TRUMPH DELİ Mİ, DAHİ Mİ?
Dahi değil. Ama deli de değil. Trumph yapması gerekeni yapan ve bu konuda iyi bir destek alan bir yönetici.
Tarih bunun örnekleri ile dolu.
Aslında sorun Trumph’ın hangi yöntem ve tarzda iş tuttuğu değil, ne yaptığı, nereye doğru gittiği.
Dünya iflas içinde, yeni sömürge alanları ve sömürü kaynakları araştırılıyor ve paylaşılması gerekiyor. ABD Trumph vasıtası ile bunu yapıyor. Ve elbette her zamanki gibi bu paylaşımın suç ortakları gerekiyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası Roosevelt nasıl İngiltere ve Rusya’yı suça ortak edip paylaşıma kattıysa şimdide aynısı yapılıyor.
Şimdinin suç ortakları Çin ve yine Rusya.
Trumph deli değil, evet dahi de değil ama. Dersini iyi çalışmış.
TÜVTÜRK TESADÜF MÜ?
Yazıldı, çizildi, konuşuldu. Yıllardır, daha doğrusu hizmete girdiği 2007’den bu yana hakkındaki şikâyet hiç bitmeyen TÜVTÜRK sonunda üzücü bir olay sonucu gündeme oturdu.
Uluslararası standartta hizmet verdiğini iddia etmesine rağmen, ta başından beri müşterisine saygısızca davranan, yeterli dinlenme ve bekleme alanları kurmayan, son derce ilkel şartlarda müşterisine hizmet veren TÜVTÜRK, uzun bir dönem nakit dışında kredi kartı kabul etmemişti.
Sonra kredi kartı kabul edecek ama bu defa da hiç utanmadan komisyon talep edecekti.
Bunlar ve birçoğu dillendirildi, yazıldı, çizildi.
Ama ülkenin en büyük şirketlerinin ortağı olan bu kuruluş kimseyi dinlemedi.
Halen Doğuş ve Akfen tarafından işletilen TÜVTÜRK, 2007’den itibaren TURKA adı ile MOİ grubu tarafından işletilecek.
Bir muayene istasyonuna gittiğiniz zaman gözünüze ilk çarpan ise Ulaştırma Bakanlığı’nın logosu.
Bu logo size orada bir şekilde devletin olduğu izlenimini veriyor ama ne yazık ki, devlet sadece logoda yer alıyor.
Bu keşmekeş sonunda bir vatandaşın, üstelik polis, ölümüne neden olan çirkin bir olayla noktalandı.
Fazla söze gerek duymadan sözün özüne gelelim.
Duyarsızlığın sonucu budur. Ulaştırma Bakanlığı, bu konuya daha duyarlı olup, elindeki denetim yetkisini kullanabilirdi.
Hiç değilse şimdi kullansın.
SADECE TÜVTÜRK MÜ?
DOLMUŞLARDA DOLDURUŞA MI GELİYORUZ.
Ankara’da yıllardır TÜVTÜRK olayına benzer başka bir gelişme daha yaşanıyor.
Özel halk otobüsleri ve dolmuş sürücülerinin artık kural, vicdan, ahlak ve saygı taşımayan CEP TELEFONU kullanma hastalıkları.
Neredeyse ilk duraktan son durağa kadar telefonla konuşup, özellikle minibüsteki bütün yolcuları takmayan bu sürücüler diğer araçların gidiş gelişinden, ülke meselelerine, banka kredisinden ilaç reçetesine kadar her şeyi uluorta konuşuyorlar.
Bu konuda yolcularla sürücüler arasında ufak tefek olaylar yaşanıyor. Ama bunlar büyük bir olayın habercisi gibi.
Bu konu ile ilgili olarak ne belediye ne trafik ne de meslek kuruluşları sanki habersizmişçesine bir duyarsızlık içindeler.
Oysa bu kuruluşlar geçtiğimiz haziranda bir araya gelerek gerekli proje tadilatından sonra minibüslerin ayakta yolcu taşıyabilmesini serbest kılan bir karar almışlardı.
EVCİL HAYVAN MI, PET Mİ, ÇOCUK MU?
Türkiye’de 4,5 milyonu evcil olmak üzere yaklaşık 6 milyon köpek ile 1,5 milyona yakın kedi bulunuyor. Türk Veteriner Hekimler Birliği verilerine göre sahipsiz kedi köpek nüfusu ise 10 milyon civarında.
Yine bu verilere göre ülkemizdeki hanelerin yaklaşık yüzde 5i köpek, yüzde 14 ü ise kedi sahibi.
Evcil hayvan mamalarının tüketiminde ise büyük bir artış göze çarpıyor.
2022 yılında 127 milyon dolara yükselen rakamların 2027 yılına kadar 300 milyon doları aşması bekleniyormuş.
Mamaların büyük bir bölümü Türkiye’de üretiliyor. Az bir miktarı ithal ediliyor. Ayrıca Türkiye’de üretilen kedi kumları hemen hemen dünyanın bütün ülkelerine gönderiliyor.
Mamalarda fiyatlara olağanüstü yüksek. Mama ve kedi kumu dışında kedi ve köpeklere yönelik oyuncaklar, ödül mamaları, beslenme ve bakım malzemeleri de dikkat çekiyor. Bunların fiyatları da akıl almaz pahalı.
Evcil hayvanlara yönelik bu ilgi veterinerlik mesleğini de gözdeler arasına sokmuş durumda.
Yazımıza dikkat ederseniz evcil hayvanlar diyerek başlamıştık.
Yani bu ülkede yıllardır evde beslenen hayvanlara evcil, sokakta yaşayanlara ise sokak hayvanı denirdi.
Ne var ki bu tanımlar değişti, bütün bu hayvanlara PET demeye başladık. PET, İngilizce “evcil hayvan” demek.
Bununla da kalınmadı. Özellikle veterinerlerde evcil hayvanlar “çocuk” olarak tanımlanmaya başladı.
Sağınızda solunuzda, sokağınızda caddenizde PET SHOP’lar görürsünüz ancak EVCİL HAYVAN DÜKKANI bulamazsınız. Bu da son derece doğaldır. Bir tarafında Big Burger bir tarafında Deep Water dükkanları, pardon shopları olan bir ülkede Pet Shoplar gayetle doğaldır.
Gördünüz mü, bir evcil hayvanlar olarak başladığımız yazımızda milli eğitim, maliye, kültür bakanlıkları gibi bakanlıkları ilgilendiren, sosyo kültürel vaziyetimize vurgu yapan noktalara değindik.
Yorum size kalmış.
KISIR DÖNGÜ SİYASETİ
Politikada muğlak ve genel konuşmak âdettendir ama doğru değildir.
Ancak, bir afet bölgesine, mesela deprem bölgesine gider, oradaki eksiklikleri vurgulamak isterken vereceğiniz örneklerin canlı kanlı ve iddianıza uygun olması beklenir.
Yani kafa karıştırıcı bir şekilde, “evler yapılmamış, boyası dökülmüş, su kaçırmış” tarzında muğlak konuşursanız sizi her koşulda destekleyenler de dahil hiç kimse üzerinizde etkiniz olmaz.
Oysa, bu iddialarınızdan herhangi birini tüm çıplaklığı ile gösterir, duyurur ve sorgularsanız size olan inanç artar, sözleriniz değer kazanır.
Bazen övgü kılığına girmiş ince sözler kaba yergiden daha etkili ve kalıcı olabilir.
Politikada ise bu şekilde davranış sizin nezaketinizi ve kararlılığınızı gösterir.
Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal ve hatta Erdal İnönü bu konuda ders olarak okutulacak davranışlar sergilemişti.
Ara sıra geçmişin bu videolarını bulup seyretmenizde yarar var.
Bu kısır döngü siyaseti size de bir yarar sağlamaz.

Çünkü kötü söz ve küfür çok kısırdır.
Hiciv, mizah ve iyi söz ise sınırsızdır.
KÜTÜPHANEMDEN
MİM KEMAL ÖKE
ENGEL-BİR EMİR TİMUR HİKAYESİ
TURKUVAZ YAYIN,2020
Tarihteki en büyük imparatorluklardan biri olan Timur İmparatorluğunun kurucusu Timurlenk’i anlatan farklı ve ilginç bir roman yazmış Mim Kemal Öke.
Okuyucularına bilinmeyen, pek konuşulmayan bir Timur anlatıyor.
İnsan olarak Timur kimdi. nasıl bir insandı bunu anlatıyor.
.jpg)

***
Haftaya tekrar buluşabilmek ümidiyle,
Sarper SAN
.jpg)