Ali Boğa…
MAKALE
Paylaş
29.05.2026 14:39
443 okunma
Av. Sabri Turhan

Rahmetli Ali Boğa arkadaşımız ile yollarımız 1969 yılında kesişti. Onlar bir grup Fethiyeli arkadaşla Konya İmam Hatip Okulu’nun son sınıfında idiler. Biz de Burdur Lisesi son sınıfında idik. Parasız yatılı okuyorduk.

O yıllarda, genel merkezi Konya olan Mücadele Birliği Fikir ve Eylem Hareketi çok güç kazanmıştı. Konya’daki arkadaşlar ile birlikte Ali Bey de dahil olmak üzere bu harekete katıldılar. O zaman bu hareketin bir yayını yok. Gazete vs gibi… sadece belirli aralıklarla 2 sayfa ve başında “Milletim Uyan” yazan bildiriler yayınlanıyordu. Ali ile aynı sınıfta olan ve bizim köyden Ramazan Uz bana bu bildirileri çıktıkça gönderiyordu. Bu bildiriler bir bakıma bir kültür iletişimi ve haberleşme aracı idi.

Hareketin yıl içinde konferansları ve mitingleri oldu. Konya’ya gittik. Orada ismini daha önce duyduğum Ali kardeşimiz ile de ruberu tanıştık. Zaten köyden de ailesini ve sülalesini duyardık. Babası Şevket Amca’yı duyardım. O yıldan sonra Orman İşletmesinde çalışan Bahri Boğa’yı ve Mehmet Boğa’yı da tanıdım. Ali’nin dedesine Alaman Ağa denirdi. Hep duyardık. Saygın bir yörük beyi idi Alaman Ağa. Aligil, Çaltıözü’nde otururlardı. Bir de yaylada Boğalar Köyü’nde, önce kıl çadırdan sonra da taştan evleri vardı. Biz de Çaykenarı Köyü’nde yaşardık. Çaykenarı ile Çaltıözü arasında eskiden Girdev denilen şimdi adı Alaçat olan bir köy vardır.

Ali kardeşimiz ile aynı yıl liseyi bitirdik. O, Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi, ben de Hukuk Fakültesine.. Üniversitede de mücadele içinde idik gene. Ben hukuk fakültesine kayıtlı olmama rağmen okula devam etmiyordum. Okula imtihandan imtihana giderdim. İmtihan döneminde Ali’nin Dikmen’deki tek göz bekar evinde kalırdık. Ali, ara sıra Fethiye’ye giderken Burdur’dan geçer böylelikle de görüşürdük.

Ali, 1971 yılında siyasal bilgiler fakültesinin 1. Sınıfında iken Fethiye Lisesi kapalı salonunda bir konferans verdi. Dünya siyasetini ve sosyal olayları anlattı. Türkiye’deki anarşi olaylarını anlattı. Büyük devletlerin siyonizmin oyuncağı olduğunu söyledi. Bütün salon “Amerika, Rusya yahudiye kukla” diye tempo tuttu. Ali’nin 55 yıl önce söylediği bu söz bugün de geçerli değil midir? Mesela Trump kime hizmet ediyor? ABD olmasa İsrail yaşayabilir mi? Ali aktif bir arkadaşımız idi. O konferans çok etkili oldu. Bir delikanlı devlet büyüklerinin diyemediklerini dedi.

1976 yılında çıkaracağımız ve çıkarmakta olduğumuz gazetelerde çalışmak üzere ben İstanbul’a gittim. Önce Bizim Anadolu Gazetesinde, sonra Bayrak gazetesinde çalıştım. Ali de 1977 yılında askerlik için İstanbul’a geldi. Halıcıoğlu askeri birliğinde asteğmenliğini yaptı. O yıl evlendiğinden eşi ile gelmişti. Üsküdar’da askerlik boyunca kaldı. Evine çok gittik. Yenge hanımın çok çayını içtik. Sık sık görüşürdük. Bizim Anadolu’ya gelir biz de O’na giderdik. Birgün Halıcıoğlu’nda nöbetçi subay iken birlikte karavanadan yemek de yedik.

Askerlik bittikten sonra askerlik öncesi başladığı Sanayi Bakanlığı’ndaki görevine döndü.

Ali kardeşimiz Sanayi Bakanlığı’ndaki en üst düzey yerlere tırnakları ile kazıya kazıya geldi. Dış ticaret müsteşarlığı, yurtdışında ateşelik gibi…

Sanayi Bakanlığı’nda üst düzeyde iken Muğla’da millet vekil adayı oldu. Seçimi kazandı ve Muğla millet vekili oldu. Ülkesine değişik sahalarda hizmet etmiş bürokratın titrini tamamlayacağı son nokta millet vekilliğidir. Millet vekilliği hizmetlerin süsü ve tacıdır.

Bakmayın siz millet vekilliği ve bakanlık yapmışların belediye başkanı olmaya çalışmalarına…

Ali, son noktayı da başarı ile yaptı. Ondan sonra da Ankara’da Anadolu Vakfı’nda hizmetine başka bir açıdan devam etti. Kah Ankara’da kah Fethiye’de idi.

2025 Ağustos ayının 16’sında ben de Fethiye’de idim. Çaykenarı’ndan Fethiye’ye geliyorduk. Polis yolu kapatmış, trafiği yan yola veriyor. Yolun ortasında bir polis arabasının dörtlüleri yanıyor, kenarda da bir kalabalık bekleşiyordu. Çarpışan arabalar yoktu. Yerde yatan biri de yoktu. Sadece bir kaza olduğunu anlayabildik. Eve varınca; “Eski Muğla Millet Vekili Ali Boğa’nın trafik kazasında öldüğünü” Fethiye televizyonundan öğrendik. Kahrolduk. O kaza, bu kaza imiş.

Fethiye’ye yeğenin düğünü için gelmiştik. Aynı gün Ali’nin ahiret düğününü, yeğenin de dünya düğününü yaptık.

Ali kardeşimizden ülkemiz için daha çok hizmet beklenirdi. Vade bu kadarmış.

O’ndan önce çok arkadaşımızı kaybettik. O’nun sınıf arkadaşı İzzettin Köyü’nden Mustafa Şahin ile Çaykenarı Köyü’nden Ramazan Uz göçtü. Bu ikisi de gene Ali gibi trafik kazası sonucu…

Sonra büyüklerimizden Mehmet Çetin, Necmettin Erişen, Yavuz Aslan Argun ve Aykut Edibali göçtü. Ve daha niceleri…

Burada bir anekdot anlatayım. Birgün Ali Boğa ile Mehmet Tutar, hadis alimi arkadaşımız Salman Başaran’ın Ankara’daki mezarına gitmişler. Mezar çok güzel imiş. Dua okumuşlar. Ali, Tutar’a; “Tutar! Senden önce ölürsem bana böyle bir güzel mezar yaptır” demiş.

Mehmet Tutar, Ali’nin cenazesine Ankara’dan geldi. O, bir kitap yazmış. Adı: Obruk. Tutar, kitabı imzalayıp bana da verdi. Bu olayı Mehmet Tutar, Obruk’da anlatmış. Yani; güzel mezar olayını.. Ben orada bunu okudum. Kitap Ali’nin ölümünden 2 yıl önce yazılmış. Ne tevafuk…

Biz, Ali ve diğerlerine “Önden Giderler” diyoruz. Allah mekanlarını Cennet etsin.

 

Av. Sabri Turhan

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya