Ayrı dallarda kaldık, aynı kökü unutmayalım.
Bir ağacı ayakta tutan dalları değildir. Dalları besleyen kökleridir.
Bugün etrafımıza baktığımızda yıllar önce aynı ideal uğruna yola çıkmış insanların farklı alanlarda hizmet vermeye devam ettiğini görüyoruz. Kimisi vakıfta, kimisi dernekte, kimisi eğitim çalışmalarında, kimisi siyasette, kimisi ticarette, kimisi de sessizce köşesinde dua ve tecrübesiyle bu davanın yükünü taşımaya çalışıyor.
Aslında hepimiz aynı pınardan su içtik.
Aynı heyecanlarla yetiştik.
Aynı büyüklerin dizinin dibinde oturduk.
Aynı kitapları okuduk.
Aynı kürsülerde konuştuk.
Aynı sevinçleri ve aynı acıları yaşadık.
Bir zamanlar aynı hedefe yürüyen insanların oluşturduğu o güçlü ruh, birçok gencin hayatına yön verdi. Anadolu'nun dört bir yanında nice fedakârlıklar yapıldı. Kimi evini açtı, kimi cebindekini paylaştı, kimi ömrünü eğitim çalışmalarına vakfetti.
Bugün o günleri yaşayanların saçları ağarmış durumda. Fakat o günlerin idealleri hâlâ genç.
Yıllar içinde yollar çoğaldı, kurumlar çoğaldı, isimler çoğaldı. Ancak ne yazık ki ortak hareket etme kabiliyetimiz aynı ölçüde büyümedi.
Bugün aynı geçmişe sahip insanların birbirlerinin çalışmalarından habersiz yaşadığına şahit oluyoruz.
Aynı şehirde yaşayanlar birbirini tanımıyor.
Aynı idealleri paylaşanlar farklı masalarda oturuyor.
Aynı davaya gönül verenler bazen birbirlerini rakip gibi görebiliyor.
Oysa rakibimiz birbirimiz değiliz.
Asıl rakibimiz cehalettir.
Asıl rakibimiz ahlâkî çözülmedir.
Asıl rakibimiz gençliğin kimlik bunalımıdır.
Asıl rakibimiz toplumu kuşatan değer erozyonudur.
Bütün bunlar karşısında dağınık duran güçlerin etkili olması kolay değildir.
Kur'an-ı Kerim'in emri son derece açıktır:
"Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın, ayrılığa düşmeyin."
Bu çağrı sadece bireylere değil, topluluklara da yapılmıştır.
Birlik olmak herkesin aynı kurum altında toplanması demek değildir.
Birlik olmak aynı düşünmek de değildir.
Birlik olmak; ortak hedeflerde buluşabilmektir.
Birbirinin başarısına sevinmektir.
Birbirinin eksikliğini tamamlamaktır.
Birbirinin yükünü hafifletmektir.
Bugün kimsenin kurumunu kapatmasına gerek yoktur.
Kimsenin kimliğinden vazgeçmesine gerek yoktur.
Kimsenin geçmişini inkâr etmesine gerek yoktur.
İhtiyaç olan şey üst bir gönül birlikteliğidir.
Belki yılda birkaç defa yapılacak ortak istişare toplantılarıdır.
Belki ortak gençlik projeleridir.
Belki ortak eğitim faaliyetleridir.
Belki sadece birbirimizi yeniden tanımaya başlamaktır.
Çünkü önümüzdeki dönemin yükü ağırdır.
Tek bir vakfın, tek bir derneğin, tek bir grubun bu yükü taşıması kolay görünmemektedir.
Fakat geçmişin tecrübesi ile gençlerin enerjisi buluşursa yeni bir ufuk açılabilir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni ayrılıklar değil yeni buluşmalardır.
Yeni tartışmalar değil yeni istişarelerdir.
Yeni kırgınlıklar değil yeni kardeşliklerdir.
Belki de artık "Benim kurumum" anlayışından "Bizim davamız" anlayışına geçmenin zamanı gelmiştir.
Geçmişin hatıralarını koruyarak...
Geçmişin kırgınlıklarını büyütmeden...
İsimleri değil değerleri öne çıkararak...
Kurumları değil ortak hedefleri merkeze alarak...
Aynı pınardan beslenen insanların yeniden birbirini bulmasının vakti gelmiştir.
Çünkü dağınık halde duran taşlar sadece taş olarak kalır.
Ama aynı hedef etrafında birleşen taşlar bir medeniyet inşa eder.
Ve unutmayalım:
Birlik olmak aynılaşmak değildir.
Birlik olmak, aynı istikamete yürüyebilmektir.
Belki de bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir teşkilat değil; yeniden birbirimizi hatırlamaktır.
Çünkü kök sağlam kaldığı sürece, dallar yeniden birbirine selam verebilir.
Allah'ım;
Kalplerimizi birleştir, gönüllerimizi birbirine ısındır. Bizi ayrılığın, kırgınlığın ve nefsî hesapların esiri kılma. Aynı davaya gönül vermiş insanlara birbirini anlamayı, dinlemeyi ve kardeşçe kucaklaşmayı nasip eyle.
Bize köklerimizi unutmadan yeni filizler verebilmeyi, farklı dallarda olsak da aynı hakikat ağacının mensupları olduğumuzu idrak edebilmeyi lütfet.
Birliğimizi kuvvet, muhabbetimizi bereket, istikametimizi hak ve adalet üzere eyle. Geçmişte emek veren büyüklerimize rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet ihsan eyle. Bizleri şahısların değil davanın, menfaatlerin değil hakikatin peşinden giden kullarından eyle.
Ülkemize, milletimize, Türk ve İslam âlemine birlik, dirlik ve kardeşlik nasip eyle. Gücümüzü ayrılıklarda değil, ortak hedeflerde toplamayı bizlere nasip eyle. Amin …
05.06.2026 / Hasan Günay