Komşularını Vurmak Uzun Vadede İran’a Zarar Verecek
Arap kamuoyu gibi Türkiye’de de bu saldırı birinci gündem maddesi. Gazze’yi yok eden, Lübnan’ı yakıp yıkan, Suriye’ye, Katar’a saldıran İsrail’in ABD ile birlikte İran’a saldırmasını kınarken, İran’ın tüm bölge ülkelerine füzeler göndermesi bir anda tartışmayı başka bir boyuta taşıdı.
Türkiye, Katar, Umman savaşın çıkmaması için en çok çaba harcayan ülkelerken, Suudi Arabistan ABD’ye saldırı yapmaması için baskı yaparken, İran’ın bu ülkelere füze atması büyük çelişkiler yarattı.
Türkiye kamuoyu iki füzenin ülke hava hasına girmesi sonrası İran’ın Suriye’de yaptıklarını, ülke içindeki istihbarat faaliyetlerini yeniden gündeme getirip şiddetle İran’ı eleştirmeye başladı.
İran belki Körfez ülkelerine füze atarak, petrol ve enerji arzını zora sokup kısa vadede ABD üzerinde bir baskı kurulmasını arzu etmiş olabilir, ancak uzun vadede bu kararından zararlı çıkacaktır. İslam ülkelerinin kamuoyları, politika yapıcıları ve kanaat önderleri İran’ın bu misillemelerini unutmayacaktır.
Birçok devlet uzun vadede İran’ı ülkelerine saldırmayı göze alan bir komşu, bir bölge ülkesi olarak kodlayacak ve ona göre yeni güvenlik mimarisini şekillendirecek.
Türkiye’nin Öfkesi
Türkiye Cumhurbaşkanı, Dış İşleri ve Savunma Bakanı düzeyinde bu savaşı İsrail’in kışkırttığını, hukuki zeminin olmadığını dile getirmişken, İran’dan atılan füzeler karşısında oldukça öfkelendi.
Yalnız kalan İran taraftar toplaması gerekirken, Azerbaycan, Türkiye, Irak gibi sınır komşularını vurarak yalnızlığını derinleştiriyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı, Dış İşleri, Savunma Bakanları ve istihbarat başkanları kapalı kapılar ardında İran’a oldukça sert tepkiler verdi. Azerbaycan başta, Körfez ülkelerine yapılan misilleme saldırılarının bölgedeki birçok dengeyi alt üst edeceğini söyledi ve durmasını istedi.
Gelin görün ki İran hem Türkiye ve Azerbaycan’a yaptığı füze atışlarını kabul etmedi hem de Türkiye’ye ikinci füzeyi attı.
Güvenlik bürokrasisi bu saldırılar sonrasında NATO ile görüşerek hem ülkede daha fazla hava savuma sistemleri konuşlandırdı hem de kendi hava savunma araçlarını arttırdı.
Yeni saldırılar olması halinde sınırlı cevap verilmesini savunanlar olsa da devletteki genel kanaat diplomasi ile karşılık vermenin şu aşamada daha uygun olacağı yönünde. Bir provokasyon ihtimalini düşünmekle birlikte Türkiye’nin alacağı pozisyon biraz da İran’ın bundan sonraki tavrına bağlı.