İsrail ve Birleşik Krallık arasındaki siyasi ilişkiler kopma noktasında mı?
Birleşik Krallık'ın Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticareti kısıtlama kararı, İsrail'in siyasetinin rotasını değiştirmemesi halinde küresel çapta siyasi bir yalnızlığa sürüklenme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
ANALİZ
Paylaş
19.10.2026 13:42
2.186 okunma

İsviçre'deki Cenevre Uluslar Enstitüsünde Rektör Yardımcısı olan Dr. Blerim Mustafa, Birleşik Krallık'ın Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerine yönelik ticaret yasağı kararını ve iki ülke arasında tırmanan siyasi gerilimi AA Analiz için kaleme aldı.

***

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband, 8 Eylül 2026’da Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada, başta İsrailli gaspçıların Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği "etnik temizlik" olmak üzere çeşitli gerekçelerle, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan yasa dışı İsrail yerleşimleriyle yapılan ticareti kısıtlama kararı aldıklarını açıkladı. İsrail hükümetinin, Filistin halkının maruz kaldığı zorla yerinden edilme, istismar ve hak ihlallerine "göz yumduğunu" vurgulayan Miliband, İsrailli yerleşimcilerin bu eylemlerini sürdürdüğü cezasızlık ve adaletsizlik ortamını da sert bir dille kınadı.

Birleşik Krallık'ın ticaret yasağı ve uluslararası hukuki uzlaşı

Birleşik Krallık'ın ticaret yasağı kararı, eylül ayında pek çok Batılı ülkenin İsrail'in Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimleriyle ticari ilişkilerini kısıtlamaya yönelik siyasi adımlar attığı bir dönemde duyuruldu. Bununla birlikte, Nisan 2024'ten bu yana 20'ye yakın devletin Filistin'i resmen tanıması, hem iki devletli çözüme olan bağlılığı hem de bağımsız Filistin Devleti'ne yönelik artan uluslararası desteği gözler önüne serdi.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan İsrail yerleşimleri, Uluslararası Adalet Divanının 19 Temmuz 2024 tarihli Filistin hakkındaki Danışma Görüşü başta olmak üzere çeşitli kararlarla da sabit olduğu üzere yasa dışı kabul edilmektedir. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 49. maddesi, işgalci güçlerin işgal altındaki topraklarda demografik yapıyı değiştirecek herhangi bir girişimde bulunmasını açıkça yasaklamaktadır. Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin mevcudiyeti ve sürekli genişlemesi, BM ve üye devletlerin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu gibi ilgili kuruluşlar tarafından bugüne dek defalarca kınandı.

Birleşik Krallık'ın aldığı ticaret yasağı kararı İsrail'de sert bir karşılık buldu. İsrail hükümeti vakit kaybetmeden, işgal altındaki topraklar statüsünde bulunan Doğu Kudüs'teki İngiltere Başkonsolosluğunun 30 gün içinde kapatılması talimatını verdi. Bununla da yetinmeyen yönetim, ABD öncülüğündeki Uluslararası Gazze Destek Merkezi'nde görev yapan İngiliz personelinin çıkarılması, Filistin Yönetimi güvenlik güçlerinin eğitimine verilen İngiliz desteğinin sonlandırılması ve belirli İngiliz yetkililer ile vatandaşlarına ülkeye giriş yasağı getirilmesi gibi bir dizi ek misilleme adımını devreye soktu.

İsrail hükümetinin bu misilleme odaklı tutumuna karşın, Times of Israel başta olmak üzere pek çok İsrail basın kuruluşu dikkati çekici bir gelişmeyi gündeme taşıdı. Habere göre, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) Direktörü David Zini, Yerleşimler ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock ile yaptığı "hararetli" bir toplantıda, Filistinli toplulukları ve sivilleri doğrudan hedef alan saldırılardaki artışı dizginlemek amacıyla yerleşimci grupların "idari gözetim" altına alınmasını önerdi.

Ekim seçimleri öncesinde kritik bir mesaj

Bu tablo ışığında, İsrail ile Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilerin giderek zayıflaması, uluslararası alanda güçlenen siyasi bir mutabakata işaret ediyor. Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin varlığı ve yayılması, hem Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanmasını hem de İsrail-Filistin çatışmasının BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde barışçıl yollarla çözülme ihtimalini baltalıyor.

Tam da bu noktada, Avrupa’nın ticaret yasakları oldukça kritik bir döneme denk geliyor. Bu adımlar, 27 Ekim’de yapılması planlanan 2026 İsrail genel seçimleri öncesinde Tel Aviv yönetimine ve İsrail kamuoyuna, ülkenin siyasi rotasını değiştirmesi gerektiğine dair net bir mesaj veriyor. İsrail’in Londra’ya yönelik misillemeleri düşünüldüğünde, Birleşik Krallık’ın da aynı sertlikte karşılık vermesi gerektiği ileri sürülebilirdi. Ancak böyle bir hamle, mevcut İsrail hükümetinin elini güçlendirip, seçimler öncesinde artan uluslararası tepkilere karşı "ülkece kenetlenme" söylemiyle halk desteğini konsolide etmesi için hükümete son bir siyasi koz vermez miydi?

Birleşik Krallık'ın misillemeye misillemeyle karşılık verip vermemesi tartışması bir yana, İsrail bugün yasa dışı yerleşim politikaları yüzünden uluslararası arenada siyasi bir yalnızlığa sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya. Üstelik Şin-Bet Direktörü ile Bakan Strock arasındaki görüş ayrılığı, güvenlik bürokrasisi içinde mevcut hükümete karşı giderek büyüyen rahatsızlığın bir işareti olabilir.

Devletlerin Hak ve Görevlerine İlişkin 1933 Montevideo Sözleşmesi’nin de bize hatırlattığı gibi, işlevsel bir devletin varlığından söz edebilmek için her şeyden önce "sınırları belirli bir toprak parçasına" erişim şarttır. Gazze Şeridi'ndeki yıkımın boyutu ise bölgeyi tamamen yaşanamaz hale getirmiş durumda, Gazze'yi yeniden ayağa kaldırmak ve yaşam koşullarını normale döndürmek yıllar, hatta on yıllar sürecektir.

Mevcut şartlar altında Filistinliler için bağımsız bir devletin ayakta kalan ana merkezi Batı Şeria'dır. Burada Filistin egemenliği sağlanamadığı sürece Filistin, yalnızca kağıt üzerinde bir devlet olarak kalacaktır. Dört bir yana yayılmış yasa dışı yerleşimler ve ileri karakollar aracılığıyla Batı Şeria'nın adım adım ve fiilen ilhak edilmesi, Filistin Devleti'nin de sonu demektir. Ticaret yasakları sembolik açıdan anlamlı olsa da sahadaki acı gerçeklik, Filistin meselesinin ilkeli ve adil bir çözüme kavuşturulmasına dair tüm umutları tüketmektedir.

[Dr. Blerim Mustafa, İsviçre'deki Cenevre Uluslar Enstitüsünde Rektör Yardımcısıdır.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Muhabir: Muhammed Utku Asker

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya