Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Tesisin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, 54'ü baraj ve gölet, 109'u sulama tesisi, 18'i içme suyu tesisi, 11'i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri, 371'i taşkın kontrol tesisi olmak üzere 563 yeni tesisin ülke, millet ve şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, bir milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açacaklarını söyleyen Erdoğan, "Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp arıtıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar araziyi de taşkının yol açtığı zararlardan koruyacağız." ifadelerini kullandı.
Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetleri kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescilini yaptıklarını belirten Erdoğan, "Tamamladığımız bu tesisler, günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak." dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, yüklenici firmalar ve proje aşamasından inşaat sürecine açılışı gerçekleşecek 563 tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şunu ifade etmek isterim, hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan, alimlerimizin, ariflerimizin, gönül erlerimizin, ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar, her veçhesiyle bir su medeniyetidir. Burası bin yıl önce dergahlarını su kıyılarına kurarak, kalplere ve zihinlere iyilik tohumları eken Diyar-ı Rum'u adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur. İnancına dört elle sarılan ve 'Su gibi aziz ol' diye dua eden bu milletin ruh köklerinde su, temizliğin, saflığın, güzellik ve bereketin simgesidir.
'Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider' diye sorulunca 'Su' cevabını veren Peygamber Efendimiz, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin, onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş, güzel ve tatlı suyu insanlara takdim etmenin Allah katında mükafatla karşılık bulacağını müjdelemiştir. Bizler, öyle bir su medeniyetinin mensuplarıyız ki ecdadımız, Allah'ın rızasından başka hiçbir çıkar gözetmemek anlamına gelen 'Fi sebilillah' kavramını kısaltıp, çeşmelerine 'sebil' ismini vermiştir. Kuşların bile unutulmadığı bu sebiller, bizim nice zamanlar ruhumuzun yüksek seciyemizin, şefkat ve merhametimizin ete, kemiğe büründüğü eserlerdir."

"Su, ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir"
Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek'in suyun mana ve mahiyetini, "Su duadır, yakarış, ayna, berraklık, saffet; Onu madeni gökte altınlar gibi sarf et." sözleriyle mısralara döktüğünü aktaran Erdoğan, "Su vakıflarını, su sebillerini, bir sadaka-i cariye olarak gören ecdat, hastalarını bile su sesiyle tedavi etmiştir. Çeşmeleriyle, hayratlarıyla, şadırvanlarıyla ve su yollarıyla atalarımız, adeta sıfırdan bir ümran inşa etmiştir." dedi.
Su saatleri, su terazileri ve su kemerlerinin birer sanat ve mühendislik şaheseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bilhassa medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın, en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor.
Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5'i tatlı sulardan oluşuyor. 1960'da 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşı aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi, Dünya Su Kalkınma Raporu'na göre 2050'de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi, en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz."

"Yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz"
Erdoğan, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine birçok sorunla mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece geçen sene 2 bin 334 orman yangınına müdahale ettiklerini, bu yangınlarda 81 bin hektar ormanlık alanın etkilendiğini söyledi.
Yangınlara karşı hazırlıkları en hızlı şekilde yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119'a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımız, 1953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz." diye konuştu.

"Gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmalıyız"
Erdoğan, Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu söyledi.
Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye'de bu rakamın yıllık 574 milimetre olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz."

Sıfır Atık Hareketi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen Sıfır Atık Hareketi'nin 9 seneyi geride bıraktığını dile getirdi.
Sıfır Atık Hareketi'yle 90 milyon ton atığı geri kazandıklarını, ülke ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptıklarını anlatan Erdoğan, geri kazanım oranını 2035'te yüzde 60, 2053'te yüzde 70 seviyesine yükselteceklerini aktardı.

"378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı ve cansız tüm varlıkları eskilerin tabiriyle "cümle tekevvünatı" Allah'ın emaneti olarak gördüklerini vurguladı.
Bu emaneti en güzel şekilde daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda özellikle su yatırımlarını zirveye çıkardıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:
"Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002'den bugüne 805 baraj, 522 gölet ve bent, 1890 sulama tesisi, 365 toplulaştırma projesi, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santralini, 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan 10 bin 984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 20 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasitesine ulaştık."

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA
"Taş üstüne taş koyanlardan olduk"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026'ya yağışların bereketiyle girdiklerini, barajların dolduğunu, su kaynaklarının yenilendiğini söyledi.
Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerin bu yıl yüzünün güldüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"İnşallah, umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek isterim; İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise Hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden, beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil, bir yolunu bulup iş yapanlardan, taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz."

Törenden notlar
Törene, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Hayati Yazıcı, eski Tarım ve Orman bakanları Mehdi Eker, Veysel Eroğlu ve Bekir Pakdemirli de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından, dolgu hacmi açısından Türkiye'nin en büyük 10'uncu ve ülke ekonomisine yılda 14 milyar lira katkıda bulunacak olan Adıyaman Çetintepe Barajı ile Hatay Karasu Regülatörü ve Derivasyon Kanalı ile Muğla Girme Barajı'nın açılışı canlı bağlantılarla gerçekleştirildi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcı Ahmet İshak Demir'in yaptığı duanın ardından 563 tesisin açılışı yapıldı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 18 Nisan 1850’de Kudüs’te yaşanan su sıkıntısının çözümünün ardından Kudüs'te sakin ulema, muhaddis, meclis azaları, seyyidler, ileri gelenler ve bütün halk tarafından Osmanlı Padişahı Abdülmecid'e takdim edilen teşekkür mektubunun replikasını takdim etti.