Matadorların (boğa dövüşçüsü ), ajanların, dönmelerin cirit attığı; kimin ‘’kim’’ olduğunun belli olmadığı bir ülkede ve coğrafyada yaşıyoruz.
Aldatılmışlığın, oyuna gelmenin binbir türünü yaşayan bir ülke ve kanılgan bir millet…
Batı’nın ‘’ deli gömleği’’ ni giymeye başladığım günden beri ülkem huzur bulmadı.
‘’Islahat’’ lar, yenilikler, ‘’hürriyet’’ arayışları, isyanlar, padişah katletmeler ve indirmeler, Tanzimat ve Meşrutiyet Hareketleri, Hareket Ordusu’nun İstanbul’a yürümesi, 31 Mart Vakası, İttihatçılar, Jön Türkler, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na itilişi…
Osmanlı yıkıldı, Cumhuriyet kuruldu.
Ama Tarihi Şark Meselesi, istikrarsızlık, ülkemin kontrol altında tutulması bitmedi.
Tembihli ve kontrollü Menemen Vakası, Şeyh Sait İsyanı, şapka olayları, devrimler…
Cumhuriyet biraz toparlandı derken, on yılda bir darbeler, sağ- sol kavgaları ve öldürülen binlerce genç. Ermeni Terörü, Alevi- Sünni çatışması; Maraş, Çorum, Sivas Olayları… Turgut Özal, Eşref Bitlis, Uğur Mumcu, Muhsin Yazıcıoğlu gibi onlarca suikast... FETÖ ve devam ettirilen, mesele olmayan ‘’ KÜRT MESELESİ’’…
Ülkenin elli yılını yiyen, anarşi ve ayrışmayı; anlaşılamayan FETÖ, Kürt kardeşlerimizin de anlamadığı PKK terör örgütü. Ve binlerce şehit, gazi; sosyal- ekonomik yıkım, kaybettirilen yıllar, ödenen bedeller…
Teröre harcanan iki trilyon dolar, bu ülkeye harcansaydı ülke bugün nerede olurdu?
BU ÜLKE DURDURULUYOR
PKK terör örgütü ve sağ sol kavgaları, darbeler, Ermeni terörü bünyemizin oluşturduğu doğal oluşumlar mı; yoksa Küresel Çete’ nin, gizli Gladyo’ nun, Siyonizmin, ABD’nin kurgusu mu ?
‘’Kürt Meselesi’’ iki yüz yıldır hazırlığı yapılan ve son yüzyılda zaman zaman devletin önüne konan bir takoz, boğanın önüne tutulan kırmızı şal.
Türk’ün Kürt’le, Kürt’ün Türk’le bir meselesi yoktur. Bu mesele, altını çizerek söylüyorum Siyonizmin, Emperyalizmin, ABD’ nin, Batı’ nın meselesi.
Zavallı Türk- Kürt halkı böyle bir meseleyi kabul etmez. Çünkü onlar kardeştir. Çünkü onlar Yemen’de, Filistin’de, Kafkaslar’ da, Çanakkale’de, Sakarya’da hep beraberdir.
Kan uyuşmazlığı olsaydı, Anadolu’da bu kadar yıl bir vücut gibi yaşamaz, akraba olmaz, evlilikler oluşmazdı
Ki, Doğudaki birçok aşiret, Yavuz Sultan Selim zamanında Doğu’ ya götürülmüş Türk aşiretleridir. Bu aşiretler Batı’da Türk, Doğu’da Kürt’ tür.
Nato- Mossad Gladyosu’ nun kontrolündeki Terör Örgütü ASALA ve PKK, Doğu’ da bilakis Kürt kardeşlerimizi katletti. Ve köy seçti. Acaba neden?
PKK ve PKK’nın siyasi uzantası olan DEM parti yönetimi kimlerden oluşuyor? Devlete efelenen DEM vekillerinin meşrebi ne? Bunların çoğu Kürt değil.
İzini kaybettiren Ermeniler ve dönmeler bugün nerede ?
Çok Profesyonel matadorların, ajanların, Gladyo’ nun, dönmelerin ülkemin önüne koyduğu renk renk şallar, MESELE OLMAYAN MESELER bu ülkenin enerjisini ‘’ boğa güreşi arenası’’nda tüketmiştir. Halâ da tüketmeye devam ediyor.
Basel (1897), Yalta (1945), Potsdam (1945), Tahran(1943) gibi bilinen- bilinmeyen gizli paylaşım anlaşmalarını ve tarihi Şark Meselesini bilmeden Türkiye’deki olayları sağlıklı izah edemeyiz.
Nasıl ki 1897 Basel’de toplanan Büyük Siyonist Kongre’nin Osmanlı’yı yıkmak ilk meselesiydi; bugün de Anadolu’yu işgal etmek veya bölmek PKK’yı desteklemek Siyonizmin ilk meselesidir.
Her tür beşeri olayı çoğu kere TÜMDENGELİM, bazen de TÜMEVARIM metodu ile sağlıklı izah edebiliriz. Bu, sosyolojik bir kanundur.
GRAHAM FULLER’İN ‘’YENİ TÜRKİYE’’Sİ Mİ?
Bu kadar katliam, kayıp ve ödenen bedelden sonra ’’ barış süreci’’ önümüze kondu.
‘’ Terörsüz Türkiye’’ herkesin kulağına hoş geliyor. Karşımızdaki sadece PKK değil. PKK onlar adına vekalet savaşı veriyor.
Bu süreci devlet aklı mı belirledi, yoksa bu süreç Küresel Çete’ nin Ortadoğu’ nun yeni haritasını belirleme projesinin bir basamağı mı?
Ümit ederim bu süreç, beş bin yıllık devlet aklının kontrolündedir. Doğruysa bu müdahaleye çok geç kalındı. Çünkü Bağdat harap olmuştur.
Meclisin ve DEM’ in bu konuda net olması gerekir. Milletten ‘’ ince işler ’’ saklanmasın. Ne aldık, ne verdik?
PKK’ yı buraya getiren, kuran, besleyen güç; durup dururken PKK’ ya silah bıraktırmaz. İp kimin elindeyse kararı o verir. ‘’ Cambaza bak cambaza.’’ derken, bir şey mi kaçırılıyor?
ABD’ nin güzellemeleri bizi aldatmasın. Ayrıca İsrail eşittir ‘’ Dünya’’ demektir. Şeytani aklın türevleri demektir. Akıl almaz TAKİYYE demektir.
Uluslararası siyaset, diplomasi, bu kadar yalın değildir. Hele hele bu Siyonist siyasetse, Ortadoğu- İsrail’se bu fotoğrafa kırk defa mikroskopla bakmak gerekir. Çünkü ‘’mikroplar’’ ancak mikroskopla görülür.
Batı’nın, ABD’ nin, İsrail’ in silahlı silahsız terör ve vekalet savaşları devam ediyor. Soros’ un, Rockefeller’ in, Rothschildler’ in , Batı’ nın fonladığı SİVİL İŞGAL ORDULARI, STK’lar görevlerine devam ediyor. Bunların dün de bugün de en masum silahları: Demokrasi, hürriyet, hukuk, barış, yardım, ‘’eğitim’’, insan ve hayvan hakları, çevre…
Osmanlı, bu kavramlarla büyülenen aydınlar tarafından yıkılmadı mı?
Şara’ nın Şam’a girişi nasıl kolay olduysa, PKK’ nın da silah bırakması ‘’ kolay’’ oldu. Hatta Apo’ dan, Kandil’ den ‘’ müjdeli haber’’ ler peş peşe geldi.‘’Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.’’
Unutmayın PKK’yı destekleyen İsrail, Arz-ı Mevut’ tan asla vazgeçmez. Bu, Yahudi’ nin üç bin yıllık hayali.
Ey Türk, Ey Kürt, Ey Arap! Aklını başına al ve uyan! Batı’dan, ABD’ den, İsrail’ den, Küresel Çete’ den sana dost olmaz. Dostların coğrafyanda yaşayanlardır.
Bu emperyalist canavarlardan, kan emicilerden, sömürgecilerden, savaştan beslenenlerden dünya insanlarına da dost olmaz.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
HÜLÂSA, TÜRK DÜNYASI, İSLÂM DÜNYASI, BÜYÜK DOĞU UYANMALI, İNSANLIK DA UYANMALI.