Farklı Bir Rota İzledi Bakanın Uçağı
Fakat şimdi o güzergahda ya füzeler ya savaş uçakları uçuyor.
Bu nedenle Bakan ve heyetini taşıyan uçak Ankara’dan kalkıp Akdeniz üzerinde uçtu, oradan Mısır’a ve sonra Kızıldeniz üzerinden Suudi Arabistan topraklarına girdi.
Rotamızın doğu kısmında İsrail’e İran’dan atılan füzeler, İran’a doğru uçan savaş uçakları var. Rotanın güneydoğusunda ise meşhur Hürmüz boğazının girişini kapattığı Basra körfezinde ise yangın var: Körfez ülkeleri İran’ın misilleme saldırısı altında.
İşte Bakan Fidan’ın niyeti uçağı o yangın bölgesine götürmek Suudi Arabistan’ı, Katar’ı, BAE’yi ziyaret etmek… Bunun için bütün ülkeler uçağın takip edeceği özel hava koridorları oluşturdu ve uçak o koridorları takip etti.
Bakanın Konvoyu Üzerinden Geçen Roketler
Riyad’a inip otele geldikten kısa bir süre sonra yangın yerinin nasıl olduğunu gördük. Bakan Fidan’la birlikte otel lobisinde sohbet ederken birden telefonlarımızda daha önce duymadığımız bir alarm sesi çaldı ve sonra Arapça İngilizce bir mesaj düştü ekrana. “Bulunduğunuz yer tehdit altında güvenli bir yere gidin.” Otelde herkes sığınaklara giderken, görevliler Bakanın ve bizim de ısrarla sığınaklara inmemizi istedi ancak kimse inmedi.
Sanırım ilk defa o zaman patlama seslerini duyduk, bu sesleri iki gün boyunca duymaya devam edecektik. İşin tuhaf olan kısmı şuydu ki Hakan Fidan toplantı yerine giderken havada füzeleri görmüş ve sonra patlama seslerini duymuştu.
Toplantı yerinde 12 ülkenin dışişleri bakanları farklı odalarda ikili görüşmelere başlamıştı. Türkiye ve Pakistan bakanları karşılıklı görüşürken Hakan Fidan’ın ekibi İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin acil aradığını söyleyerek toplantıyı böldüler. Fidan cep telefonu kulağına götürürken dron saldırısına karşı atılan füzeler havadan geçiyor ve patlamalar duyuluyordu o esnada. Belki de dünyada eşine az rastlanır bir durumdu bu.
Fidan, telefonda Arakçi’ye şunları söyledi, “Beni telefonla arayıp bir yandan da tepemize füze atıyorsun, böyle mi hoş geldin diyorsun? Bari biz buradayken atmayın.”
O esnada karşısında oturan Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar eliyle gökyüzünü işaret edip, “Bir tanesi daha geçiyor.” diye katıldı telefon görüşmesine. İşin ilginç yanı Arakçi Hakan Fidan’dan tansiyonu düşürmesini, İran’a karşı sert açıklamalar yapılmamasını rica etmek için aramıştı. Fakat aynı zamanda füzeleri göndererek ne yapmak istediklerini anlayan olmadı.
Kısacası kimsenin tahmin edemeyeceği gariplikler yaşanıyordu 19 Mart 2026 tarihinde Riyad’da.