Nostalji
MAKALE
Paylaş
30.09.2023 18:11
946 okunma
Ali Akça

"Hiçbir şey zekâyı seyahat etmek kadar geliştirmez."

Emile Zola

 

Hayatı dolu dolu yaşamak kolay değil. Günler özgürce tercih yapamadan, tutku ve stres arasında bocalayıp geçiyor. Hayata neşe, anlam ve amaç katan, diğer insanlarla ilişkiler,  yapılan sohbetler ve onlarla yaşanan tecrübelerdir. Oysa şimdilerde gerçek öyle değil, insan insanla tanışmaktan, konuşmaktan kaçınıyor. Gençlik ise bambaşka; yeni sistemde kendisi için en iyi olana nasıl ulaşabileceğinin hayalini kuruyor. İletişim kurma şekilleri adeta bir sanat, mutluluk ise bir yaşam becerisi haline geldi.

Aslında hayatımızı etkileyen hususların başında strese karşı direnç oluşturabilmek, farkındalığı artırabilmek, olumlu düşünebilmek, dengeli beslenmek geliyor. Kazancakis şöyle der; “İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanamaz”. Mola vermek, kısa süreliğine de olsa mekân değiştirmek, yeni serüvenlere atılmak gerekmektedir. Sonunda yaşam bir dengedir, onu oluşturmak, kalbinin içine taşımak insanın elindedir.

Doğayı, sadeliğin güzelliğini keşfeden, tatil yapan, içindeki enerjiyi olumlu kullanan ve gülümseyen kişi mutludur. Eskiden kalem arkadaşlığı vardı, yabancı dil öğrenme hevesiyle yabancılarla yazışılırdı. Üniversitede okurken yazıştığım Fransız ve Hollandalı turistlere rehberlik ederdim. Türkiye’ye araba ile gelirler ve birlikte ülkenin turistik bölgelerini gezerdik. Bir Fransız çift ile Bursa’da buluşup tam yirmi gün ülkemizin önemli turistik beldelerini gezdiğimizi hiç unutamam. Bir defasında da iki mutlu Hollandalı gençle Ölüdeniz Meri Motel’de birkaç gün konaklamıştık.

Şimdi anılarımda yer alan ve bugün adı “Hotel Meri Ölüdeniz” olan otelden size söz edeceğim. Gideceği otelleri çok iyi araştıran, kitaplara, yorumlara bakan, tecrübe süzgecinden geçirdikten sonra seçim yapan bir gezginim. Gittiğim yerlerden sadece çok memnun kaldıklarımı yazıp dostları da haberdar ediyorum. Çoğu mekânlar web sayfalarındaki verilen izlenimden oldukça farklıdır. Bir otelin resepsiyonunda başlayan hizmet, oda, mutfak, temizlik ve kaliteli gıdaya kadar her şey önemlidir. Bu kez doğasını bildiğim bir mekâna gidiyorum, hem de uzun yıllar sonra bir nostalji yaşamış olacağım.

Yine düştük yollara, binlerce kilometre yol kat ediyoruz. Yola çıkmak kadar insanı mutlu eden başka bir şey düşünemiyorum. Fark yaratan, iz bırakan, yerele dokunan hayata değer katan mekânlara doğru yola çıkmak bilseniz ne kadar güzeldir. Fethiye’ye yaklaştıkça inişli-çıkışlı dağ yolunu aşıp, denize doğru akıyoruz. Zaman ve yaşanan anlar neler öğretmiyor ki insanlara. Yaşam sevgisi ve tutkularımızı perde arkasında anılarımız oluşturmuyor mu? Anılar geçmişin manzarası, ses ve kokularıyla dolup taşmıyor mu?

Dünyanın en güzel kumsalı seçilen Ölüdeniz’e sıfır konumda bir otel burası. Çam ormanları arasında, parıltılı beyaz kumdan oluşan plajı ve kumları kaplayan ılık suları ile denizi lerzesiz, sakin ve harika. Yamaç odalardan bir dakikada ulaşılan deniz suyunun rengi nefes kesici. İçinde minik, ufacık balıklar insana dokunmadan grup halinde sağa sola yüzüyorlar. Otel yenilenmiş, doğası ve misafirperverliği eşsiz.

