GEÇMİŞE VEFA, GELECEĞE EMANET
MAKALE
Paylaş
22.08.2026 23:43
259 okunma
Hasan Günay

Mücadele Birliği'nin hikâyesi, birkaç insanın hatırasından ibaret değildir.

1960'lı yıllardan itibaren yokluklar, imkânsızlıklar ve ağır bedeller içerisinde millet, devlet ve din davasını omuzlayan; gençliğini, imkânlarını, yıllarını ve ömrünü bu ülkenin geleceğine vakfeden insanların ortak hikâyesidir.

O günlerin şartlarını yaşamayan bizlerin, bugün o fedakârlıkların büyüklüğünü tam olarak anlamamız kolay değildir. Bu sebeple, hangi görüşte olursak olalım, o nesle karşı ilk borcumuz vefadır.

Elbette geçmişte kırgınlıklar olmuştur. Yanlış anlaşılmalar, haksızlıklar, ağır sözler, gönül inciten davranışlar yaşanmış olabilir. İnsan varsa hata da vardır. Davanın mensupları da insandır. Hiçbirimiz hayatımızın her anında kusursuz davranmadık.

Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda kendimize şu soruyu sormamız gerektiğine inanıyorum:

Biz geçmişin hesabını mı göreceğiz, yoksa geçmişin tecrübesinden geleceğin yolunu mu aydınlatacağız?

Hatıralar elbette anlatılmalı. Tarih elbette yazılmalı. Yaşananlardan ders de çıkarılmalı.

Fakat bunu yaparken bir başka gerçeği de unutmamalıyız: Bir insanın hakkını teslim etmek için bir başka insanı mahkûm etmek zorunda değiliz. Hele ki artık aramızda olmayan insanların üzerinden yürüyen tartışmaların, yaşayan kardeşlerin gönüllerinde yeni kırgınlıklar meydana getirmesine razı olmamalıyız. Çünkü bizler birbirimizin rakibi değil, aynı mektebin talebeleri; aynı idealin yol arkadaşlarıyız.

Kardeş kardeşe gönül koymasın. Evlat babaya küsmüş gibi büyüklerine bakmasın. Büyükler de evlatlarının gönlünü incitmesin. Dün yaşananları konuşurken bugün birbirimizi kaybetmeyelim.

Mücadeleci kültürün bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de şudur: Dava şahıslarla başlamadı, şahıslarla bitmeyecek. Biz Aykut Edibali'nin davasına değil, onun da inandığı Allah'ın rızasını gözeten bir millet ve medeniyet davasına talip olduk. O halde geçmişte kim ne kadar hizmet ettiyse, kim hangi fedakârlığı yaptıysa, kim hangi yükün altına girdiyse onun hesabını Rabbimize bırakalım.

Çünkü insan bazen insanlardan bir teşekkür bekler ve bulamaz. Bazen yıllarca verdiği emeğin karşılığında bir selam bile alamaz. Bazen hak ettiği yerde görülmez, anlaşılmaz, hatta haksızlığa uğradığını düşünür.

Ama mümin bilir ki; İnsanların unuttuğunu Allah unutmaz. Yapılan hiçbir güzel iş zayi olmaz.

Dökülen hiçbir alın teri karşılıksız kalmaz. Allah rızası için atılan hiçbir adım kaybolmaz.

Öyleyse bugün birbirimize geçmişin kırgınlıklarını değil, geleceğin sorumluluğunu emanet edelim.

Bu hareketin 60 yılı aşkın birikiminde nice güzel hatıralar, nice fedakârlıklar, nice tecrübeler var.

Gelin, acılarımızı birbirimize silah etmeyelim. Hatalarımızı birbirimizin boynuna asmayalım.

Geçmişin defterini birbirimizin gönlünü kıracak şekilde açmak yerine, o defterden geleceğin derslerini çıkaralım.

Bizden sonra gelecek gençlere; “Bizim zamanımızda kim kime ne yaptı?” demekten daha değerli bir miras bırakalım: “Bizim zamanımızda ne öğrendik ve siz aynı hataları yapmayın diye size ne bırakıyoruz?” İşte asıl vefa budur. Büyüklerimizin fedakârlıklarını unutmayalım. Eksiklerini de inkâr etmeyelim. Ama hatalar üzerinden düşmanlık üretmeyelim. Çünkü bir davanın gerçek büyüklüğü, sadece ne kadar mücadele verdiğiyle değil; kırıldığı yerde kardeşliğini koruyabilmesiyle de ölçülür.

Bugün hepimize düşen görev, birbirimizin yarasına tuz basmak değil, yarayı sarmaktır.

Varsın bazı hesapları insanlar görmemiş olsun. Rabbimiz görmüştür.

Varsın bazı emeklerin karşılığı dünyada verilmemiş olsun. Rabbimiz biliyordur.

Varsın bazı insanlar hak ettiği teşekkürü alamamış olsun. Rabbimizin katında hiçbir emek karşılıksız değildir.

O halde geçmişe vefa, yaşayanlara merhamet, kardeşlerimize muhabbet ve gelecek nesillere güzel bir miras bırakalım. Çünkü bizden geriye ne kırgınlıklarımızın ne de birbirimize söylediğimiz ağır sözlerin kalmasını isterim. Geriye bir dava ahlâkı, bir kardeşlik mirası ve Allah rızası için yapılmış güzel işler kalsın.  Mücadele Birliği'nin yiğit insanlarının ruhuna, emeğine, mücadelesine ve hatırasına en büyük vefamız da bu olsun. Geçmişi inkâr etmeyelim; ama geçmişin kırgınlıklarında da geleceğimizi kaybetmeyelim.

Allah, bu davaya samimiyetle hizmet etmiş bütün büyüklerimizden, kardeşlerimizden razı olsun. Hayatta olanlara sağlık ve afiyet, ahirete irtihal edenlere rahmet eylesin.  Bizlere, aynı davanın çocukları olarak birbirimizin gönlünü incitmeden yürüyebilmeyi nasip etsin.

Çünkü sonunda hepimiz aynı kapıya varacağız: Rabbimizin huzuruna...

 

22.08.2026

Hasan Günay

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya