Ülkemiz gâvur ülkesi mi?
MAKALE
Paylaş
06.09.2026 16:36
366 okunma
Hayreddin Karaman

Bu konuyu ilgili kitaplarımda, köşe yazılarımda makale ve konuşmalarımda defalarca ele almışlığım var.

İhtiyaç hasıl olduğu için bir daha özetlemek istedim.

Ülkenin durumundan önce bir ülkede yaşayan insanların “gâvur” olup olmadıklarına nasıl hükmedilir konusunu da özetlemek gerekiyor.

Mâtürîdî ve Eş’arî mezheblerine (sahih ve mutedil İslam anlayışına göre) büyük veya küçük günahlar, bunları işleyen kimse hükmünü (günah ve haram olduğunu) inkâr etmedikçe kişiyi dinden çıkarmaz (gâvur yapmaz).

İslâmî dava ve gayret sahibi Müslümanları üzen çirkin, müstehcen, haram davranış ve görüntüleri savunacak halimiz yok, ancak Ehl-i Sünnet çoğunluğunun mümin dediği bir günahkâra gâvur demeye de hakkımız yoktur.

Hâricîler ile Mu’tezile bu konuda farklı düşünce ve inanca sahiptirler. Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiyye ve öğrencisi İbn Kayyim el-Cevziyye ise özellikle namazın terki günahını İslam’dan çıkış sebebi saymışlardır.

Ülkeye gelince:

Bir ülkenin ilk defa İslâm ülkesi vasfını kazanması Müslümanların veya İslâm düzeninin hâkim olması ile gerçekleştiğine göre bunları kısmen veya tamamen kaybeden İslâm ülkesi yeniden harb ve küfür ülkesine dönüşür mü?

Bu soruya cevap arayan müçtehitler ikiye ayrılmışlardır. Ebû Yûsuf, Muhammed gibi müçtehitlere göre bir İslâm ülkesinde İslâmî olmayan hükümler (düzen) hâkim hale gelir, açıkça icra edilirse ülke yeniden küfür ve harb ülkesi haline gelir. İmam Ebû Hanîfe’ye göre ise, bir İslâm ülkesinin harb ve küfür ülkesine dönüşebilmesi için üç şartın birden gerçekleşmesi gerekir:

a) Ülkede İslâmî olmayan hüküm ve uygulamaların açıkça icrası (başka bir düzenin hâkim olması),

b) Ülkenin, aralarında bir başka İslâm ülkesi bulunmaksızın harb ülkesine bitişik hale gelmesi,

c) Müslüman veya zimmî olduğu için İslâm’ın kendilerine can ve mal güvenliği verdiği kişilerin bu güvenliklerinin ortadan kalkması.

İlk müçtehitler zamanında nazarî olarak yürütülen bu münâkaşa, Moğolların İslâm ülkelerini istilâsı ile fiilî ve amelî bir saha bulmuş, o zamanda yaşayan fıkıh bilginleri, istilâya uğrayan ülkelerin durumunu münakaşa etmişlerdir. Ebû Hanîfe’nin ileri sürdüğü şartlar açısından meseleye bakan Hanefî fukahâsının görüşlerini, 827/1424 yılında vefat eden Muhammed el-Bezzâz, meşhur Fetâvâ kitabında şöyle dile getirmiştir: “Bugün kâfirlerin elinde bulunan (eski dâru’l-İslâm) ülkeler, şüphesiz İslâm ülkeleridir... Kâfir idarecilerin idareleri altında bulunan memleketlerde cuma ve bayram namazlarını kılmak caizdir... 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Hayreddin Karaman
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

1934 yılında Çorum'da doğdu. İlk İmam Hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okulu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde okudu. İki yıl İstanbul İmam Hatip Okulu'nda meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne fıkıh asistanı oldu. Yüksek İslam Enstitülerinin İlahiyat Fakülteleri'ne dönüşmesinin ardından akademik çalışmalarını tamamlayarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör unvanlarını aldı. Yarım asra yaklaşan fikir ve meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında binlerce konferans, seminer, panel, vaaz, hutbe, kurs, yazılı ve görsel medya programı, eğitim programında yer alarak eğitim, öğretim, tebliğ ve irşad faaliyetini sürdürdü. Aralarında bugünün tanınmış bilim ve fikir adamları olan binlerce öğrenci yetiştirdi. 2001 yılında yaşanan baskılara karşı çıkarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevinden -yaş haddi dolmadan emekliliğini isteyerek- ayrıldı. 2001-2004 yılları arasında Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesinde (Hollanda) misafir öğretim üyeliği yaptı. İslam’ın İlk Emri Oku, Nesil, İzlenim, Gerçek Hayat, Eğitim Bilim gibi dergilerde devamlı yazdı. M.Ü. İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim dalı başkanlığı ve Fakülte Kurulu üyeliği yaptı. MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan Karaman, çıktığı günden beri Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazısı yazmaktadır. Üç çocuğu, yedi torunu ve dört torun çocuğu vardır. Basılmış Eserlerinin sayısı 50 civarındadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya