REKLAM ETMEYİN
MAKALE
Paylaş
08.06.2026 12:08
406 okunma
Tahsin Güngör

Reklamın iyisi kötüsü olmaz denir. Elhak doğrudur. Yani o cenahtan bakınca karşılığı olan bir cümledir.

Reklama takıntılı değilim ama taktığım doğrudur.

Nasıl takmam.

Malum bu dünya hayatı imtihan yeri.

İmtihanı imtihan yapan gerçeklerden biri de nefsimiz.

Üstelik Yaradan, insana üç kuvveyi sınırlandırmadan vermiş.

Kuvve-i akliye, kuvve-i şeheviye ve kuvve-i gadabiye.

Yani aklı, heva ve hevesi bir de öfkeyi.

Bunlar da nefsimizin tabiri caizse sinir uçları.

Daha önce reklamlar için kapitalizm ve emperyalizmin gayr-i meşru çocuğu olan marka kevaşesinin muhabbet tellalı olarak tanımlamıştık.

Ama asıl dikkati vermemiz gereken tarafı daha başka bu reklam denen illetin.

Reklamlar artık tanıtımın ötesine çoktan geçti.

Bir beşinci kol faaliyeti gibi toplumları ifsad etmenin bir aracı bir silahı haline geldi.

Durmadan insandaki bu üç kuvveye vuruyor da vuruyor.

Kadın bedeninin mahremiyetini teşhircilikle iğfal ederek kullanmak öylesine normalleşti ki reklamı edilen ürün ne olursa olsun eğer teşhire çıkarılan bir kadın bedeni yoksa reklamın içeriğinde, garipsenir hale geldi.

Sözüm ona tesettür kıyafetlerinin reklamları bile öyle.

Bedeni teşhir sadece çıplaklıkla olmuyor zaar. Giyinerek de oluyor.

Tesettürsüz kapalılık olduğu gibi...

Diğer taraftan her türlü yiyecek ve içecek reklamları.

Hedef kitlesi orta direk ve altındaki insanlar bile olsa ürünü öyle reklam ediyorlar ki sanki o ufacık şeyi alıp tüketince ya da kullanınca sınıf atlayıp bambaşka bir hayata geçiş yapacağız ya da geçemesek de onu kullandığımızda öyle(ymiş) gibi olacağız.

Üç kuruşa zenginlik satıyorlar sanki.

Bu ağır bombarduman altında helal ve haram kavramları da rahmetli Özay Gönlüm'ün "Çöz de al Mustafali" türküsünün hikayesindeki gibi "ister yaz ister yazma" noktasına gelmiş durumda.

Öyle ki marketlerdeki reyonlardan ambalajı açıp içinden birkaç parça yiyeceği alarak orada rahatlıkla yiyen ya da çantasına koyanları bu gözler bizzat gördü.

Bunu kendilerine hak görüyorlardı üstelik.

"Madem sen benim gözüme gözüme sokuyorsun, iştahımı kabartıyorsun alabilen var da ya alamayanlar ne yapar diye düşünmeden, bana da aşırmak haktır" diyor kendince fetvasını vererek.

Hak mıdır ? Elhak değildir.

Peki reyonlarına dizilen ürünlerin reklamını edenler masum mudur? Elhak o da değildir.

Zira bu dünyada herkes kendi imtihanını yaşar kendi küçük dünyasında.

En çok da gençleri hedef alıyor son dönemde reklamlar.

Haram olan ne varsa helal ve meşru gösteriliyor zımnen ya da alenen reklamlarda.

Reklamlar adeta gerçek hayattaki bazı mücadelelerine yönlendiren yön levhaları gibi kullanılıyor.

Burada özendirilip gerçek hayattaki ya da sosyal medyadaki mücadele alanlarına sempatizan olarak alıştırılıp hazırlanıyor.

Bu bahsi geçenler sadece aleni olarak yapılanlar ve çıplak gözle görülenler.

Bilinçaltını hedef alan mesajlarla dolu masum görünüşlü vampirlere hiç girmiyorum bile.

Zaten giremem de çünkü o apayrı bir ilim konusu. Bu konuda bildiğim; sadece reklamlar değil filmlerde, müzik videolarında hasılı tüm görsel ve işitsel ürünlerde hatta ekranlardan yayılan mavi ışıklarda bile bu subliminal mesajların verilebildiği yönünde. Gerisini siz düşünün...

Neyseki alkol gibi tütün ürünleri gibi bir kısım ürünlerin reklamı yasaklandı ancak karar mekanizmalarındaki siyasi erk bu konularda hassasiyet taşımayan, aksine "ne var canım bunda" noktasında birileri olduğunda bu kısıtlananlar da yeniden arzı endam etmeye namzet her daim.

Anayasada devlet, vatandaşı alkol gibi her türlü zararlı aışkanlıklara karşı korumakla görevlendirildiği halde bu alanda adımlar atılmaya çalışıldığında bile yer yerinden oynuyor hala.

Yakın zamana kadar Anayasanın bu amir hükmüne rağmen Anayasa Mahkemesi Başkanlığından Cumhurbaşkanlığı makamına getirilen şahıs, elinde kafasından büyük kadehlerle bu zararlı ve vatandaşın korunması gereken şeyi kafasına dikerek bununla mücadele etmeye çalışan siyasilere inat poz verirse kim takar Anayasayı...

Üzerine yemin ettiği ve uzun yıllar mahkeme başkanlığını yaptığı Anayasa'da alkole karşı halkı korumakla görevlendirilen kişi "halkla ilişkiler çalışması"nda halkı alkole teşvik ediyor ve bu halkın bir kısmı da onu "ama kırmızı ışıkta bekliyor" diyerek yere göğe sığdıramıyorsa......

O yapılan da bir reklam çalışmasıydı aslında.

Hoş buna "piar" (PR - public relationship - halkla ilişkiler) çalışması diyorlar da...

Sanırım reklamı yapılan "şahıs" olduğunda onları da herhangi bir ürün gibi "mal" yerine koymamak için bu ismi vermişler...

Biz de hala adamın reklamını yapıyoruz...

Reklam böyle bir şey işte. Güya sen yerdiğini düşünürken reklamını yaptırırlar sana.

Ben bu yüzden fikrimde ve önerimde ısrarcıyım.

Reklamlar yasaklanmalı.

Bu çarpık düzenin finans hortumları kesilmeli.

Yoksa devran değişmeyecek.

Ne bu pespaye diziler bitecek ne sabah kuşağı yayını denen rezaletler ne de sanal dünyadaki sözüm ona "fenomenler" ve "ekran ünlüleri" nin rezillikleri.

İnsanımız, ekran karşısında büyülenmiş bir halde bunları izlemeye ve bir daha asla geri gelmeyecek tek şey olan zamanını bu şekilde bir hiç uğruna katletmeye devam edecek. Üstüne üstlük onları takip ederek, bu zalimlere para kazandırıp finansmanını sağlayacak, .

Çocuklarımız ve gençlerimiz de nasıl üretebileceğini düşünmek yerine üretmeden tüketmenin yollarını keşfetmek için çabalamaya devam edecek ya da bunu becerdiğini sandıklarının, kayda geçirilerek reklam edilen birkaç dakikalık anlarını onların tüm hayatı gibi sanarak iç geçirecek ve öylece çürütecek kendini.

Ve böylece halk kendisine silah olarak dönen ne kadar fesat tohumu varsa onların gönüllü sponsoru olmaya devam edecek.

Kapitalizm de böyle alıcıları oldukça sürekli kendini yenileyerek bu gönüllü köleliği sürdürecek

Vesselam.

 

Hadis-i Şerif - (Buhârî, Rikâk, 1)

“İki nimet vardır ki insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.”  

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya