Dünyayı gezelim…
MAKALE
Paylaş
06.10.2026 11:34
1.014 okunma
Av. Sabri Turhan

Dünya tarihinde namlı seyyahlar vardır. Aylar ve yıllar süren gezilerinde tanımadıkları yerlerden geçip varılacak yerlere birer birer ulaştıklarında  yollardaki masrafları, ne yiyip ve ne içtikleri , ne zorluklar çektikleri, bu kadar zahmetten  sonra  neler elde ettikleri  elbette merak konusu olmuştur.

Düşünün.. Yolculuk 4 yıl sürüyor.4 yıl yol yürüyorlar. Yolda dinlenerek, bir yerlerde kalarak, yiyecek bulup karınlarını doyurarak.. Ve, bazen yürüyerek, bazen atla  ve deve ile yol alarak.. Yiyeceği nasıl buluyorlar, bulsalar bile, bunların masrafını kim ödüyor ?

Marko Polo, babası , amcası ve iki keşiş, Çin’e gitmek üzere İtalya’dan  yola çıkıyorlar. Keşişler yola dayanamayıp,  belli bir yerden geri dönüyorlar.. Yolda üç kişi  var. Yıl 1271..

Baba ve amca aslında zengin. Marko, o zaman 16 yaşında. Çin’e  vardıklarında 21 yaşına geliyor.Tarihi kaynaklar, gezginlerin yolda Moğol Hükümdarı Kubilay Han’ın  kervansaraylarında  konakladıklarını  yazıyor. Bu sebeple barınma konusu halledilmiş durumda..

Çin’e vardıklarında Kubilay Han’ın hizmetine giriyor  Marko Polo. Han,O’nun zeka ve kabiliyetini  hemen fark ediyor. İlerleyen yıllarda özel elçi, diplomat  ve illerde vali olarak görev yapıyor. Ayrıca Kubilay Han  Polo’yu  civar devletlere  incelemelere de gönderiyor.

Marko Polo , babası ve amcası Çin’de 24 yıl kalıyorlar. Bu arada Kubilay  Han da ölüyor. Memleket hasretini bahane ederek,İtalya’ya dönüyorlar. Aynı İpek Yolu‘nu  takip ederek. Bu sefer dönüş daha kolay oluyor. Hem, bildikleri  bir yol, hem de eski kervansaraylar da yerinde duruyor…

Marko Polo ülkeye döndüğünde Cenevizlilerle olan bir savaşta esir düşüyor. İşte, kendinden sonraki seyyahlara  büyük bir ışık tutacak Seyahatname burada, o cezaevinde yazılıyor.

Kitapta Çin’in ve uzak doğunun zenginlikleri  altın ve gümüşün bol olduğu, yiyeceğin ve diğer önemli imkanların çok olduğu yazılıyor. Kitap çok kişiyi etkiliyor. Mesela, Kristof Kolomp, bir denizci olarak Marko Polo’nun anlattıklarından  etkileniyor.  Oralara  gitmek istiyor deniz yolu ile..Kolomp, hep batı istikametine giderse, Çin’e ve Hindistan’a varacağını hesap etti. Okyanusta Çin’i ve Hindistan’ı aradı. Gide gide  şimdiki ABD’nin  güney taraflarına vardı. Oradaki  adaları gördü.  Küba’yı mesela. Buralar Çin ve Hindistan’ın adalarıdır dedi. Diğer yandan başka denizci  seyyahlar da aynı heyecana kapıldı.Vasko Dö Gama, Amerika Dö Vaspuçi  gibi. Amerika’yı asıl keşfeden  Kristof Kolomp  olduğu halde oraya 

Amerika Dö Vaspuçi’nin  adı verildi. Kristof Kolomp’a yazık  oldu.

Marko Polo’nun kitabını okuyan büyük denizciler; Çin ve Hindistan’ı bulamadılar ama, O’nların  Polo’ nun anlattığı yer sandıkları  yerler, şimdi ayrı  bir dünya.

Meşhur gezginlerden birisi de İbni Batuda’dır.

İbni Batuda  ,Polo gibi dünyanın yarısını gezdi.21 yaşında 1325’te Fas-Tanca’dan yola çıktı Batuda..

Önce hacca gitti, sonra  bütün orta doğu’yu  gezdi.

Polo zengin bir seyyahtı. Zorluklar gördü ama, Kubilay Han’ın kervansayarlarında konaklayarak rahat etti çoğu zaman.. İbni Batuda da ileri yıllarda Polo’nun rahatlığını  gören bir seyyah oldu. Hindistan’da yerel sultanlıklarda  yöneticilik ve eğitmenlik  yaptı. Fıkıh alanında tahsilini ilerletti. Yıllarca Hindistan’da kaldı. Hindistan gezisi O’nu konuştuğu zaman dinlenen  ve ağırlığı olan  bir alim yaptı.

 İbni Batuda’nın gezdiği yerlerin  uzunluğu 120.000 kilometredir. 30 yıl gezdi İbni Batuda..

Marko Polo Türkiye’den  geçmişti. Bazı Türk şehirlerinde kaldı. Kitabında Anadolu’daki bazı şehirleri sayar. Oralardan sitayişle bahseder. Polo’nun geçtiği yerlere 50 yıl kadar sonra İbni Batuda da geldi.O zaman Anadolu Selçuklu devleti yıkılmış ,yerine Anadolu’da 15 kadar Oğuz boyu ayrı ayrı beylikler kurmuştu. İşte İbni Batuda , Orhan Gazi başta olmak üzere diğer tüm Türk beylerini  saraylarında ziyaret etti. Beylerle görüşmeler  yaptı. İbni Batuda yüksek ilmi sayesinde  beyliklerde büyük itibar gördü. Çoğu  zaman beylerin saraylarında veya  Ahi Ocakları’nın zaviyelerinde kaldı. Hiç bir zaman alalade  evlerde kalmadı.

İbni Batuda , Anadolu’da o kadar itibar  gördü ki,aldığı hediyeler 3-4 deve yükünü buluyor, yanında çalışan,atını yularını çeken ve develerini güdenlerin sayısı bazen 7-8 kişiyi buluyordu. 

İbni Batuda 30 yıl gezdikten sonra memleketi Fas-Tunca’ya döndü. Gezisini Fas Sultanına  anlattı. Fas sultanı “.bunları kitap haline getir” dedi. Böylece İbni Batuda’nın  Seyahatnamesi çıktı.

İbni Batuda Anadolu’yu  çok sevdi.”.Allah güzellikleri başka ülkelere  azar azar vermiş. Ama Anadolu topraklarına hepsini birden vermiş” diye yazıyor kitabında. Ülkemizin  güzelliklerini anlata anlata bitiremiyor Batuda..Anadolu  O’na göre Diyar-ı  Rum’dur. Seyahatnamede bir tek menfi cümle vardır Batuda’nın.. Bir şehrimizde haşhaş tarlalarını görünce; “.afyon kullanıyorlar “diye sitem ediyor şehir yerel halkına ( Ama bu görüşü yanlıştır. Zira  haşhaş tarlalarının  varlığı  afyon kullanıldığının işareti değildir)

Evet. Bir de bizim seyyahımız var: Evliya Çel

ebi.(Davam edeceğim)

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya