başladı.

Bu kez askeri tehditlerin yerine demokrasi, insan hakları, serbest piyasa ve özgürlük söylemleri öne çıkarıldı. Bu sebeple Batı, NATO'yu yalnızca bir güvenlik örgütü değil, aynı zamanda "liberal dünya düzeninin koruyucusu" olarak yeniden konumlandırdı.

Teorik çerçevesi gayet makul ve iddialı olan bu söylem, gelinen süreçte pek de iddia edildiği şekilde bir sonuç doğurmadı.Bugün liberal uluslararası düzen artık değerler üzerinden değil güç dengeleri üzerinden işlemektedir.

Irak ve Afganistan'ın işgali ve İsrail'in Gazze'de işlediği vahşet ve soykırım karşısında sergilenen çifte standartlar, Batı'nın değerler söyleminin ne kadar seçici ve aynı zamanda güç karşısında ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymaktadır. Batı dünyasının Ukrayna için gösterdiği duyarlılığı Gazze'den esirgemesi kastımızı ifade etmek açısından yeterlidir.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya