Bir öngörü daha tutmadı!
MAKALE
Paylaş
22.02.2026 09:04
635 okunma
Sarper SAN

 

BİR ÖNGÖRÜ DAHA TUTMADI
ELEKTRİKLİ OTOMOBİL ÇOK TUTULDU

Yerli otomobil üretme sevdasına da karşı çok bilmişler. TOGG yola çıkarken neler dediler neler.

Hatırlayın.

Her konuda olduğu gibi bilgiç bir şekilde, “bu iş böyle olmaz” dediler.

Tasarımı başka bir markanın, dediler.

İtalya’da yapılıp gemilerle getiriliyor, dediler.

Biz yapamayız boşuna uğraşmayın.

Dediler de dediler.

 

DÜNYADAKİ BÜYÜK MARKALAR ÜRETMEYECEK, DEDİLER.

Ama dünyanın bütün markaları elektrikli model üretti. Hatta en uzun menzil konusunda adeta bir yarış başladı.

Mercedes en uzun menzilli modelini piyasaya sürdü. Vietnam, Kore Çin akıl almaz modelleri piyasaya sürdü.

Bu çok bilmişler kendilerince hala dudak büktü büküyorlar mı?

Önemli mi? Onlara sormak lazım.

 

2025’DE AVRUPA’DA SATILAN OTOLARIN YARISI ELEKTRİKLİYDİ.

Çok bilmişler dünyayı izlediklerini ileri sürerek konuşurlar ya. Bal gibi yanıldılar.

2025’de dünyada 20 milyondan fazla elektrikli otomobil satıldı. Çok bilmişler çok merak ediyorsa genel satış rakamını araştırıp öğreniversin.

Özellikle Avrupa’da satılan otomobillerin neredeyse yüzde 50 si elektrikliydi.

Norveç’te yaşamak için can atanlara duyuralım. Norveç bu konuda rekor kırdı. Satılan otomobillerin %97’si elektrikli.

Danimarka’da % 69, İsveç %61, İzlanda %57, Finlandiya% 56, Hollanda %56,Belçika %43,Portekiz %32,Almanya %29 ve Fransa’da % 25 imiş elektrikli otomobil satış oran.

Türkiye’de ise %17 olmuş.

Demek ki neymiş, hayatı okuyup yaşamakla, müzmin muhalif kesilip konuşmak aynı şey değilmiş.

 

SANAYİLEŞMEYİ DE BU ÇOK BİLMİŞLERİN DEDELERİ YÜZÜNDEN KAÇIRMADIK MI?

Osmanlı’nın Sanayileşme sürecini kaçırmasında bu çok bilmişliğin, müzmin muhalif ve Evropa hayranlığından doğan “biz bir şey yapamayız abi” tavrının psikolojik etkisi olduğu da bir gerçektir.

Biz konuda nasıl olsa geri kaldık, adamlar yapmış biz yapılanı alıp kullanalım tavrı ile gözlerinin önündeki süreci görmezden geldiler.

Sanayileşme ve yenileşmeyi, tıpkı bugünkü gibi kılık kıyafet ve yaşam tarzında aramaya başladılar.

Uzun lafa gerek yok bu ayrı bir yazı konusu ancak, teknoloji değişiyor zihniyet değişmiyor.

Yani okullarda okutulan derslere bu canlı örneği de koyup, “neden sanayileşme sürecini kaçırdık” diyenlere sabah akşam gösterilmeli.

 

UZAYLI VAR MI VAR

AMA DAHA GÖRMEDİM

Çok severler. Sıkıştılar mı bir uzaylı lafı atılır ortaya.

Amerikalıların eğitim düzeyinden mi, toplumsal şartlarından mı bilinmez uzaylı merakı onlarda ayrı bir yer tutar.

Daha 30’lu yıllarda radyocu, sinemacı, yazar ve birçok şey olan Orson Welles, bir radyo programında “uzaylılar dünyayı işgal ediyor” demiş ve bütün New York halkı sokağa dökülmüştü.

Düzey böylesine yüksektir anlayacağınız.

Dönüp dönüp bir uzaylı lafı atarlar.

Bunun birçoğunun bir şeyleri saklama, gizleme için yapıldığı sonradan ortaya çıkar ama olan olmuş, kamuoyundan gerekli tepki alınmıştır.

 

ŞİMDİ DE OBAMA’NIN UZAYLILARI

Başkanlıktan ayrılmış olmasına rağmen bir şekilde gündemde kalmaya çalışan Obama geçenlerde Uzaylılar var ama ben görmedim, demiş.

Niye demiş. Neden demiş bilmiyoruz ama eğer Trump’ın gitmesi için dediyse, yanlış demiş.

Lakin komik olanı, ”görmedim” sözü.

Sayın ex başkan siz kimi görmeyi umut ediyorsunuz?

Yahu yıllardır uzayda gitmediğiniz yer kalmadı, doğruysa. Mars’a kadar gittiniz. Ay’da gezip dolaştınız.

Bir tanecik olsun “uzaylıya” rastlamadınız da dünyada uzaylı mı arar oldunuz?

 

AYNAYA BAK GÖRÜRSÜN

Ayrıca sen nasıl bir tip arıyorsun, hele bir anlat.

Hani o uzaylı dendiğinde çizdiğiniz eciş bücüş tipler var. Veya sinemada canlandırdığınız garip tipler. Kiminin kulağı büyük, kimi öyle kimi böyle. Yani görmediniz ama kafanızda çizdiğiniz uzaylı tipler. Amorf tipler. Lakin çok akıllı ve yetenekli keratalar hepsi.

O tipleri mi arıyorsunuz sayın Obama?

Aramayın, yoklar çünkü.

Onların yerinde eskiden bizde “öcü”ler vardı. Sizinkiler bizim öcülerin ayrı bir şekli.

Adamların hayal kapasiteleri bu kadar işte.

Yetenek olarak sınırsız, şekil olarak şekilsiz bir varlık.

Oysa bir de insana bakın. Nasıl yaratılmış. Bunu idrakten yoksun olursan garip garip işler yapar komik duruma düşersin.

Ha ille de uzaylı mı görmek istiyorsun, aynaya bak.

Dünyamız da bir uzay gezegeni ve biz insanlar da doğal olarak uzaylıyız.

 

ÇİN ASLINDA NE

Sağımız Çin, solumuz Çin oldu.

Yeni bir edebiyat türü başladı, Çin’e övgü edebiyatı.

Öyle büyümüş böyle büyüyor.

 Tamam da Çin aslında ne, merak ediyor muyuz?

Sayısı bilmem kaç olan üniversitelerimizin kaç tanesinde Çin’in aslında ne olduğuna dair araştırmalar yapılıyor?

Ya da yapıldı?

Görüntü kapitalist, yaşam batılı tarzda, yönetim komünizmle karışık totaliter bir rejim.

Bunu açıklayabilen varsa gelsin.

Şu an işler tıkırında gibi.

Her şey her bilgi belirli kaynaklardan ve araştırılmaya muhtaç.

Ne kadar doğru.

Doğu Türkistan başta olmak üzere Tibet gibi Çin’in ağrılı bölgeleri, ne durumda?

Dünyanın en gelişmiş aracını yapan, hızlı trenini kullanan, insansı robot icat eden Çin bu bölgelere yeterince özgürlük verdi mi, veriyor mu.

Bir Çin illüzyonu almış başını gidiyor.

Evet Pasifik Havzasındaki ülkelerin tamamı merak konusu.

Ama Çin hepsinin önünde.

 

BAGAJBANK SUNAR

Memleketimizin en güvenli en sağlam ve kıyak bankası BAGAJBANK yeni modelleri ile hizmetinizde.

 

En garantili bir şekilde, en güvenilir sitelerin, en iyi korunan jaoalı otoparklarında dilediğiniz marka ve modellerimiz hizmetinizde.

En az 30 milyon dolarcıktan başlayan yatırımlarınızı aylarca saklayıp, istediğiniz zaman ve şekilde buhar edebiliriz.

Buharlaştırma aşamasının bütün kayıtlar özenle silinir, yok edilir.

Dolarcıkların nereden ve nasıl geldiğini sormuyor merak da etmiyoruz.

BAGAJBANK, yolsuzluğun ve hırsızlığın bir parçası olmaktan gurur duyar.

 

Kütüphanemden:

İBRAHİM AKGÜN

“ÖNCE SÖZ VARDI”

KURTUBA YAYINLARI,2012

Lisanımızdaki ve düşünce hayatımızdaki bozulmayı ve gerilemeyi durdurmanın yolu, temel değerlerimizle bağlarımızın güçlendirilmesidir. Bu kitapla medeniyetimizin temel değerlerinin ekili olduğu mantık, fıkıh (hukuk), tasavvuf, edebiyat ve belâgat gibi disiplinlerden seçtiğimiz ilkeler, külli kaideler, özdeyişler, terkipler ve tabirleri birlikte paketlenmiş.

Düşünme, konuşma ve yazma yeteneklerini geliştirmek isteyen gençlerimizin bu kavramları anlamalarını ve kullanmalarını kolaylaştırmak için, yalnız tanımları yapılmakla yetinmemiş, ilave açıklamalar yapılmış ve yazı hayatımızda benzerine rastlamadığımız şekilde, örneklerle desteklenmiş.

Bu kitapta yer alan girişlerin her biri ayrı güzellikte de olsa, amaç güzel sözler toplamak değil, mâna ve hikmettir. Gaye Osmanlı hayranlığı veya Osmanlıcılık da değil, Osmanlının entelektüel mirasından faydalanmaktır. Varmak istenilen asıl yer, medeni mirasımız üzerinden sağlıklı düşünme yolunu aramak, akl-ı selimi bulmaktır. Genç zihinlere düşünme, dinleme, düşündüğünü ifade etme, sorgulama, kıyaslama, muhakeme etme, mâna arama, sonuç çıkarma ve kıymetlendirme gibi zihin faaliyetlerinde düşünce geleneğimizden örnekler göstermektir.

-“Altının kıymetini sarraf bilir.”

***

Haftaya değişik konularla tekrar buluşmak dileğiyle.

Sarper SAN

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya