Hilmi Hocam Bir İlim Adamının Ardından
MAKALE
Paylaş
26.07.2026 17:33
2 yorum
1.701 okunma
Ali Akça

Onu önce kardeşim bildim. Sonra genç bir akademisyen oluşuna, ilme adanmış ömrüne ve geride bıraktığı irfan mirasına adım adım şahitlik ettim. Ben ona "Hilmi Hocam" dedim; o bana "Ali Abi" diye seslendi. Akademik unvanları değişti, görevleri arttı; ama aramızdaki sevgi, saygı ve kardeşlik hiç değişmedi.

Yolumuz ilk kez 1990'lı yılların ortalarında, Emek Mahallesi'ndeki mütevazı evlerinde kesişti. Sonraki yıllarda hayatının en önemli dönemeçlerine yakından tanıklık etme imkânım oldu.

Henüz on yaşındayken babasını kaybetmişti. Zor şartlar içinde eğitimini sürdürmüş, çocuk yaşta kazandığı azim ve çalışma disiplini, ömrü boyunca en belirgin vasfı olmuştu.

Çorum İlahiyat Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak işe başladı. Kitaplarla kurduğu bağ daha ilk günlerden belli oluyordu. Sessizdi, mütevazıydı; fakat içinde büyük bir ilim aşkı vardı. Okuyor, araştırıyor, notlar alıyor ve kendisini sabırla ilim hayatına hazırlıyordu.

Sonra Çorum'daki evlerini birlikte hazırladık. Yeni kurdukları yuvanın sevincini de birlikte yaşadık. Aradan iki yıl geçti. Ablası Emine Hanım'la nikâhımızı Hilmi Hocam kıydı.

Akademik yolculuğu aynı kararlılıkla devam etti. Ankara İlahiyat‘ta, Prof. Dr. Sait Yazıcıoğlu başkanlığındaki jüri önünde doktora tezini savundu. O gün salondaki tek dinleyici bendim. Savunmanın ardından jüri üyeleriyle birlikte yemek yedik.

O yıllarda ben Kuveyt Büyükelçiliğimizde Ekonomi Müşaviri olarak, Hilmi Hocam Kırgızistan'daki Oş Devlet Üniversitesi'nde Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı olarak görev yapıyorduk.

Çorum'da gösterdiği gayret ve özgün ilmî çalışmaları, TEPAV ile yollarının kesişmesini sağladı ve akademik hayatında yeni bir dönem başladı. Dinî radikalizm ve Selefilik üzerine Türkiye'nin ilk saha araştırmalarında yer aldı. Bu çalışmalar zamanla ulusal ve uluslararası projelere dönüştü. 2014 yılında profesör unvanını aldı.

Daha sonra Ankara'ya kesin olarak yerleşmeye karar verdi. Araştırmalarını TEPAV'da, akademik çalışmalarını ise TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde sürdürdü.

İlk yıllarda TEPAV'daki danışmanlık görevi haftada iki gündü. Ankara'ya gelir, gündüz çalışırdı. Akşamları çoğu zaman bizde kalırdı. Birlikte yemek yer, uzun uzun sohbet ederdik. Ertesi sabah yeniden TEPAV'a gider, gün boyu çalıştıktan sonra akşam üzeri Çorum'a dönerdi. Bu düzen yaklaşık iki yıl sürdü.

"Sizde dinleniyorum, bana çok iyi geliyor, huzur veriyor." derdi.

Çalışma temposunun yoğunluğu her geçen yıl arttı. Gecelerini okumaya, yazmaya ve üretmeye ayırır; uykusundan çaldığı saatleri ilme ve bu ülkenin geleceğine armağan ederdi.

Anadolu Vakfı'nın eğitim çalışmalarına uzun yıllar katkı sundu. Millî İstihbarat Teşkilâtı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Türk Silahlı Kuvvetleri ve birçok kamu kurumunda dersler verdi, projelerde görev aldı. Yürüttüğü çalışmalar ve kamuoyundaki görüşleri sebebiyle zaman zaman tehditlere maruz kaldı. Bu nedenle bir dönem resmî koruma tedbirleri altında hayatını sürdürdü.

Yazıları gazete ve dergilerde yayımlandı. Televizyon programlarına katıldı. Buna rağmen vaktinin büyük bölümünü okumaya, araştırmaya ve yazmaya ayırdı.

Siyasete girmesi için kendisine milletvekilliği teklifleri de yapıldı. Ancak o, ilim yolundan ayrılmadı. Akademide kalmayı ve yetiştireceği öğrencilerle ülkesine hizmet etmeyi tercih etti.

2020 yılında kurulan TEPAV Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü'nün kuruluşundan itibaren direktörlüğünü üstlendi. Enstitünün araştırma kapasitesinin gelişmesine öncülük etti; Ortadoğu ve Orta Asya çalışmalarının kurumsallaşmasında önemli rol oynadı. Hazırladığı araştırmalar, raporlar ve analizlerle kurumun bilgi üretim sürecini güçlendirdi.

2023 yılından itibaren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2026 yılında ise aynı bölümün başkanlığına getirildi.

Yazdığı kitaplar ve araştırmaları; din sosyolojisi, dinî radikalizm, Selefilik, DAEŞ ve FETÖ alanlarında önemli başvuru eserleri hâline geldi. Son yıllarda oğlu Avukat Oğuz Demir ile birlikte “Yeni Nesil Çeteler” adlı esere de imza attı.

Akademik çalışmalarının yanında yazmayı da hiç bırakmadı. Anadolu Vakfı ile beni Hilmi Hocam tanıştırdı. Daha sonra Anadoluhaberyorum'da aynı yazar kadrosunda birlikte yer aldık.

Son dönemde 98 yaşındaki kıymetli validemiz Gülcihan Demir'in sağlık sorunlarıyla yakından ilgilendik. Çok şükür, her şey yavaş yavaş yeniden düzene girmeye başlamıştı. Geleceğe dair umutlarımız yeniden yeşermişti.

Annesi, Hilmi Hocamın en büyük manevi dayanağıydı. Sağlık durumunu zaman zaman sosyal medya hesabından paylaşması, annesine duyduğu derin sevginin ve vefanın en güzel ifadelerinden biriydi.

Hilmi Hocam, kendisinde en büyük emeğin ablasına ait olduğunu her fırsatta dile getirirdi. İmam-ı Mâtürîdî kitabına düştüğü şu ithaf da bunun en güzel örneklerinden biriydi:

"Emeğini hiçbir şey ile ödeyemeyeceğim ablam Emine Demir Akça'ya en kalbî şükran ve sevgilerimle."

Bu birkaç satır, onun vefa duygusunu anlatmaya yetiyordu.

Tam her şey yeniden yoluna girmeye başlamışken, bu kez Hilmi Hocamın rahatsızlığıyla sarsıldık.

Hastaneye yatmadan önce sosyal medya hesabından paylaştığı son mesaj hepimizin yüreğine dokundu:

"Dualarınızı eksik etmeyin. Bir süre yokum. İnşallah iyileşip döneceğim."

Hepimiz onun yeniden sağlığına kavuşmasını bekledik.

Ne var ki geçirdiği ağır ameliyatın ardından bir daha uyanamadı, kıymetli eşine, evlatlarına ve bizlere geri dönemedi.

Hayatın bütün zorluklarına rağmen ilimden hiç vazgeçmeyen değerli kardeşim Hilmi Hocam, Daru’l bekaya irtihal etti. Şairin ifadesiyle, artık "şu başkent gurbet olacak" hepimize.

Sen üstün bir ilim aşığıydın.

İnce ruhlu bir mütefekkirdin.

Devletine ve milletine hizmet etmeyi hayatının gayesi bilen gerçek bir gönül insanıydın.

Geride yetiştirdiğin öğrenciler, yazdığın kitaplar, fikirlerin ve güzel hatıraların bizlerle olacak.

Bizlere düşen ise seni sadece özlemek değil; fikirlerini okumak, eserlerini yaşatmak ve geride bıraktığın ilim mirasını gelecek nesillere aktarmaktır.

Aziz kardeşim...

Kıymetli hocam...

Ömrünü ilme, eğitime ve insan yetiştirmeye adadın.

Allah senden razı olsun.

Rabbim seni rahmetiyle kuşatsın!

Ali AKÇA

aliakca2009@hotmail.com

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 2 yorum yapıldı
Teşekkürler
Hilmi hocaya Allah'tan rahmet diliyorum. Kaleminize sağlık çok güzel bir anlatım olmuş.
Yorum Ekleyen: Ertürk ÖZTÜRK     26.07.2026 21:47:11
Taziye
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun başınız sağolsun
Yorum Ekleyen: Mustafa Demirel     26.07.2026 18:18:34
Ali Akça
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Hazine Bakanlığı’nda 38 yıl çalışıp 2023 yılında emekli oldu. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya