İran'ı ciddiye almak
MAKALE
Paylaş
26.04.2026 16:53
105 okunma
Nasuhi Güngör

ABD-İsrail saldırısıyla başlayan savaş, pek çok alanda ortaya çıkardığı istikrarsızlık ve belirsizlikle tüm dünyayı etkiledi.

Savaş sürecini asıl belirsiz kılan, Amerikan politikalarının giderek daha kırılgan ve çelişkili hale gelmesi. Başından itibaren böyle olduğunu düşünenler şu noktada haklı. Savaş kararını şekillendiren stratejiler baştan aşağı ciddi yanılgılarla doluydu.

Ancak bugün ortaya çıkan durum, savaşın beklenmedik sonuçları üzerinden yaşanan iniş ve çıkışlar. Bunları sadece ABD Başkanı Trump’ın neredeyse her dakika yayınladığı mesajların tutarsızlığı üzerinden ele alamayız.

ABD’NİN HIRS VE ÖFKESİ

Bir öfke, hesaplaşma duygusu ve elbette dünyanın en büyük gücü olarak “sorun” hızlı ve kesin biçimde çözme arayışı. Trump’ın sıkça kullandığı ifadeyle gerekirse “yok etme” planı.

İran devriminin gerçekleştiği 1979’dan bu yana devam eden, geçen zaman içinde pek çok başlıkta yeniden şekillenen bir hesaplaşma bu.

İsrail’in güvenliği, enerji, değeri şimdi çok daha iyi anlaşılan ulaşım hatları ve İran’ın Ortadoğu’da elde ettiği güç ve nüfuz. Bunlara bir de Avrasya hattında İran’la ittifak kuran büyük güçler eklenince ABD kendisini harekete geçmek zorunda hissetti.

TÜRKİYE’NİN FARKI

İmparatorluk geçmişi olmayan devletlerin hafıza ve tecrübesi, taşıma suyla dönmeyen değirmen misalidir. Köksüzlük; anlama ve kavrama çabasını çoraklaştırır. Yeri gelmişken; köklerinden kopma çabası ise imparatorluk sonrası “ulus devlet”lerin acınası bir çabasıdır.

Bugün Türkiye’nin yönetici kadrosu, bu hususlarda ciddi bir çaba içindedir ve büyük mesafe aldıklarını da görmek gerekiyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve beraberindeki kadronun, bir yanıyla imparatorluk mirasının zengin hafızasına olan duyarlılıklarından; diğer yandan küresel ölçekteki yeni akış ve değişimleri anlama çabasından söz ediyorum.

Gayet açık. Mevcut yönetimin değil, bizatihi ABD’nin ne İran’ı, ne de bulunduğumuz coğrafyayı anlama şansı var. Türkiye’nin farkı burada daha fazla önem taşıyor ve öne çıkıyor.

BÜYÜKELÇİ BARRACK

Söylediği her şey tartışma konusu olsa da, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın tarz ve yaklaşımlarının mevcut yönetimden farklı olduğunu düşünüyorum. 1900’lerin başında ABD’ye göç eden Lübnanlı Hıristiyan bir aileden gelmesine, iş adamlığının getirdiği pragmatizm eklenince böyle bir fark ortaya çıkıyor. Bir büyük politik ayrışmadan söz etmediğimi de buraya not edeyim.

Bir coğrafyayı tanımak, geçmişinden ve sosyolojisinden haberdar olmak. Kuvvetle muhtemel Barrack’ın bugün bulunduğu pozisyona atanmasının perde arkasında bu fark olmalı. Savaş ve çatışmalar sonrası ortaya çıkacak dönemde rolünün daha fazla öne çıkacağını öngörebiliriz.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya