Yağmuru görünce, psikolojik olarak su sorunu bitti algısına kapılmış olmalıyız ki, bir anda Bodrum’da artarak devam eden ve yakın gelecekte tersine göçleri tetikleyecek olan su krizi, bir anda gündemden düşüverdi. O havada uçuşan projeler nerede, hangi aşamada? Kamuoyuna niçin bilgilendirme yapılmıyor?
Doğrudur, yağmurlar yağıyor çok şükür. Lakin bunun barajlardaki su seviyesine katkısı yıl boyunca yüzde yirmiyi geçmeyecektir. O halde bıkmadan, usanmadan çözüm arayışları devam etmelidir. “Bodrum Su Platformu” oluşturup, sürece STK’lar da dahil edilmelidir.
Arena Haber’in YouTube kanalında da altını çizerek açıkladığım gibi jeoloji Yük. Müh. Dr. Eşref Atabey’in de yazdığı gibi;
Gökçeeler, Bozalan, Gökpınar, Kayaderesi barajları planlamalarına ilaveten tüm derelere 4 değil 10 baraj daha inşa edilse, ayrıca Ekinanbarı suyu hatta deniz suyu da arıtılsa bile
• Mevcut yeraltı ve yerüstü rezervuarlardan kömür santrallerine su tahsisi yapıldığı müddetçe,
• Vahşi ve çarpık betonlaşmaya, dolayısıyla nüfus artışına (keyfi göç), dur denilmedikçe
• %47 olan kayıp-kaçak önlenmedikçe,
• Kısa, orta ve uzun vadeli acil eylem planları ve bütüncül stratejik plan kapsamında, koruma-kullanma dengesi gözetilmediği müddetçe,
Bodrum’un su ihtiyacı hiçbir zaman karşılanamayacaktır. Kriz artarak büyüyecektir.
Kalıcı çözümler için bir yerlerden başlanmalı, değil mi?
Bu durumda uzun vadeli çözüm için elimizde tek seçenek kalıyor. O da, Batı Akdeniz Havzası’nın hakkı olan Dalaman Çayı’ndan Muğla için su tahsisi almaktır.
Her ne kadar 4 Haziran 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile Aydın’ın (Büyük Menderes Havzası) Dalaman Çayı’ndan su hakkı doğsa da Muğla’nın turizme, tarıma ve ülke ekonomisine katkıları bağlamında hazırlanacak çok yönlü bir dosya ile devletin kapısı tekrar çalınmalı ve Dalaman Suyu’nda ısrarcı olunmalıdır. Zira Menteşe, Milas, Datça, Yatağan ve özellikle Bodrum’un başka çıkış yolu yoktur. Üstelik öncelik suyun aktığı havzaya ait olmalıdır.
Teknik raporlar ve iletişim becerileri ne kadar üst düzey ve noksansız olsa da, bu süreç siyaseten de iktidarı ve muhalefetiyle birlikte yerelde eşgüdüm ve uyum içinde yürütülmedikçe, Dalaman Çayı Aydın’a akarken, biz uzaktan bakacağız.
Tekrar ediyorum; devreye girmesi düşülen veya planlanan kısa ve orta vadeli önlemlerin içinde “yağmur suyu hasadı” pek dillendirilmiyor. Nedendir anlamış değilim. Halbuki orta vadede hayata geçirilmesi gereken ve boşa akıp giden önemli bir kaynağı göz ardı edemeyiz.
Tekrar ediyorum. Ne yaparsanız yapın, Dalaman Çayı’ndan tahsis almadığımız müddetçe Bodrum susuz kalmaya mahkûmdur, bu böyle biline, vesselam.
7.01.2026
AHMET KARATAŞ