İnsan, çoğu zaman unutur…
Gücün kimde olduğunu,
hesabın kime verileceğini,
ve en önemlisi;
kimin tarafında durması gerektiğini…
Oysa hayat dediğimiz bu kısa yolculukta tarafsızlık yoktur.
Ya hakikatin safında olursun,
ya da sessizliğinle zulmün ortağı…
Bugün dünya, mazlumların sessiz çığlıklarıyla dolu.
Bir annenin evladına sarılıp ağladığı o an,
bir çocuğun korkuyla göğe baktığı o saniye,
bir milletin yok sayıldığı o karanlık zaman…
Hepsinin üstünde tek bir hakikat yükseliyor:
Zalime hasım olan bir Allah var.
Ve işte insanın bütün dengesi burada başlıyor…
Çünkü bilmek başka, inanmak başka, yaşamak bambaşka.
Biz çoğu zaman Allah’ı sadece “affeden”, “merhamet eden” yönüyle anıyoruz.
Oysa O; aynı zamanda hesap sorandır.
Mazlumun gözyaşını yerde bırakmayan,
zalimden mutlaka hesap alandır.
Unutulan hakikat tam da burada başlıyor…
Zulüm karşısında susan,
adaleti geciktiren,
hakkı eğip büken herkes;
farkında olmadan o terazinin diğer kefesine ağırlık koyar.
Çünkü Allah sadece merhametiyle değil,
adaletiyle de tecelli eder.
Bu yazı sadece korkutmak için değil …
Bir de müjde tarafı var.
Çünkü O,
mümine hami olandır.
Yani yalnız değilsin…
Bir köşede sessizce dua eden,
kimse görmeden iyilik yapan,
kalbinde imanla ayakta durmaya çalışan herkes için
görünmeyen bir sahipleniş vardır.
İşte o yüzden bazı insanlar yıkılmaz…
Çünkü dayandıkları yer dünya değildir.
Bugün en büyük kaybımız ne biliyor musunuz?
Gücü yanlış yerde aramak…
İnsanda, makamda, parada, sistemde…
Oysa güç;
bir mazlumun duasında,
bir yetimin gözyaşında,
bir müminin secdesinde saklıdır.
Ve o dua,
o gözyaşı,
o secde…
gün gelir bütün dengeleri değiştirir.
Bu çağın en büyük imtihanı;
zulme alışmak.
Görüp susmak,
bilip konuşmamak,
hissedip harekete geçmemek…
İşte asıl çöküş burada başlıyor.
O yüzden bu yazı bir çağrıdır:
Tarafını belli et.
Zalimin karşısında dur,
mazlumun yanında saf tut,
hakkın yükünü omuzla…
Çünkü bu dünya, tarafsızların değil,
bedel ödeyenlerin dünyasıdır.
Ve unutma…
Allah, zalime hasımdır.
Ama mümine… her daim hamidir.
Yeter ki sen,
doğru tarafta kalmayı seç.
01.04.2026
Hasan Günay