Otuz beş yıl önceki motelden çok farklılaşmış, dolaşıp oturulacak yerleri genişlemiş. Sahildeki düzayak odaları ile birlikte oda sayısı çoğalmış. Yamaçtaki yüksek doyumsuz manzaralı odalara çıkan bir asansör yapılmış. Hemen yanı başında İngilizlerin tutkuyla uğradığı Billy Beach yer alıyor. ‘Beach’lerin tam ortasında Mavi Koy Bakkalı var. Tam meydan olacak yerde çok fazla yer işgal ediyor, bir kenara alınıp daha derli toplu olması ve yerinin meydan olarak kalması harika bir işlevsellik oluşturacaktır. Otelin sahilinin sağ tarafının yüksekçe bir bölümü düğün ve etkinliklere ayrılmış. Konakladığımız günlerde üç İngiliz ve bir İskoç düğününe şahit olduk. Gelinle damat teknelerle iskeleye geliyorlar, orada fotoğraf çektirip yukarı çıkıyorlar. Geleneksel İngiliz Müziği eşliğinde dans edip eğleniyorlar.   

Restoranı denize nazır sabah ve akşam yemekleri romantik, doğanın gücü içinizde, kalabalıktan uzak sessiz bir dünyadasınız. Yemekler yeterli, doyurucu ancak biraz damak tadı olanlara hitap etmesi için geliştirilmeli. Sunumda bazı özensizlikler mevcut. Göze ve damağa daha iyi hitap etmesi için ilavesi gereken lezzetleri de olursa unutulmaz izler bırakacak tatil beldesi. Yürüyüş sevenler için Ölüdeniz merkezine 15 dakikalık bir mesafede, yolda yaban domuzlarının devirdiği çöp konteynerleri görülüyor.

Her sabah güneş Babadağı’nın doruklarından bir hayli yükselmiş olarak kendini gösteriyor. Dağdaki teleferiğin inip-çıkışı akşam daha rahat izlenebiliyor. Yemek öncesi sahilin batı kısmından güneş bambaşka renklerle batıyor. İskeleye çıkıp gezinirken göğü süsleyen yıldızlar sayılıyor. Akşamlar çok hızlı geçiyor, sabah denizin sessizliğinin coşkusu insanın ruhunu dinlendiriyor. Yamaç paraşütleri erkenden gökyüzüne dağılıyor, birbirine dokunmadan adeta dans ediyorlar. İnsan tatilin dinlenmek ve hoşça vakit geçirmek için olduğunu; uzun yaşamın sırlarından birini burada idrak ediyor.   

Önceki el değmemiş doğası ile bugünkü olabildiğince özgün halini düşünüyorum, yine mükemmel. Bazı yerleri eğlenceye yakın, yamaç bölümleri daha özel ve dinlendirici, harika bir plaj. Çam ormanının oluşturduğu dağın eteğinde ormandan esen hafif bir meltem, denizin iyotlu aromasını odanın balkonuna kadar getiriyor. Odaların dört bir yanını limon, mandalina, defne ağaçları ve melisalar süslüyor. Dünyanın en güzel yerlerinden bir tanesi, muhteşem bir sahil. Çok nefis, gizemli ve olağanüstü bir koy; bugüne kadar gördüğüm en iyi kumsal.

Şairlerin duygu dünyası zengin olup kendi iç dünyalarını coşkuyla ve tüm güzelliği ile anlatabilirler. Dağların el değmemiş sessizliğinde bir şiir karalıyorum. Bir güzellik doğuyor yüreğime kendi mısralarımdan:

Hotel Meri Ölüdeniz,

İçinde limon, zeytin ağaçları.

Dört bir yanı çam ormanı,

Huzur dolu oda, yamaçları.

 

Yaşananlar unutulmaz anı,

Gün batımı, aşkımla beraberiz.

Lerzesiz, sessiz deniz,

Akşam iskelede yıldızları izleriz.

Bir başka tatil yöresini keşfedip sizlerle paylaşmak dileğiyle…

Ali Akça
aliakca2009@hotmail.com

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Hazine Bakanlığı’nda 38 yıl çalışıp 2023 yılında emekli oldu. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya