Pazar Günleri, Okuyucuların eleştiri, soru ve görüşlerine tahsis ettiğimiz bu sütunda bir diğer 'Hasbihal'e daha, muhterem okuyucularımızı selamlayarak ve hayırlı çalışmalar içinde olmalarını temenni ederek başlayalım:
*
*İstanbul'dan Naciye Serezli ve yine İstanbul'dan Tâhir Kuşçuoğlu aynı konuya değinmişler.. 'Ana Muhalefet Partisi' lideri ÖÖ, kendi partisi içinde yaşanan ve ailelerin iç huzurunu bile tehdit eden boyutlara varan ihtilaflar konusunda dert yanan hanım partililerine, çare olarak, 'Partiden ayrılmak yerine, kocanı boşa..' dediğini söyleyebilmesi, 'aile kurumuna müptezellik derecesinde hayret ettirecek bir saldırı' değil mi?
ÖÖ'nün bu çağrısıyla, en başta da muhalefet cephesine mensup ailelerden nice boşanma haberleri yükselirse, o zaman ne yapılacaktır? Ana Muhalefet Partisi, dağılan ailelerin karşılaşacakları malî açıdan olsun, sıkıntıları paylaşmakta o ailelere yardımcı olabilecek midir? Bir siyaî partinin , toplum düzenini daha bir güçlendirmeyi gözetmesi gerekirken, böyle basit ve şeytanca akıl yürütmelerin yolunu açması nasıl izah edilmeli?
-Evet, bu okuyucuların hassasiyetlerine katılmamak elde değil.. 'Aile kurumuna karşı, çok laubali ve saygısızca bir bakış.. 'Zırva, te'vil edilemez..' diye bir söz vardır. Ülkenin büyük bir partisinin en önde gelen bir temsilcisinin sosyal hayatın temeline dinamit koymak mânasına gelen bu yaklaşımına o partinin ve o partiye destek verenlerin göstereceği tepkinin sadece onları ilgilendirmeyeceği açıktır.. Ama, bu konuda, o siyasî partinin açık bir tavır koymaması ilginçtir.
*İzmir'den Süleyman Karaoğlu isimli okuyucu diyor ki: 'Hürmüz Boğazı'na Amerikan müdahalesi, sadece İran'a yapılmış bir müdahale veya saldırı olarak görülmemeliydi.. Çünkü, İslam İşbirliği Teşkilatı ve benzeri kuruluşlar, var oluşlarının bir sonucu hemen diplomatik bir tavır ortaya koymalı değil miydiler? Avrupa Birliği ülkelerinden herhangi birine bir askerî müdahale yapılacak olsa, ortak bir tepki vermezler mi? Bu açıdan, öyle kocaman kocaman ve iddialı 'İslam İşbirliği Teşkilatı' gibi isimler taşıyan uluslararası planda etkili olmaları mümkün olan kuruluşların sessizliğe bürünmesi acı değil mi?'
--Bu okuyucu, en azından yapılması gerekeni ifade etmiştir..
*İstanbul'dan Şerif Aydın isimli okuyucu da diyor ki: 'Üsküdar İskelesi'nin hemen karşısında Yeni Valide Camii avlusundan, 'Bugün bakalım, hangi aydınlatıcı hatırlatmalar var..' diye bilhassa geçerim.. Âyet meâlleri elbette faydalı oluyor.. Sanıyorum, o sahifeyi, o camideki vazifeliler veya Üsküdar Müftülüğü hazırlıyorlar. Ancak, orada bazan o elektronik sahifeyi hazırlayanlar kendiliklerinden bir şeyler de yazıyor olmalılar. İyi niyetli olarak yazılsalar bile, mantıken zayıf sözler de yazılabiliyor.. Meselâ, geçen haftaki yazılardan birisinde, 'Gayrimuslimlerin yolu, Kur'an dışıdır..' şeklinde bir cümle orada gün boyu duruyordu; sanki gayrimüslimlerin, müslüman olmayanların yolunun Kur'an'a uygun olduğu ifade edilmiş gibi..