Bazı ayrılıklar vardır ki içinde hüzün taşır; fakat aynı zamanda geleceğe dair büyük umutları da beraberinde getirir.
19 Haziran Cuma akşamı Bursa Yıldırım Külliyesi'nde gerçekleştirilen İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği Mezuniyet Programı işte tam da böyle bir geceydi.
Programın adı anlamlıydı: "Kuşlar Sılaya Dönüyor."
Dünyanın 21 farklı ülkesinden gelen 30 genç kardeşimiz, yıllar süren eğitim hayatlarının ardından mezun olarak ülkelerine dönmeye hazırlanıyordu.
Kimi Afrika'nın bereketli topraklarına...
Kimi Balkanlar'a...
Kimi Orta Asya'ya...
Kimi Asya'nın ve Ortadoğu'nun uzak şehirlerine...
Fakat onlar geldikleri gibi dönmüyorlar.
Yanlarında sadece diplomalarını değil; Bursa'da yaşadıkları kardeşliği, Anadolu insanının samimiyetini, dostluklarını, hatıralarını ve bu toprakların gönül iklimini de götürüyorlar.
Ancak bu geceyi farklı ve unutulmaz kılan başka bir mezuniyet daha vardı.
İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği'nin kuruluşundan bu yana, tam 15 yıldır başkanlığını yürüten gönül insanı Sayın Ebubekir Armağan da adeta kendi mezuniyetini yaşıyordu.
Yaptığı konuşmada görevi devredeceğini ifade ederken salonda duygulu anlar yaşandı.
Aslında kürsüde sadece bir başkan konuşmuyordu.
On beş yıllık bir emeğin, bir adanmışlığın, bir idealin ve bir hizmet yolculuğunun muhasebesi yapılıyordu.
Çünkü bazı insanlar bina yaparlar.
Bazıları kurum kurarlar.
Bazıları ise insan yetiştirirler.
İnsan yetiştirmek ise nesiller sonrasına uzanan en büyük yatırımdır.
Gece boyunca söz alan öğrencileri dinledik.
Yöneticileri dinledik.
Misafirleri dinledik.
Ve anladık ki maya tutmuş...
Hem de çok sağlam tutmuş.
Farklı renklerden, farklı dillerden, farklı kültürlerden gelen gençlerin cümlelerinde aynı ruh vardı.
Aynı dava şuuru...
Aynı kardeşlik iklimi...
Aynı ümmet bilinci...
Aynı insanlık ideali...
Sınırlar farklıydı ama gönüller birdi.
Coğrafyalar farklıydı ama hedef ortaktı.
İşte asıl başarı budur.
Çünkü eğitim sadece diploma vermek değildir.
Eğitim; insan yetiştirmektir.
Gönül kazanmaktır.
Ufuk açmaktır.
Bir gencin yüreğine iyilik, adalet ve sorumluluk duygusu bırakabilmektir.
Bugün mezun olan bu gençler yarın ülkelerinde akademisyen, iş insanı, bürokrat, siyasetçi, kanaat önderi veya devlet adamı olarak görev yapacaklar.
Belki yıllar sonra dünyanın farklı köşelerinde önemli görevlerde bulunacaklar.
Fakat hafızalarında Bursa kalacak.
Bir çay sohbeti kalacak.
Bir dost eli kalacak.
Bir kardeşlik iklimi kalacak.
Ve Türkiye kalacak.
İşte gönül diploması budur.
İşte asıl yatırım budur.
Betona değil insana yapılan yatırım...
Binalara değil gönüllere yapılan yatırım...
Bugünün değil, yarının dünyasına yapılan yatırım...
Bu vesileyle başta yıllarını bu hizmete adayan Sayın Ebubekir Armağan olmak üzere, görevi devralacak kardeşlerimizi, derneğin tüm yöneticilerini, gönüllülerini ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.
Çünkü görünen o ki;
Atılan tohum yeşermiş...
Verilen emek karşılığını bulmuş...
Ve kurulan gönül köprüleri artık kıtaları aşacak kadar güçlenmiştir.
Kuşlar sılaya dönüyor...
Ama arkalarında bıraktıkları kardeşlik iklimi yaşamaya devam ediyor.
Biz inanıyoruz ki gittikleri her yerde dostluğun, merhametin, adaletin ve insanlığın temsilcileri olacaklar.
Rabbim yollarını açık eylesin.
Onlara ilimle beraber hikmet, başarıyla beraber tevazu, makamla beraber adalet nasip etsin.
İpekyolu'nun kurduğu bu gönül köprülerini daim kılsın.
Çünkü bu gece bir kez daha gördük ki;
Maya tutmuş... Allah'ın izniyle bu maya, sınırları aşarak çığ gibi büyümeye devam edecek.
20.06.2026
Hasan Günay