Seyyahımız Evliya Çelebi’nin 10 ciltlik Seyahatnamesi, biraz avami bir üslup biraz da insanı tebessüm ettiren yazılımlar içerir..
Seyahatname gezilip görülen yerler için bir şehir rehberi gibidir. Oraları gezmek isteyenlere iyi bir klavuz olur anlatılanlar. Aradan zaman geçse de.. Şehirler büyüyüp nüfus artsa da..
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde ,aynı zamanda tarih de vardır. Aslında ben, 4 yıl kadar önce Ana Haber Yorum’da Evliya Çelebi ve Seyahatnamesi hakkında iki hafta üst üste iki yazı daha yayımlamıştım. Oradaki yazdıklarımı pek tekrarlamamak üzere konuya girdim. Evliya Çelebi’nin tarih anlatımlarının çoğu gerçeğe uygun değildir. Yanlış bilgilendirmelerle tarih yazıları yazmıştır Evliya..
Mesela; Çelebi Mehmet 40.000 kişilik namlı bahadırla Timur’u Anadolu’dan kovdu diyor eserinin bir yerinde.. Tamamen yanlış ..Çelebi Mehmet’in hiç bir zaman 40.000 kişilik gücü olmadığı gibi Timur’u Anadolu’dan Çelebi Mehmet kovmadı. Çelebi Mehmet’in 10.000 kişilik bir gücü vardı.12 senelik iç savaşın sonunda; Dulkadiroğlu’ndan 20.000 kişilik ordu aldı da kardeşlerini 30 000 kişilik asker ile bertaraf edebildi. Zaten, Yıldırım’ın oğulları birbirleri ile kavga etmekten, Timur ile uğraşacak zaman bulamadılar. Timur, Anadolu’da 3 yıl kaldı. O zamanlar Çelebi Mehmet; İsa Çelebi ile Musa Çelebi ve Emir Süleyman ile kavga halinde idi. Timur, Anadolu’yu kendiliğinden terk etti.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin bir yerinde ;”Edebali seyyit idi. O’nun kızından olan Orhan da seyyit idi, dolaysiyle Osmanlıyı da seyyitler yönetti” diyor. Bu da yanlış. Edebali seyyit olabilir. Ama Orhan O’nun torunu değildir. Kızı Bala Hatun’un oğlu Alaaddin’dir.. Orhan, Osman Gazi’nin diğer eşi Malhun Hatun’dan doğmuştur. Edebali seyyit diye, kızının kumasından doğan çocuk da seyyit olur mu?
Evliya Çelebi’nin tarih anlatımları belli bir tarih kitabına dayanmamıştır. Zaten O’nun zamanında Osmanlıyı anlatan doğru dürüst bir tarih kitabı yoktur. Sarayın tuttuğu günlükler ve vakanüvistlerin yazıları olabilir. Naima çağdaşıdır. Ama Naima Tarihi o zaman daha yazılmamıştı. O’nu okuyamaz. Katip Çelebi O’ndan büyüktür, O’nu okudu mu bilmiyoruz. Osmanlıyı Fatih’e kadar anlatan bir Neşri Tarihi vardır. Evliya Çelebi Neşri Tarihi’ni de okumamış anlaşılan..
Zaten Seyahatname’nin bir yerinde; “..insanoğullarının söylediklerine göre” diye tarih konularını anlatıyor. Yani tarih anlatımları kitabi değil Çelebi’nin . Şifahi bilgiler.. Duyum belgeye dayanmıyor..
Ama Evliya Çelebi’nin gezi ve seyahat konusundaki anlatımları ilgi çekicidir. Bunu yukarıda yazdım.
Evliya Çelebi geçen yazımda konu ettiğim Marko Polo ve İbni Batuda’dan daha çok gezmiştir.Marko Polo 24 yıl gezdi. Ama gezinin bir kısmı Çin’de mukim iken oldu. Yani bir yerde ikamet edindi. İbni Batuda da, Hindistan’da ve Maldivler’de ikamet edindi. Yani sabit bir yerde kaldı.Ama Evliya Çelebi’nin hiçbir yerde yıllarca mukim olarak kaldığına dair bir kayıt yoktur. İbni Batuda 30 yıl ile Marko’dan fazla gezdi. Evliya Çelebi ise tam 51 yıl gezdi.
Gezilerin uzunluğunun bir de aile mükellefiyeti ile ilgisinin olmadığı kanısı vardır. Evliya Çelebi hiç evlenmediğinden aile sorumluluğu olmamıştır. Gezinin herkesten uzun olmasının sebebinin bu olduğu söylenmiştir. Marko Polo İtalya’ya döndükten sonra evlenmiş, 3 kızı olmuştur. İbni Batuda bir çok evlilik yapmıştır. Kaldığı yerlerde evli olma ihtiyacı hissetmiştir. Zengin ve yönetimde görev alan kişilerle irtibat kurmak için mesela ..Ama kayıtlarda hiç çocuğunun olmadığı yazılıdır.
Evliya Çelebi bazı gezilerinde devlet imkanlarından faydalanmıştır . Mesela Melek Ahmet Paşa akrabası olduğundan o’nunla Van’a giderken bir çok ,yeri görmüş, hatıralarını yazmıştır. Girit’in fethine vakanüvist olarak katılmıştır.
Diğer yerlerdeki gezilerinin masraflarının nereden karşılandığına dair bilgi yoktur. Ama anlatılanlardan bu konu Anadolu misafirperverliği ile izah edilmiştir.
Evliya Çelebi’nin bazı anlattıklarının teyidi olmadığından O’na inanmak zorundayız.Çelebi ;”Yedikule-Eyüp arası 8810 adımdır. Ahırkapı-Yedikule arası 10.00 adımdır. İstanbul surlarının tüm uzunluğu 30.000 adımdır” diyor. Şimdiye kadar boş bir adam çıkıp, bunları teyit edecek bir adımlama yapmamıştır. Öyle ise Evliya Çelebi’nin dediği doğrudur.
Seyahatname,300 seneden sonra bile okunduğuna ve konuşulduğuna göre tüm eksikliklerine rağmen büyük bir emek ile meydana getirilmiştir.