İran ordusu kendisinden üstün Osmanlı ordusuyla asimetrik muharebe usulleri ve İran coğrafyasının avantajlarından istifadeyle mücadele etti
Kendilerine doğal bir savunma sağlayan coğrafyanın avantajlarından yararlanarak yıldırma ve yıpratma stratejisini kullandılar
Osmanlıların iaşe temin edecekleri yerleşim alanlarını boşaltıp tarım arazilerini yakarak tahrip ettiler, su kaynaklarını zehirlediler
Düşmanla karşılaşarak kesin sonuç almak isteyen Osmanlı, İran ordusunun vur-kaç taktiğiyle yıpranıp ıssız topraklarda aylarca yürümekten bezgin düştü. Bu yüzden de İran'ı tamamıyla ele geçiremedi

Osmanlı-İran savaşlarından bir çatışma.
Osmanlılar ile İran arasındaki ilk savaş Fatih döneminde 1473'te oldu. Osmanlı ordusu İran topraklarına girmesine rağmen, düşmanını iaşe-ikmal noktalarından uzaklaştırarak yıpratmak ve iaşesiz bırakmak isteyen Uzun Hasan muharebeye hemen yanaşmadı. Osmanlı'yı bir baskınla Otlukbeli'nde uygun olmayan bir arazide muharebeye mecbur etti. Ancak Akkoyunlu ordusu stratejik olarak üstün konumda olmasına rağmen Osmanlı ateşli silahları karşısında mağlup oldu.
1501'de İran'da Safevi Devleti kuruldu ve İran'ın dini yapısı değişti. Yavuz döneminde 1514'te İran üzerine yürüyen Osmanlı ordusu, Doğu Anadolu'nun coğrafi şartları ve çevrenin iaşe-ikmal açısından Safeviler tarafından elverişsiz hâle getirilmesi yüzünden çok zor bir duruma düştü. Tarihçi İdris-i Bitlisî'nin ifadesiyle yol boyunca "kulağa ne köpek sesi ne de horoz ötmesi" gelmekteydi. Yavuz'un sert tedbirleriyle ilerleyen Osmanlı kuvvetleri Çaldıran'da Safeviler'i ateşli silahlarıyla büyük bir mağlubiyete uğrattı.