Güven, kelime anlamı olarak bir kişinin veya sistemin dürüstlüğüne, karekterine ve tutarlılığına olan inançtır.
Güven insan işbirliğinin temeli olup, toplumun en önemli değerlerinden biridir.
Hayatın her alanında,
Ekonomi, siyaset, sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri, dernekler, vakıflar, cemaatler, meslek odaları.
Devlet aygıtını temsilen yasama, yürutme ve yargı vs. tamamı güven esası üzerine hayat bulurlar ve gelişirler.
Hukuk düzeninin güvenli olması, mülkiyet hakları, can güvenliği, teşebbüs hürriyeti,
hür düşünce, din ve vicdan özgürlüğünün temelini oluşturur ve hakların koruyucu kalkanıdır.
Güven, dürüst, güvenilir, sözünü tutan, şahsına fayda sağlamasa bile destek veren insanlara duyulur. Birinin sözünün gereğini tekrar tekrar yerine getirmesi, o kişiye olan güveninimizi artırır. Bu durum bizede müsbet etki eder ve aynı eğilimde oluruz. Taraflardan biri güveni zedelerse, güven bir anda yıkılır. Güven nasıl kendini besliyorsa, Güvensizlikte kendini besler.
Uluslararası ilişkilerde de güven esastır. Şahıslara duyulan güven gibi, devletlerede güven duyarız veya duymayız.
Devlete güven noktasında güncel örnek, ABD ve İsrailin İran’a saldırısıdır. Hürmüz bogazında yaşananlar, bogazdaki. krizin NATO da güvensizliklere ve kırılmalara sebep olmadığını söyleyemeyiz.
NATO güvene dayalı bir ittifaktır. Gücünü ve caydırıcılığını bir üyesine yapılan saldırıya topyekun karşı koymasından almaktadır.
Trump, ABD nin bile olmayıp, Yahudi lobiler ve Netanyahu kışkırtması ile aldığı saldırı kararına NATO destek vermedi diye NATO üyesi ülkeleri ihanetle suçuyor.
NATO nun sözleşmesinde saldırgan üllkenin saldırısına destek yok.
Trump kendi döneminde ABD nin itibarının zirvesinde olduğunu iddia etsede; ABD batılı müttefikleri, Rusya, Çin ve diğer dünya devletleri nezdinde yalnızları oynuyor ve GÜVEN erezyononun zirvesini yaşıyor.
Yusuf Erkoç 23/05/2026