İrademizi Kim Yönetiyor?
MAKALE
Paylaş
12.07.2026 16:54
1.150 okunma
Hüseyin Demir

Bir harita düşün: sınırları cetvelle çizilmiş, kalpleri ise paramparça. Bir coğrafya ki, toprağının altındaki zenginlikten çok, üstündeki iradenin zayıflığıyla konuşuluyor. Oysa mesele ne yalnızca toprak, ne yalnızca güç; mesele, karar verebilme kudretinin kimde olduğudur.

Bugün görünen çatışmalar, görünen sebeplerle açıklanamaz. Petrol, enerji, sınırlar… Bunlar yalnızca perdenin ön yüzüdür. Asıl kavga, iradenin merkezine kurulmuş görünmez kuşatma üzerinedir. Bir ümmet düşünün ki kendi kararını kendi veremiyor; düşüncesi parçalanmış, yönü dağıtılmış, aklı felç edilmiş. İşte en büyük kayıp burada başlar.

Bir başka cephede ise daha derin bir tuzak işliyor: Uzayan çatışmalar, bitmeyen gerilimler… Kardeşin kardeşe yabancılaştırıldığı, komşunun komşuya şüpheyle baktığı bir düzen kuruluyor. Çünkü dağılmış bir irade, en kolay yönetilen iradedir. Sürekli kavga eden bir coğrafya, kendine ait bir gelecek inşa edemez. Kendi içinde tükenen, dışarıdan şekillendirilmeye mahkûm olur.

Ve bir sessizlik var… Kimi zaman yanlış anlaşılmış bir suskunluk. Oysa bu, her zaman acziyet değildir. Bazen fırtına öncesi bir derinliktir bu. Ama bu derinlik, eğer bir uyanışa dönüşmezse, sadece gecikmiş bir çöküşün habercisi olur. Çünkü suskunluk, eylemle tamamlanmadığında anlamını yitirir.

Burada ihtiyaç duyulan şey, sadece siyasal bir birlik değildir. Daha köklü, daha derin bir diriliş gereklidir. Kalplerin birliği olmadan sınırların birliği bir hayaldir. İnancın özüyle yeniden buluşmadan, stratejik hesaplar sadece geçici çözümler üretir.

Hakikat şudur: Gerçek güç, silahların çokluğunda değil; adaletle kurulan bir düzeni sürdürebilme iradesindedir. Bu irade ise ancak tevhid bilinciyle doğar. Tevhid, yalnızca bir inanç ilkesi değil; aynı zamanda parçalanmış olanı birleştiren, dağılmış olanı toplayan bir medeniyet fikridir.

Bugün ihtiyaç olan şey, yeniden düşünmektir. Kendini, tarihini, sorumluluğunu yeniden idrak etmektir. Korkularla değil, hikmetle hareket eden bir akıl; tepkilerle değil, ilkeyle yürüyen bir irade inşa etmektir. Çünkü dağınık zihinler, başkalarının projelerine malzeme olur.

Uyanış, dışarıdan gelmeyecek. Ne bir güç ithal edilecek, ne de bir kurtarıcı beklenmelidir. Uyanış, içeriden doğacak. Her bir ferdin kendi kalbinde başlatacağı bir dirilişle… Sonra bu diriliş, halkalar halinde genişleyecek; aklı, ahlakı ve siyaseti yeniden inşa edecektir.

Ve o zaman haritalar değişmese bile, anlamları değişecek. Sınırlar aynı kalsa bile, yönler farklılaşacak. Çünkü asıl değişim, coğrafyada değil; bilinçtedir.

Unutulmamalıdır: Parçalanmış bir ümmetin en büyük kaybı toprak değildir. En büyük kayıp, kendi hakikatini unutmasıdır. Ve en büyük kurtuluş, onu yeniden hatırlamasıdır.

Selam ve dua ile.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya