Amerika dün gece çıkarları açısından tehlikeli gördüğü Venezuellayı bombaladı. Liderini eşiyle birlikte kaçırdı. Ne uluslarası hukuk ne de savaş durumu olmadığından uluslarası savaş hukuku açısından meşru kabul edilmeyecek tek taraflı haydutça bir saldırı.
Aynı saldırı barışçı nükleer teknoloji geliştirmeye çalışan İran’a da yapıldı.
Daha önce de Amerikada ki ikiz kulelerin yıkılmasından sorumlu tuttuğu Afganistan’a da böyle saldırmıştı.
Batı Medeniyeti tarihinde bunun örneklerine Antik Çağlardan beri çokça rastlanır. Aşağıda tarihten seçtiğimiz iki örnekle İslam Medeniyetinin Kuranın bu konudaki örneklerini kıyaslayalım:
BİRİNCİ ÖRNEK
Tarihsel Arka Plan:
Atina ve müttefikleriyle Isparta ve müttefikleri arasında Peloponez Savaşı devam ediyordu.
Atina, deniz imparatorluğunu kurmuş durumdaydı.
Melos ise küçük, zayıf bir ada Sparta kökenli. Ama tarafsız.
Atina için Melos’un önemi askerî değil, semboliktir: “Tarafsızlık kabul edilirse, imparatorluk çözülür.” Yani mesele güvenlik değil, ibrettir.
Atinalılar görüşmeye şu şartla gelir:“Halkın önünde konuşmayacağız. Güzel sözler değil, çıplak gerçekler konuşulacak.”
Bu çok kritiktir: Retorik yok. Hukuk dili yok. Sadece çıplak çıkar hesabı.
Bu, tarihte ilk bilinçli ‘realpolitik’ toplantı olarak kabul edilir.
Melosluların Tezi: Klasik Ahlâk ve Hukuk
Meloslular şunları söyler: 1.Tarafsızız, size zarar vermedik 2.Adalet, masumların ezilmemesini gerektirir 3.Tanrılar adaleti korur
Bu, antik dünyanın ortak hukuk–ahlâk anlayışıdır.
Atina’nın Cevabı: Metnin Kalbi
Atinalılar cevap verir: “Adalet, ancak güçler eşitse konuşulur.” “Güçlü olan yapar, zayıf olan katlanır.”
Burada şunlar olur: Adalet = eşitler arası bir araç. Güç farkı varsa: Hukuk anlamsız. Merhamet irrasyonel. Umut tehlikeli.
“Umut” Meselesi: En Sert Cümle
Meloslular: “Tanrılara ve umuda güveniyoruz.” Atinalılar: “Umut, tehlike altındaki insanların avuntusudur.” Yani: Umut = stratejik hata İnanç = zayıflık göstergesi
Güç, metafiziği bile “risk” olarak görür.
Son Uyarı: Açık Tehdit
Atina der ki: “Teslim olun: Yaşarsınız . Vergi ödersiniz.
Direnirseniz: Erkekler ölür. Kadın ve çocuklar köle olur.”
Bu bir tehdit değil, önceden ilan edilmiş infaz planıdır.
Melos’un Kararı: Onur mu Hayat mı?
Melos: Teslim olursa: Yaşar. Ama onurunu kaybeder. Direnirse: Ölür. Ama adalet iddiasını korur
Direnmeyi seçer.
Bu, ahlâkın güç karşısındaki son tercihidir.
Sonuç: Teori Pratiğe Dönüşür. Ada kuşatılır. Açlık başlar. Melos düşer
Atina: Erkekleri öldürür. Kadın ve çocukları köleleştirir. Adayı kolonize eder. Söylenen her şey aynen uygulanır.
Güç ilk kez utanmadan konuşur
• Hiçbir kutsal gerekçe yoktur
• Hukuk tamamen araçsallaştırılır
Bu yüzden Melos Diyaloğu: Machiavelli’den 2000 yıl önce
Modern devlet aklını çıplak hâliyle sunar
İKİNCİ ÖRNEK
MÖ 390 (bazı kaynaklara göre 387)
• Allia Savaşı sonrası
• Galya kabileleri Roma’yı işgal eder
• Roma teslim olur ve savaş tazminatı ödemeyi kabul eder
Romalılar:
• Altın (dirhem/pondus) ödeyerek kurtulacaklardır
• Tartı hilelidir
• Romalılar itiraz eder
İşte tam bu sırada Galip Galyalı Komutan Brennus:
1. Kılıcını çıkarır
2. Dirhemlerin olduğu kefeye koyar
3. Şu sözü söyler:
“Vae victis!”
“Yenilenlere yazıklar olsun!”
Bu söz: “Hakkı, hukuku, adaleti soracak konumda değilsin.
Çünkü kaybettin.” Anlamında bir cümle olarak tarihe geçer.
İSLÂM’DA “ÖNCE HAK & HUKUK” “GÜÇ HAKKIN EMRİNDE”
Temel İlke (Kur’an)
“Ey iman edenler!
Kendinizin, ana-babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa
adaleti ayakta tutun.”
(Nisâ 4/135)
Burada çok net bir sıra vardır:
1. Hak / Adalet
2. Hukuk
3. Güç (uygulayıcı araç)
Güç amaç değil, emanettir.
4. Çıkarlarınıza aykırı bile olsa önce hak hukuk adalet.
III. KUR’AN’DAN DOĞRUDAN ÖRNEKLER
1️⃣ Firavun – Musa Kıssası (Güç = Batıl)
“Ben sizin en yüce rabbinizim.”
(Nâziât 79/24)
• Firavun’da:
• Önce güç
• Sonra tanrılık iddiası
• Kur’an’da:
• Bu düzen zulüm olarak damgalanır
• Güç, hakka bağlanmadığı için helâk sebebi olur
➡️ Kur’an, güç ahlâkını şeytanî bir sapma olarak sunar.
2️⃣ Şuayb Kıssası – Ölçü ve Tartı (Ekonomik Hukuk)
“Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.”
(Hûd 11/84–85)
• Güçlü tüccarlar piyasayı kontrol eder
• Kur’an:
• Gücü değil ölçüyü önce koyar
• Güç, ölçüyü bozarsa ilâhî müdahale gelir
➡️ Hukuk, piyasa gücünden önce gelir.
3️⃣ Savaş Hukuku – Güç Varken Bile Sınır
“Sizinle savaşanlarla savaşın,
aşırı gitmeyin.”
(Bakara 2/190)
• Düşmanlık var
• Güç kullanımı var
• Ama:
• Aşırılık yasak
• Siviller korunur
• İntikam hukuku yok
➡️ Güç, ahlâkî frenle çalışır.
IV. TARİHSEL UYGULAMA ÖRNEĞİ
Hudeybiye Antlaşması (MÖ 628)
• Müslümanlar güçlü
• Ama:
• Aleyhlerine maddeler kabul edilir
• Hukuk, kısa vadeli güçten üstün tutulur
➡️ Sonuç:
• Barış ortamı
• Güç meşruiyet kazanır
• Fetih hukuksuz değil, ahlâklı olur.