İran, Sünni bir devletken 1501’de Safevi Devleti’ni kuran Şah İsmail tarafından Şiileştirildi. 18. yüzyılın ilk yarısında İran’da yönetimi ele geçiren Nadir Şah, İran’ın geleneksel dini anlayışını değiştirecek bir siyaset izledi. İran’daki dini uygulamaların bazılarını değiştirip Sünnilerle diyalog kurmaya çalıştı. Caferiliğin, Sünni dünya tarafından beşinci mezhep olarak tanınmasına çalıştı. İlk defa Sünni ve Şii ulema bir araya gelip mezhep meselelerini tartıştılar ve bir diyalog kapısı açıldı. 1747’de Nadir Şah’ın öldürülmesiyle bu kapı tekrar kapandı
18. yüzyılın başlarında İran'da Safevi hâkimiyeti sallanmaya başladı. Safevi Devleti'nin içinde bulunduğu durumdan istifade eden Ruslar birçok yeri işgal edince, Osmanlılar Rusların İran'ın içlerine gireceklerinden korktular. 1723'te Osmanlı ordusu üç koldan İran'a girip büyük fütuhatta bulundu. Yavuz ve Kanuni zamanlarında bile bu kadar büyük başarı elde edilememişti. Ancak Safevilere yardıma gelen Avşarların reisi Nadir Şah, Osmanlıların fethettikleri yerleri geri aldı.
1736 yılında savaşlara son vermek için yapılan sulh görüşmelerinde ise siyasi hadiselerin yanı sıra o zamana kadar İran'la yapılan antlaşma müzakerelerinde hiç gündeme gelmemiş olan dini meseleler görüşüldü. Bu konuda İsmail Aka, İlker Külbige, Ersin Kırca, Abdurrahman Ateş, Saim Arı ve Hamit Algar'ın araştırmaları vardır.

Nadir Şah
DİNİ ANLAYIŞ DEĞİŞTİ
İran, Akkoyunlular zamanında Sünni bir devletti. 1501'de Şah İsmail tarafından Safevi Devleti'nin kurulmasına kadar küçük mahalli beylikler tarafından temsil edilen Şiilik, Safeviler ile birlikte zaman içerisinde İran'ın resmi mezhebi hâline geldi. Şiiliğe geçmeyen bölgelerde katliamlar yapıldı. Bağdat, Yezd ve Horasan gibi yerlerde kadın-çocuk denilmeden on binlerce insan öldürüldü. Şii ezanı tesis edildi, ilk üç halifeye ve Hz. Ayşe'ye lanet okunmaya başlandı.
Osmanlılar, bu yüzden İran'la yapılan antlaşmalara "teberailiğin men"ni koydurmaya çalıştılar. Teberrailiğin meni, İran'daki dini mekânlarda Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ayşe ile sahabeye kötü laf söylenmesinin engellenmesidir.