ARZ-I MEV’UD’UN VARİSİ MÜSLÜMANLARDIR!
MAKALE
Paylaş
26.02.2026 12:33
390 okunma
Aydın Bolat

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Hristiyan Siyonist Papaz Mike Huckabee’nin Amerikalı gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajdaki sözleri:

“İsrail Nil’den Fırat’a kadar Tanrının vadiyle hak sahibidir, hepsini alsa sorun olmaz. İsrail’in Ortadoğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurması kabul edilebilir bir durumdur. Bu İsrail’in Tevrat’a dayalı hakkıdır.”

Bu bir gaf, pot kırmak, çam devirmek, patavatsız söylenmiş bir söz ya da sürçi lisan değildir. Bu bir inanç, vizyon ve çarpık zihniyetin beyanıdır. Bu açık olarak yayılmacı, sömürgeci, emperyalist, Siyonist, stratejik ideolojinin ilanıdır.

Bu Büyükelçi Huckabee’nin ABD halkı adına değil İsrail hükümeti adına hareket ettiğini gösterir. Büyükelçiler şahsi kanaat, fikir açıklayamazlar. Bu sözler ABD’nin resmi görüşünü temsil eder. Direkt olarak ABD Başkanı Trump ve hükümetini bağlar.

Trump ve Beyaz Saray susuyor!

Bu açıklama:

Emperyalist Siyonist stratejiye, Tevrat’a dayalı “Büyük İsrail” ütopyasına psikolojik zemin hazırlama girişimidir.

Vadedilmiş Topraklar” teolojik aldatmasına ABD’nin ortak olduğu ve destek verdiğinin itirafıdır.

Nil’den Fırat’a kadar çizilen ütopik haritadaki ülkeler Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin/Gazze, Suriye, Lübnan, Kuveyt, İran, Irak ve Türkiye’ye jeopolitik olarak toprak bütünlüğü ve sınırlarına apaçık bir tehdittir.

Aynı zamanda ABD’nin Gazze’deki İsrail soykırımına ortaklık yaptığının kanıtıdır. Sessiz kalınamaz, göz yumulamaz, susulamaz! Değilse bu hal İsrail’in işgal girişimlerine davetiye olur. Mutlaka en sert karşılık verilmelidir. ABD, İsrail ve BM nezdinde net itirazla, diplomatik en sert tepki verilmelidir. Değilse yarın söz hak olur, fiili işgale dönüşür. Münferit tepkiler ve kınama yetmez.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülke ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını kınadı. TC. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin, Suriye, Lübnan, Kuveyt, Katar, Umman, Bahreyn, BAE, Endonezya, Pakistan Dışişleri bakanları ile İslam İş birliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İş birliği Konseyi (KİK) sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayınladı. Açıklamada; Huckabee’nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve BM şartının açık ihlali olduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği bildirildi. Bu ifadelerin Başkan Trump’ın ortaya koyduğu vizyonla, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sona erdirmek için “Barış Planı” ile doğrudan çeliştiği vurgulandı. Bu nevi açıklamaların barış hedeflerini baltaladığı, gerilimleri körüklediği, kışkırtma niteliğinde olduğu belirtildi.

“Bakanlar ve genel sekreterler; Arap devletlerinin egemenliğine her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiklerini, Filistin topraklarında işgal ve yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ve parçalama girişimlerini kesin olarak reddettiklerini yinelediler.”

Bu kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu. Doğru, evet ama yetmez. Bu ortak bildiri ile kınamanın ötesinde Türkiye ne yapmalıdır?

TBMM tüm partilerin katılımı ile ABD ve İsrail’i uyaran ortak bir açıklama yapılabilir.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dışişlerine çağırılarak ABD hükümeti ve Başkan Trump’ı da bağlayan bu sözleri için açıklama istenebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “dostu Trump” ile doğrudan görüşerek ya da mektupla bu büyükelçiye karşı gerekeni yapması talep edilebilir.

Türkiye’nin aralarında bulunduğu 14 İslam ülkesinin ortak kınama açıklamasına ilaveten söz konusu Büyükelçinin derhal geri çekilmesi ve cezalandırılması istenebilir. Değilse “Barış Kurulu” ve diğer anlaşmalara uymayacakları ve toplantılara katılmayacakları bildirilebilir.

Toprakları küstahça tehdit edilen ülkeler tarafından uluslararası yasal süreçlere başvurularak cezalandırılabilir ve bu ülkelere giriş yasağı getirilebilir.

Hz. İbrahim’den Hz. Musa’ya kadar Kuran-ı Kerim’de yer alan kıssalarda bereketli kılınmış diyarlar, Allah’ın vadettiği kutsal topraklar; Allah’a isyan etmiş ve defalarca lanetlenmiş Yahudiler/İsrailoğulları, belli ırkçı kavimler değil; salihata iman eden, salih kullara ve ümmetlere miras bırakılmıştır. Yani Müslümanlar varis olmuştur.

“Yemin olsun ki Zikr’den(Tevrat’tan) sonra Zebur’da da yeryüzüne iyi kullarım (salih amel sahipleri) varis olacaktır. (Enbiya 21/105)

Muharref (tahrif edilmiş, bozulmuş) Tevrat’ta, çarpıtılan, değiştirilmiş vaatler emperyalist Siyonist ideolojinin stratejik teolojik hedefleri olarak bugünün işgal ve soykırım saldırılarının gerekçesi olarak gösterilmektedir.

Büyük İsrail” vizyonuna yani vadedilmiş topraklar hedefine tarihi ve manevi bir misyon üstlenmiş olarak bağlıyım.” Binyamin Netenyahu

Bu sakat zihniyet, bu temelsiz iddialar kabul edilemez. Arz-ı Mev’ud varsa eğer bu Müslümanlara ait Allah’ın vaadidir, lütfudur.

Ancak unutulmamalı ki;

Hayaller, ütopyalar kurulur, haritalar sınırlar önce sözle çizilir, zihinlerde büyütülür. Devletler topraklarını, egemenliklerini ve haklarını güçle ve kararlılıkla savunurlarsa ayakta kalabilirler.

                                                    

                                                                                                   26.02.2026/Aydın BOLAT

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya