Terörsüz Türkiye kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan komisyonun ortaya çıkardığı rapor, kamuoyunda yeterince tartışılmasa da ülkemizin ve bölgemizin önüne yeni bir yol haritası çıkardı.
Esasen 2024 Ağustos’unda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından verilen “iç cepheyi güçlendirme” mesajı ve ardından Ekim ayında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yaptığı çıkışla birlikte bu yol haritasının ipuçları ortaya çıkmaya başlamıştı. Devamında bugün peş peşe yazsak çoğumuzun “Bütün bunlar nasıl oldu” diye soracağı gelişmeler oldu.
UNUTKANLIK
Türkiye’de siyasetin de zaaflarından kaynaklanan önemli bir sorunumuz var. Kamuoyu bazı şeyleri kolayca unutuyor, adeta geçici hafızada tutup sonrasında gündeminden çıkarıyor. Oysa 2024 sonları itibarıyla ortaya çıkan gelişmeler, Suriye Devrimi’ni de içine alırsak hayal bile edilemeyecek noktaya geldi.
Bugün Türkiye, Ankara’da gerçekleşen NATO 2026 zirvesinin odağında bir ülke olarak küresel ölçekte ilgi ve tartışmaların muhatabı. Bunların hepsinin dostane olduğunu ya da bir ittifak arayışı ifade ettiğini savunmuyorum elbette. Ama Türkçede kullanılan deyimle dost düşman herkes Türkiye’nin gücünü, yükselişini ve çok geniş bir alanda nüfuz ve erişim kabiliyetini kabul ediyor.
YILLARIN BİRİKİMİ
Bütün bunlar birkaç yıllık gelişmelerin hasılası değil elbette.
Meclis çatısı altında sağlanan geniş mutabakat, komisyon çalışmaları sırasında ortaya çıkan tablo görüş zenginliği ve nihai raporun ortaya koyduğu çerçeve, en başta Türkiye’nin özgüvenini ve bazı endişeleri aştığını gösteriyor.
Terörle mücadeleyi askerî ve istihbarî anlamda kazanan bir ülkenin, “bu mücadele buraya kadar” deyip kenara çekilmesi, kendisine yönelik yeni tehditlerin kapısını aralamak anlamına gelebilirdi. Ankara böyle bir risk almak yerine, siyasi sınırlarının ötesindeki tehdit unsurlarını kendi avantaj ve ittifakına dönüştürmenin adımlarını attı.
SÖZÜMÜZÜN GÜCÜ
Bugün ABD İsrail saldırısına uğrayan İran yönetimi, kendilerinin bölünmemesinde Türkiye’nin rolünden söz ediyorsa, burada sözümüzün gücünün farkında olmak gerekiyor. Meseleyi başından beri terör örgütüyle pazarlık, ülkeyi bölmek ve parçalamak zemininde ele alanlar bu gücün farkında olmayanlar. Daha kötüsü bir kısmı bundan rahatsız olanlar.
PEDAL METAFORU
Önümüzdeki hafta muhtemelen çerçeve yasa çıkacak ya da tamamlanma aşamasına gelecek. İlgili kurumların teyit ve tespit mekanizmaları raporlama yaptıktan sonra süreçler daha da hızlanacak. Burada başından beri ifade edilen pedal metaforuna tekrar atıfta bulunursak şunu söyleyebiliriz. Ankara adımlarını atarken herhangi bir pazarlık ve al-ver ilişkisiyle değil, sürecin akamete uğramadan ilerlemesi stratejisiyle yol aldı.