KIZILELMA'YA GİDEN YOL
MAKALE
Paylaş
03.02.2026 13:12
463 okunma
Hasan Günay

Bir tankın üstünde, kuzey Suriye’de ilerleyen bir askere soruluyor:

“Nereye gidiyorsunuz?”

Cevap kısa, sarsıcı ve yüzyılların içinden geliyor:

“Kızılelma’ya…”

 

Belki de son yüz yılda duyduğumuz en anlamlı cümleydi bu.

Çünkü bu söz, 1683 Viyana bozgunundan sonra ilk kez bu milletin yeniden kendi kodlarına döndüğünün işaretiydi.

Sadece bir asker cevabı değildi; bir hafıza dirilişi, bir istikamet ilanıydı.

 

Bugün masa başında oturup devleti, milleti, tarihi hoyratça eleştirenler var.

Her aksaklığı inkâr sebebi, her eksiği yıkım delili sayanlar…

Oysa gözden kaçırılan büyük bir hakikat var:

 

Bu millet son 100–150 yıldır sadece yol yapmadı.

İnsanı tamir etti.

Kimliğini, özgüvenini, hafızasını onarmaya çalıştı.

 

Bir yandan savaşlardan çıkmış,

Bir yandan darbelerle boğuşmuş,

Bir yandan inancından, dilinden, tarihinden koparılmak istenmiş bir toplumdan söz ediyoruz.

Bu, sıradan bir toparlanma süreci değildir; bu, medeniyet enkazından yeniden doğrulma çabasıdır.

 

Daha 50 yıl önce, Kıbrıs Barış Harekâtı’na giderken çıkarma gemisi olmayan bir devlettik.

Bugün kendi İHA’sını, SİHA’sını, gemisini, tankını, uydusunu yapan bir noktadaysak;

Bu, tesadüf değil, ısrarlı bir dirilişin sonucudur.

 

Elbette eksiklerimiz var.

Elbette yanlışlarımız, gecikmelerimiz, bedellerimiz oldu.

Ama tarih bilmeyenlerin yaptığı gibi, bugünü koparıp yargılamak, bu millete haksızlıktır.

 

Asıl mesele şudur:

Bu yürüyüş birilerinin hoşuna gitmiyor.

 

Çünkü kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye,

Kendi kararını veren bir devlet,

Kendi istikametini tayin eden bir millet;

Yüzyıllardır bu coğrafyada kurulan planları bozar.

 

O yüzden neslimizi hafızasız,

Gençliğimizi ümitsiz,

Toplumumuzu birbirine düşman etmek için her yol deneniyor.

Kimi zaman algıyla, kimi zaman konforla, kimi zaman umutsuzlukla…

 

Ama unuttukları bir şey var:

Bu millet ne zaman köklerine dönerse,

Ne zaman Kızılelma’yı hatırlarsa,

Ne zaman devlet olmanın sabır, millet olmanın fedakârlık istediğini kavrarsa;

İşte o zaman tarih yeniden yürümeye başlar.

 

Bugün yapılması gereken;

Yersiz övgüler değil, kör eleştiriler de değil.

Adaletli bir muhasebe, sahici bir özgüven ve diri bir hafıza…

 

Kızılelma bir hayal değil;

Yön duygusudur.

Ve bu millet, uzun bir aradan sonra yeniden yönünü bulmuştur.

 

Allah bu millete feraset,

Bu devlete dirayet,

Bu nesle de köklerini unutmayan bir bilinç nasip etsin.

 

03.02.2026

Hasan Günay

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya