Dijital Putlar Çağında Mümin Kalabilmek
MAKALE
Paylaş
16.08.2026 23:26
855 okunma
Hüseyin Demir

Bu milletin sorunu yalnızca fakirlik değildir. Yalnızca siyaset değildir. Yalnızca eğitim sistemi değildir. Sorun daha derindedir: Bu milletin zihni dağıldı, kalbi yoruldu, iman gündem dışına itildi.

Bugün gençler ekranın ışığına bakarken aslında karanlığa alışıyor. Her gün yeni bir haber, yeni bir akım, yeni bir tartışma… Bilgi çoğalıyor ama idrak azalmaya devam ediyor. İnsanlar her şeyi görüyor fakat hiçbir şeyi hakkıyla anlayamıyor. Çünkü zihin sürekli parçalanıyor.

İnternet bir nimet olabilirdi. Lakin bugün çoğu insan için internet, özgürleştiren değil esir edenbir düzene dönüştü. Eskiden köle zincir taşırdı, şimdi köle bildirim taşıyor. Eskiden köle efendisine bakardı, şimdi köle ekranına bakıyor.

Bu çağın en büyük yanılgısı şudur:
“İnsan ne kadar çok şey bilirse o kadar aydınlanır.”

Hayır. İnsan ne kadar çok şey bilirse değil, ne kadar doğru düşünürse aydınlanır. Ne kadar Allah’ı hatırlarsa huzur bulur. Kur’an’ın hükmü açıktır:

“Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur.”
(Ra’d, 28)

Fakat biz kalbi zikre değil, akışı izlemeye alıştırdık.
Zikir yerine ekran kaydırıyoruz.
Tefekkür yerine kısa videolar izliyoruz.
İlim yerine gündem takip ediyoruz.

Sonra da “Bu gençler neden boş?” diye soruyoruz. Elbette boş olacak. Çünkü ruh, yanlış gıdayla doymaz.

Gençler bir yandan modern eğitim anlayışıyla Allah’tan kopuk bir başarıya şartlandırılıyor, diğer yandan sosyal medya üzerinden sınır tanımaz bir özgürlük anlayışına sürükleniyor. Evde ise anne-baba dağılmış durumda. Çünkü anne-babanın bile dikkati telefonun içinde.

Toplumun ortak dili artık şu cümlede özetleniyor:
“Dünya bir kere yaşanır.”

Bu sadece bir söz değil; ahireti unutturan bir inanç bozukluğudur. Mümin bilir ki dünya keyif yeri değil, imtihan yeridir. Asıl hayat ölümden sonradır. Kur’an buyurur:

“Her nefis ölümü tadacaktır.”
(Âl-i İmrân, 185)

Ama biz ölümü hatırlamıyoruz. Çünkü modern hayat ölümü saklıyor, ekran ise unutturuyor. İnsan ömrünü tüketiyor fakat fark etmiyor. Ömür bitince kabir geliyor. Kabir gelince internet çekmiyor.

Bugün laik eğitim anlayışı yalnızca müfredatı değil, insanın zihnini de şekillendiriyor. Çocuğa matematik öğretiyor ama hesabı hatırlatmıyor. Fizik öğretiyor ama kaderi konuşturmuyor. Coğrafya öğretiyor ama “Bu yolculuk nereye?” sorusunu sordurmuyor. Sonuçta diploma artıyor ama şahsiyet azalmaya devam ediyor.

Çünkü sistem çoğu zaman irfan sahibi insan değil; uyumlu tüketici istiyor. Oysa düşünen mümin rahatsız edicidir. Düşünen mümin sadece konuşmaz; sorumluluk alır. Sadece izleyici olmaz; şahit olur.

Kur’an şöyle buyurur:

“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.”
(Âl-i İmrân, 110)

Bu ayet övgü değil, görevdir. Hayırlı ümmet kötülüğe alışamaz. Fakat biz kötülüğe alışmayı “çağa ayak uydurmak” sandık.

Bugün modern dünyanın en büyük başarısı Müslümanı dinden çıkarmak değildir. Asıl başarı şudur: Müslümanı dine rağmen etkisiz hâle getirmek. Namaz var ama zulme karşı tavır zayıf. Oruç var ama harama karşı direnç kırık. Kur’an var ama hayat Kur’an’a göre şekillenmiyor.

Din parçalandı. İnsanlar âlimin kapısına gitmek yerine arama motorlarına gidiyor. Kısa videolarla, koparılmış cümlelerle din öğrenilmeye çalışılıyor. Böyle olunca din bir sistem olmaktan çıkıyor, bir alıntılar yığınına dönüşüyor. Müslüman iman taşımıyor; çoğu zaman algı taşıyor.

Hâlbuki iman algı değildir; iman hakikattir. İman insanı ayağa kaldıran ateştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur:

“Haya imandandır.”
(Buhârî, Müslim)

Bugün hayayı kaybettik. Haya gidince edep gitti. Edep gidince aile zayıfladı. Aile zayıflayınca nesil çözüldü. Nesil çözülünce toplumun omurgası kırıldı.

Bu mesele “gençler telefonla oynuyor” meselesi değildir. Bu mesele bir medeniyet meselesidir. Çünkü internet sadece zaman çalmıyor; şuur çalıyor. Sadece dikkat dağıtmıyor; hesap bilincini de eritiyor.

Peki kurtuluş var mı?

Elbette var. Mümin ümitsiz olmaz. Allah buyurur:

“Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler topluluğu ümit keser.”
(Yûsuf, 87)

Fakat kurtuluş sloganla gelmez. Kuru hamasetle gelmez. Sosyal medya öfkesiyle gelmez.

Kurtuluşun adı şudur:
Erdemli fikir, sahih iman, diri idrak ve aksiyon.

Bugünün putları heykel değildir. Bugünün putu ekrandır. Bugünün putu trenddir. Bugünün putu “ben”dir. Bugünün putu hazdır. Ve en tehlikelisi şudur: Bu putlar secde istemiyor; sadece vakit istiyor. İnsan vaktini verince ruhunu da veriyor.

O hâlde soruyu net soralım: Bu millet ne zaman düzelecek?

Bu millet çocuklarına “başarılı ol” demeyi bırakıp “adam ol” dediği gün düzelecek.
Bu millet “dünya ne der”i bırakıp “Allah ne der” dediği gün düzelecek.
Bu millet dinini bayramdan bayrama hatırlamayı bırakıp hayatın merkezine koyduğu gün düzelecek.

Çünkü hakikat şudur:

İman ekrana sığmaz.
İman trend olmaz.
İman gösteriş değildir.
İman bedel ister.

Ve bedel ödemeyen nesiller, bedel ödetenlerin kölesi olur.

Bu çağın Müslümanına düşen görev bellidir:
Zihni kurtarmak… Kalbi toparlamak… Ahlâkı diriltmek… Ve yeniden yürümek…

Çünkü bu ümmet yürümeyi unutursa, sadece geri kalmaz; silinir.

Selam ve dua ile.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya