İslâmî siyaset ve devlet
MAKALE
Paylaş
01.02.2026 13:39
229 okunma
Hayreddin Karaman

Önceki yazımı şöyle bitirmiştim: “Uygulamadaki önemli yanlışlara ve tehlikeli davranışlara da bir başka yazımda yer vereceğim, inşallah.”

Her şeyden önce, İslam’ın fertten ve ümmetten talepleri siyasetsiz ve devletsiz yerine getirilemez; bu sebeple de siyaset ve devleti dinden ayrı tutmak İslam’ın tabiatı ile uyuşmaz. Ancak şartlar İslâmî devletin ve yönetimin oluşmasına elvermemişse İslam da ortadan kalkmaz, yok olmaz; Müslümanlar her hal ve şartta güçlerinin yettiği, rejimin imkan tanıdığı kadarı ile İslam’ı hayatlarına uygularlar.

“Güçlerinin yettiği kadar” ne demektir?

Bu sorunun cevabı teoride tartışılmıştır.

Sonu topyekûn kırılma da olsa İslâmî devlet ve düzeni kurmak için isyan ve mücadele edilir.

Bu görüşü Ehl-i Sünnet kabul etmemiştir.

2. Sabredilir, dua edilir, yapılabilen ibadetler vb. yapılır, sonuç Allah’tan beklenir. (Ehl-i Sünnet’ten buna katılanlar vardır.)

3. İmkanların oluşması beklenir ve bunun için çalışılır (Bu da Ehl-i Sünnet’e ait görüştür.).

Bu teorik açıklamalar karşısındaki uygulamaya bakalım:

1. Ehl-i Sünnet’e göre şartlar oluşmadığı halde kendilerine göre bir İslam tarif edip silaha sarılanlar ve sarılmayanları, kendilerine katılmayanları tekfir edenler, öldürenler oluyor; bu bir çeşit intihardır, sapmadır ve caiz değildir. (İslam’ın ve ümmetin düşmanları ya bunları icat ediyorlar veya kullanıyorlar).

2. “Müslümanlar her çeşit rejimde yaşarlar, ibadetlerini yaparlar, devlet ve siyaset onların işi değildir, İslam ile laiklik bağdaşır” diyenler ve Müslümanlara bu yolu gösterenler. Bu da sapmadır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Hayreddin Karaman
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

1934 yılında Çorum'da doğdu. İlk İmam Hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okulu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde okudu. İki yıl İstanbul İmam Hatip Okulu'nda meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne fıkıh asistanı oldu. Yüksek İslam Enstitülerinin İlahiyat Fakülteleri'ne dönüşmesinin ardından akademik çalışmalarını tamamlayarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör unvanlarını aldı. Yarım asra yaklaşan fikir ve meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında binlerce konferans, seminer, panel, vaaz, hutbe, kurs, yazılı ve görsel medya programı, eğitim programında yer alarak eğitim, öğretim, tebliğ ve irşad faaliyetini sürdürdü. Aralarında bugünün tanınmış bilim ve fikir adamları olan binlerce öğrenci yetiştirdi. 2001 yılında yaşanan baskılara karşı çıkarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevinden -yaş haddi dolmadan emekliliğini isteyerek- ayrıldı. 2001-2004 yılları arasında Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesinde (Hollanda) misafir öğretim üyeliği yaptı. İslam’ın İlk Emri Oku, Nesil, İzlenim, Gerçek Hayat, Eğitim Bilim gibi dergilerde devamlı yazdı. M.Ü. İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim dalı başkanlığı ve Fakülte Kurulu üyeliği yaptı. MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan Karaman, çıktığı günden beri Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazısı yazmaktadır. Üç çocuğu, yedi torunu ve dört torun çocuğu vardır. Basılmış Eserlerinin sayısı 50 civarındadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya