Siyasal Yozlaşma ve Siyasetin Finansmanı İlişkisi – 2
MAKALE
Paylaş
10.06.2024 13:20
76 okunma
Nejmettin Özdemir

1.3. Siyasetçinin Sorumluluğu

Asli görevi toplumun sorunlarını çözmek olan siyaset erdemli yapılmazsa, sorunun kendisi haline gelir. Siyaset, karar verme, uygulama ve denetleme süreçlerinde, kanun ve nizama olduğu kadar, ahlaki ve toplumsal değerlere de uygun icrayı gerektirir. Siyasetçi bu icrayı, ahlaklı, dürüst, adil, şahsi menfaat peşinde koşmadan, şeffaf ve hesap verebilir şekilde gerçekleştirmek zorundadır. Bunun tersi siyasette yozlaşmayı getirir.

Kamu kaynaklarının adil kullanılmaması, adam kayırma, yolsuzluk, kendisi ve yandaşları için menfaat temini ve hesap vermezlik/veremezlik yozlaşmış siyaseti ve siyasetçiyi işaret eder.

Kamu kaynaklarının heba edilmesi ve hizmet üretilmemesinin ötesinde siyasette yozlaşmanın açtığı en büyük zarar, toplumda siyasete ve siyasetçiye olan güveni sarsması, siyaset ve siyasetçinin sorun çözeceğine dair inancı yok etmesidir.

Toplumun siyasetten asgari beklentisi; kamu hizmetlerinin sunulması, bireysel ve toplumsal özgürlük alanlarına müdahale edilmeyen, huzurlu ve refah düzeyi yüksek bir hayatın kendisine sağlanmasıdır.

Peki, acaba siyasetçinin siyasetten beklentisi nedir? Seçilmek için ya da seçildikleri makamlarda süresiz kalabilmek için yırtınırcasına çaba harcayanların gerçekten siyasetten beklentisi nedir?

Toplum olarak, sahip olduklarımız ve geleceğimiz üzerinde karar verme ve yönetme yetkimizi emanet edeceğimiz kişiler için bu soruyu sormak ve cevabını aramak zorundayız.

Siyasetçinin ahlak zarureti bireyinkinin ötesindedir. Toplum hakkında karar verme ve kamu malı (beytül mal) üzerindeki tasarruf yetkisi, siyasetçiye fazladan ahlaki sorumluluk ve vebal yükler. İnsanlara faydalı olacak bir siyaset, ibadet mertebesinde olabileceği gibi, aksi de siyasetçinin ve toplumun felaketine yol açabilir.

1.4. Toplumun Sorumluluğu

Siyasetçi içinden çıktığı toplumun ortalamasıdır. Ahlaki değerleri çökmüş bir toplumdan, dürüst siyasetçi çıkması beklenemez. İki tarafı olan rüşveti alan kadar verenin de sorumluluğunu görmezden gelemeyiz. Ürettiğine hile katan üreticinin, çalışanına adil davranmayan işverenin, çevreyi kirleten sanayicinin, eksik tartan esnafın, emanete sahip çıkmayan işçinin dürüst siyasetçi beklentisi beyhudedir. “Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilirler” düsturu bu gerçeğe işaret eder.

Siyasetçi esasen toplumun yansıması, vasatın ürünüdür. Siyasetçi bozulmuş toplumların kurtarıcısı da değildir. Esasen kurtarıcı bekleyen toplumların sonu hüsrandır. Düzelme, siyasetten topluma inmez aksine toplumdan siyasete yükselir.

Ahlak fertte başlar, bilahare toplumsallaşır. Şahsi işleri için kendi mumunu yakan Ömer’i adil toplumlar çıkarır. Yönetici, “ben yanlış yaparsam siz ne yaparsınız” diye sorduğunda, “seni düzeltiriz” diyebilen toplumlar Ömerlere layıktır.

Toplum olarak zihinlerimizde siyaseti “hizmet kapısı” olmaktan “rant kapısı” olmaya nasıl dönüştürdüğümüzü sorgulanmak zorundayız.

Siyasette etik davranış standartlarının yerleşebilmesi için, toplumsal kültürün bir parçası olmaları gerekir. Böylece etik standartlar, kurumsal dürüstlüğü ve hesap verebilirliği geliştirir.

Kuşkusuz günümüz toplumlarında, yöneticilerden her alanda üstün ahlak sahibi olmalarını beklemek ve hukuk kuralları aracılığıyla onları mutlak bir biçimde ahlaklı davranmaya zorlamak fazla iyimserlik olur. Ancak, siyasi aktörlerin asgari ahlak kurallarına uymalarını beklemek ve bunun için kanunlar çıkarılmasını istemek toplumun en doğal hakkıdır.

Vaka, kanunlarla insanları ahlaklı yapamazsınız, ancak ahlaksızlık yapanı cezalandırabilirsiniz, bu da caydırıcılık sağlar. Böylesi, ahlaki olmasa bile toplumsal düzeyde asgari bir kazançtır.

Bugün her alanda sanki toplu bir “ahlak tutulması” yaşıyoruz. Siyaset de bundan nasibini alıyor.

Topluma düşen, doğru seçim yapmak, seçtiğini denetlemek, gerektiğinde azletmektir (geri çağırma hakkı).

(Devam edecek)

…………   2. BÖLÜMÜN SONU   …….…..

 

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya