Dördüncü Murad, içki, afyon, tütün gibi sağlığa zararlı maddeleri yasaklamıştı. İçenleri yakaladığı zaman gözünün yaşına bakmadan öldürtürdü. Musahiplerinden afyon tiryakisi olan Hekimbaşı Emir Çelebi’nin bu illete müptela olduğunu öğrenen sultan, önce hekiminin sakladığı afyonun tamamını kendisine yedirtmiş, ardından onunla bir satranç müsabakası yapmış, fazla uyuşturucu alan hekimbaşı ise satranç müsabakasının ardından afyonun tesiriyle ölmüştü
Hekimbaşı Emir Çelebi, Dördüncü Murad'ın hem hekimliğini hem de musahipliğini, yani sohbet arkadaşlığını yapıyordu. Hekimbaşının bu derece sultana yakın olması bazılarını rahatsız etmeye başlamıştı. Emir Çelebi'nin muhaliflerinin en büyük kozu ise hekimin afyon tiryakisi olmasıydı. Halbuki Dördüncü Murad içkiyi, tütünü ve afyon gibi uyuşturucu maddelerin kullanımını yasaklamıştı. Bu tür alışkanlıkları olanlar, en sert şekilde cezalandırılıyordu. Uğur Demir, sultanın afyon kullanan hekimbaşısını öldürtmesini bir yazısında anlatır.

Osmanlı hekimleri hastayı tedavi ediyor.
DEVLET RİCALİNİN ÇEKİŞMESİ
Emir Çelebi'nin sultana yakınlığını kıskananlar, bu yüzden hekimbaşına düşman olmuşlardı. Silahdar Ağası Mustafa Paşa, 1638'de Emir Çelebi'den bir tanıdığını hassa hekimleri arasına almasını rica etmesine rağmen, hekimbaşı "Bir kadro boşalsın, atayalım" diyerek silahdarın isteğini geçiştirmişti.
Dönemin en nüfuzlu kişilerinden Mustafa Paşa, bu yüzden Emir Çelebi'nin en amansız düşmanı oldu. Silahdarın, Emir Çelebi'ye muhalif olan gruba dâhil olmasıyla hekimbaşının düşman cephesi büyüdü.
Dördüncü Murad satranç oynamak için hekimbaşıyı çağırttığında silahdar ağa, "Behey padişahım, hekimbaşınız tiryaki afyonunu yemeden gelmez, ağzından kokusunu gidermek ile meşguldür" diyerek sultanı Emir Çelebi aleyhine kışkırtmaya çalışıyordu. Sultan, buna rağmen "Hayır, hekimbaşım afyon yemez, silahdar ağa yer" diyerek karşılık veriyordu. Ancak gün geçtikçe hekimbaşının hareketlerinde bazı anormallikler de görülmeye başladığından Dördüncü Murad hekiminden şüphelenmeye başladı.