Hasetlik, toplumları içten içe çürüten, İnsanların birbirine karşı güven duygusunu ortadan kaldıran, kardeşi kardeşe düşman eden, ruhu karartan bir duygudur.
Hasetlik, onun var benim niye yok? Ondan neyim eksik? Onun yaptığından ben daha iyisini yaparım anlayışıdır.
Hasetlik birilerinin makamında gözü olmak, ah o makamda ben otursaydım! Ben işleri daha iyi idare ederdim! Düşünceleri içimizi kurt gibi kemiren, dışa vurulmayan ama içten içe patlamaya hazır yanar dağ gibi gönlümüzü karartan duygudur.
Hasetlik; İnsanlık tarihinin korktuğu, kanser türü hastalıktır. Nasıl etsem ayağını kaydırsam, müşterisini kapsam, onun koltuğuna ben otursam mantığıdır.
Hasetlik, devletin bir makamını işgal eden yönetici, kendi dışındakilerin “makamımda gözü var” olarak ikinci şahıslara bakması, eğer birini bir yere getireceksem onun benim yerimde gözü olmaması gerekir anlayışı. Bunun için “bilen” biri değil, söz dinleyen, aman efendimci” binin olması gerekir. Ehil olmaktan ziyade emrim altında kalacak birinin olması isteğidir.
Hasetlik etkili ve yetkili bir yerdeyse ve karşısındaki eğer daha zeki ve başarılı ise onun ayağını kaydırmak için yaptığı ayak oyunlarıdır.
Hasetlik, toplumların, milletlerin ve insanların birbirini rakip görüp ayak oyunlarıyla birbirini ekarte etmesidir. Milletlerin yükselişinde ve çöküşünde etkili sebeplerden biridir.
İsterseniz yaşadığımız olumsuz olayları hasetlik süzgecinden bir geçirin. Ve karar siz verin.
19.07.2026 ERZURUM