'İnnemel mü'minine ihvetun...'
Mü'minler ancak kardeştir manasındaki bu ayet, Hucurat suresinin 10. ayetidir. Dünyanın en güzel ayetlerindendir derdik biz gençken bu ayete. Hala da öyledir diye düşünüyorum, bir derece yükselterek kalbimi, dünyada ve ahirette en güzel ayetlerdendir...
Şimdiki gençlerin pek çoğuna soyut ve hatta ütopik gelen İslam kardeşliği hakkında birkaç kelam etmek isterim; çünkü bu ayeti okuduğunuzda Veda gününe doğru bir iç yolculuk yapıyor olmanız gerekir. Veda Hutbesi'nin okunduğu o büyük günde, bir tür toplumsal sözleşme, bir tür cemiyet ahitleşmesi de diyebiliriz, ama bugünden bakıldığında Alemlere Rahmet olarak gönderilmiş Hz. Resulullah'ın (sav) son vasiyetleri, son emanetleri olarak ayrıca değerlidir bu sözler. Bu sözler, öyle güzel ve hayırlı bir ip gibidir ki, tutunduğunuzda sizleri dalalet vadisinden çekip, hakikat yaylasına çıkartır... Orada 'içimizden biri' olduğuna dikkat çekilen Sevgili Peygamberimiz, bizleri bizlere emanet etmiştir.
Kan davası, kabile, klan, soy, sop, ırkçılık davaları, bitip tükenmek bilmeyen üstünlük ve kibir taslamalar, bu hutbeyle son bulmuştur. Bu hutbede şöyle demiştir Efendimiz: ''Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları tamamen kaldırılmıştır...'
Müminler için iki büyük desteği, iki başvuru güneşini, iki çözüm limanını göstermektedir: ''Ey Müminler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah'ın Kitabı Kur'an-ı Kerim ve Peygamber'in sünnetidir.'
Hutbenin devamında İslam'ın toplumsal yapısındaki kardeşliğin önemine atıf vardır:
'Ey Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.'