İKLİM
MAKALE
Paylaş
23.02.2026 10:53
435 okunma
Tahsin Güngör

İklim.

Sarıp sarmaladığı tabiatta hayat bulan canlıların kendine uygun halde ihyasına rehberlik eden ve zemin hazırlayan ilahi bir lütuftur bizlere.

Toprak ona göre hazırlar rahmindeki hayat bulmaya hazır bekleyen tohumları çatlatmak için. O tohumlar ki; inanmak için mucize arayanlardan samimi olanlara dâimi bir mucizedir aslında insanın ana rahminde hayat bulup doğması gibi.

İklime ayarlıdır tüm zamanlamaları tabiatın.

Tohumu çatlatması da kendisini delip o rahmet deryasından filiz vermesine zemin hazırlaması da, büyüyüp günbegün bağrına kök salarak yeni tohumlara gebelik edecek meyveler verip büyütmesi için beslemesi de hep bu iklime ayarlıdır.

Bulutların taşıyacağı yağışın yağmur mu, dolu mu, kar mı olarak ineceği ve zamanlaması da öyle.

Toprağı suya doyurmak için inerken havayı temizlemesi ayrı temizlerken havadaki polenleri yine toprakla buluşturması da ayrı bir rahmettir bu yağışların.

Ve hepsi de bizim aklımızla tam olarak idrak edemeyeceğimiz kadar hassas bir denge üzerinde yaratılmıştır. Ve ancak “öngörülemez sonuçlar” şeklinde yine bir bilinmezlikle tarif edilebilen “kelebek etkisi” teorisi diyebildiğimiz, zerre altı parçacıklardan zerreye, zerreden kürreye kadar her şey aralarında boşluğa izin vermeyen bir iç içelik hali ve sürekli bir iletişim üzerinedir.

En küçüğünden bütüne her birinin hareketinin; sayısını bilemediğimiz kadar çok olan diğerlerini etkilediği ve sürekli hareket halinde olduğu, üstelik bunların ölçemediğimiz kadar kısa zaman diliminde muazzam ve kusursuz bir algoritma içinde aksamadan, karışmadan, ertelenmeden gerçekleştiği, gereksiz, faydasız ve amaçsız hiçbir şeyin olmadığı bu kusursuz kainattaki iklim ve tabiattan söz ediyoruz.

İşte iklim ile tabiat ilişkisi...

Belki de bundandır, benim için onbir ayın sultanını en iyi anlatan ifadelerden birinin “Ramazan İklimi” olması.

İklim içinde iklim.

Rahmet iklimi… Bereket iklimi… Kardeşlik iklimi… Paylaşma iklimi… Huzur iklimi…

Ramazan…

Küslüklerin kabul edilmediği ve men edildiği, hepimizin belki de her şeyini ihtiyacı olan herkesle ihtiyacı olanı paylaştığı bir rahmet ve bereket iklimi.

Birimizin ihtiyacı “almak”ken bir diğerimizin de “vermek”tir. O kusursuz dengelerden biridir bu da.

Paylaşmak yalnız elindekini ve cebindekini değil hassaten yüreğindekini paylaşmasıdır hatta belki de en çok yüzündeki içten ve sıcak bir gülümsemeyi… sadaka niyetine.

Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olan, her şeyi ve nasiplenmek isteyen herkesi kapsayan bu mübarek iklim içindeyiz.

Ramazan iklimi ile Müslüman ilişkisi de aynı iklim ve tabiat ilişkisi gibidir.

Bir ay boyunca üzerimize yağacak rahmet yağmurlarından kaçmak için üstümüze örtü mü çekeceğiz ya da ellerimizi açıp yüzümüzü bu yağmura mı döneceğiz nasiplenebilmek için her bir damlasından, israf olur korkusu ve tedirginliğiyle?

Geri kalan onbir ayı da “Ramazan bilmek” gerektiğini dile getirsek de her Ramazan, yine de insanız neticede. Nefsimizle imtihan dünyasındayız.

Yanlış yapmak bize, harama meyletmek bize, ayağımızı kaydırıp günaha düşmek de bize has.

Bir beyitteki ifademle;

“Sığındım yine huzuruna, bir mübarek gecesinin

Gecesi settar O'da Gaffar, günahlarsa bendenizin.”

Evet. Kulunun en sevimli halini tövbe ederken ki hali olarak gören bir Yaradan’ın kuluyuz çok şükür. Ne mutlu bize.

Rahman bu kapıyı her daim açık tutsa da bunun için özel kıldığı bazı zaman dilimlerinden en bereketlisidir Ramazan ayı. “İçinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ay” dan daha hayırlı bir gece olan “Kadir Gecesini” barındıran kutlu bir aydır çünkü. “Kur’an” ın indirildiği o mübarek gece.

Başında rahmetine, ortasında mağfiretine mazhar olarak erişebildiğimiz bu iklimin en müjdeli anıdır sonu.

Bu yüzdendir Allahualem sonrasının bayram olması.

Kurtuluşa ermenin bayramı.

Kimine bayram kimineyse hüsran…

Şeytanlar bağlanmış olsa da bu ayda, nefsimiz her daim bizimle.

Öyleyse, rahmet yağmurlarının durmaksızın yağdığı “Ramazan İklimi” nin kendi ruhuna uygun bir şekilde bizi ihyasına izin vermek için nefs-i emmare şemsiyelerimizi kapatmalı …

Ortalıkta; suçumuzu, günahımızı üzerine atacağımız bir şeytan yok*

Vesselam.

*Hadis-i Şerif – Tirmizî, Savm, 1 (Kırk Hadiste Ramazan – DİB Yayınları)

“Ramazan ayının ilk gecesi olunca şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Sonra bir (melek) şöyle seslenir: “Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel! Ey şer isteyen uzatma, günahlarından vazgeç!” Allah’ın bu ayda azat ettiği nice kimseler vardır ve bu Ramazan boyunca her gece böyledir.”

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya